23 Haziran’da yapılacak olan seçimde Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanacak olan isim, aynı zamanda çok büyük bir ekonomiyi de yönetecek. Nedenine gelince: TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) şehirlerin ekonomik büyüklülerine dair açıkladığı en son veri 2017 yılından. Buna göre İstanbul, 970 milyar TL büyüklüğündeki gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) ile Türkiye ekonomisinin yüzde 31’ini oluşturuyor. Bu da o dönemin kuruyla 257 milyar dolar anlamına geliyor. Bu da yine 2017 verilerine göre İstanbul ekonomisinin Finlandiya, Mısır, Portekiz, Yunanistan, Katar gibi ülkelerden daha büyük bir ekonomiye sahip olduğu anlamına geliyor. Geçenlerde konunun detayları Aydınlık Gazetesi’nde yayınlandı. Biz de konumuz içinde olduğu gibi bu detayları sizlerle paylaşıyoruz:

Aynı verilere göre İstanbul’da kişi başına düşen GSYH 65 bin TL. Türkiye genelinde ise kişi başına düşen GSYH 38.6 bin TL. Bu kıyaslama da İstanbul ekonomisinin büyüklüğüne işaret ediyor. Ancak İstanbul’da kişi başına düşen GSYH’nın yıllara göre dolar bazındaki dağılımında 2013 itibariyla düşüş yaşandığı görülüyor. Türk Lirası’nın dolara karşı yıllar içinde yaşadığı değer kaybı ile ekonominin ithalata dayalı olması yüzünden ürünlerin fiyatları üzerinde baskı oluştu ve böylece enflasyon yükseldi; bu da İstanbul’da yaşayan bireylerin dolar cinsinden hesaplandığında gelirinin kayba uğramasına yol açtı.

Ticaret verilerine baktığımız zaman ise Türkiye’den gerçekleşen ihracatın yarısının İstanbul’dan gerçekleştiği görülüyor. İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde ilk 10 sırada yer alan şirketlerin yarısı İstanbul merkezli. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) verilerine göre İstanbul’da bu yılın ilk dört ayında 12 bin 489 şirket kuruldu, 2 bin 320 şirket tasfiye edildi ve bin 987 şirket kapandı. 2018 yılında ise İstanbul’da 34 bin şirket kurulurken 12 bin şirket ya tasfiye edildi ya da kapatıldı. Türkiye ekonomisinin son dönemde yavaşlaması, enflasyon ve işsizlik verilerinin yüksek seyretmesi, ülke çapında 31 Mart’ta düzenlenen yerel seçimlerde ekonominin birincil konu olmasına neden olmuştu.

Aynı zamanda seçimlerden önce ekonomik teşvik paketlerinin yoğunlaştığı görüldü. Yapılan kimi akademik araştırmalar, yerel seçimlerde seçmenlerin ekonomik gidişata göre oy kullandığını gösterir nitelikte ortaya çıkıyor. İstanbul seçimlerine de seçmenin bu konudaki görüşleri damga vurabilir. London School of Economics’ten (LSE) araştırma görevlisi ve ekonomist Dr. Orkun Saka ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) baş ekonomistlerinden Çağatay Bircan, “Kredi döngüleri ve ekonomik sonuçları: Politik konumun sonuçları” adlı makalelerinde, Türkiye’de seçmenlerin özellikle yerel seçimlerde istihdam ve imalat verilerini göz önünde bulundurarak oy kullandığını ortaya koyuyor.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Çağatay Bircan, ekonominin seçmenler üzerindeki etkisini şu şekilde özetliyor: “Araştırmamızda seçmenlerin Türkiye ekonomisindeki gidişata nasıl cevap verdiğine yönelik olarak iki şey söyleyebiliyoruz. Birincisi yerel istihdamın özellikle de imalat sektörü istihdamının büyük bir önemi var. Seçmenlerin davranışı gayrisafi yurt içi hasıladan (GSYİH) daha çok yerel imalat istihdamına göre değişiyor. İkinci olarak seçmenler yerel seçimlerden hemen bir önceki dönemde ne olduğuna dikkat ediyor. Son iki yılda imalat sektöründe görülen istihdam artışından ziyade, yerel seçimlerden önceki bir yıl içinde görülen imalat sektöründeki istihdam artışı, görevdeki belediye başkanının performansıyla çok daha fazla ilişkilendiriliyor.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olduğu dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesini de saydığımızda, 25 yıldır süren iktidarın neredeyse sonlanmasına giden süreç, ekonomiyle yakından ilgili. Bu yüzden 23 Haziran’da da ekonominin seçim sonuçlarında etkisinin olup olmayacağı tartışma yaratan konulardan biri.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.