Marmara Denizi içindeki kırılmamış segmentlere dikkat çeken Prof. Dr. Pampal, tehlikenin boyutunu, "İstanbul’un deprem tehlikesi oldukça yüksek ve yakın. Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolunda, Büyükçekmece açıklarından Eminönü’ne kadar uzanan yaklaşık 30-35 kilometrelik bir parça henüz kırılmadı. Bu parça maalesef kırılacak ve İstanbul 7’ye yakın büyüklükte bir depremi yaşayacak" diye anlattı.
GÜNEY KOLDAKİ GİZLİ TEHLİKE: İZNİK VE GEMLİK RİSK ALTINDA
Sadece kuzey kolun değil, fay hattının güney kolunun da büyük bir risk taşıdığını ifade eden Pampal, İznik-Gemlik-Pamukova hattına işaret etti. 1065 yılından bu yana kırılmayan bu hattın 7 ile 7,5 büyüklüğü arasında bir deprem üretme potansiyeli olduğunu belirten profesör; bu kırılmanın İstanbul, Bursa, İznik ve Orhangazi’yi doğrudan etkileyeceği konusunda uyardı.
ADANA VE KOZAN İÇİN YÜKSEK RİSK UYARISI
Panelde 6 Şubat depremlerinin etkilerine de değinen Pampal, Adana’nın kuzeydoğu ilçeleri için ayrı bir parantez açtı. Kozan, Feke, Saimbeyli ve Aladağ gibi bölgelerin aktif faylara çok yakın olduğunu hatırlatan Pampal, "Bu bölgedeki fayların pek çoğu 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeline sahip. Kozan'ın kuzeyinde 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretebilecek aktif hatlar belirledik. Tehlike maalesef söz konusu ve oldukça yüksek" dedi.
'RİSKLERİ AZALTMAKTAN BAŞKA ÇARE YOK'
Bilimsel makalelerin ve uluslararası basının da İstanbul depremine odaklandığını belirten Prof. Dr. Süleyman Pampal, sürecin tamamlanması için bu kırılmaların yaşanacağını ifade etti. Depremi durdurmanın mümkün olmadığını hatırlatan uzman, tek çözümün yapı stokunu güçlendirmek ve risk azaltma çalışmalarına hız vermek olduğunu vurguladı.




