İstanbul’un simge mekanlarından Eminönü Mısır Çarşısı’nın yanı başında, Yeni Camii’nin gölgesinde huzur bulan tarihî Çiçek Pazarı, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi en hareketli günlerini yaşıyor. Mazhar Alanson’un hafızalara kazınan, 'Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından...' dizeleriyle akla gelen bu asırlık mekan, bu yıl da sadece bir alışveriş noktası değil, duyguların ve hatıraların dile geldiği eşsiz bir buluşma adresi haline geldi. Rengarenk çiçeklerin kokusunun Mısır Çarşısı’nın tarihî dokusuna karıştığı pazar, sevgisini en doğal yolla ifade etmek isteyenlerin ilk durağı olmaya devam ediyor.

LALELERDEN GÜLE, GÜLDEN ONLARCA ÇİÇEĞE...

Sevgililer Günü denince akla gelen ilk hediye olan kırmızı güller pazarın başköşesinde yerini alırken, şarkılara ilham veren sarı laleler de yoğun ilgi görüyor. Ancak bu pazarın farkı, sadece kesme çiçeklerle sınırlı kalmamasıdır. Aşkının uzun ömürlü olmasını isteyenler için orkideler, antoryumlar ve rengarenk açan açelyalar gibi canlı saksı çiçekleri rafları süslemektedir. Klasik hediyelerin dışına çıkmak isteyenler için ise nadir bulunan çiçek tohumları, meyve fidanları ve egzotik iç mekan bitkileri geniş bir yelpaze sunarak her zevke hitap etmektedir.

7’DEN 70’E HERKESİN UĞRAK NOKTASI

Pazarın büyüleyici atmosferi sadece genç aşıkları değil, her yaştan İstanbulluyu kendine çekiyor. Emeklilerin hobi bahçeleri için tohum baktığı, gençlerin ilk randevu çiçeğini seçtiği pazar, 7'den 70'e herkesin ortak noktası durumunda.

DOĞAL VE EKONOMİK BİR ALTERNATİF

AVM’lerin kalabalığından ve yapaylığından kaçanlar için Eminönü Çiçek Pazarı, hem daha ekonomik hem de çok daha samimi bir seçenek sunuyor. Mısır Çarşısı’nın baharat kokularının çiçek kokularına karıştığı bu atmosferde, bir demet çiçek almak sadece bir alışveriş değil, bir İstanbul geleneğini yaşatmak anlamına geliyor.