Artık NATO'nun 2. büyük ordusu Türk Silahlı Kuvvetleri değil. 15 Temmuz'dan önceki tanımdı bu. Generallerinin yarısı ihraç edilmiş, büyük bölümü tutuklanmış, Hava Kuvvetleri'nin pilot, Deniz Kuvvetleri'nin komutan, Kara Kuvvetleri'nin ise neredeyse her komuta kademesinde eksiği var. 1920'de imzalanan ve Osmanlı Devleti'nin parçalanıp, Anadolu'da iki yeni devletin kurulması şartını da içinde bulunduran Sevr Antlaşması'nda yer aldığı gibi askeri güç 50 bin 700'e kadar indirilmedi ama 14 Temmuz 2016'daki durumda da değiliz.

İzmir'deki bir mahkemenin koyduğu "yayın yasağı", 15 Temmuz'a dair iddianamelerin, sanık ve tanık ifadelerinin havada uçuşmasını engelleyecek. Zaten ne olduğunu tam olarak öğrenememiş, yayınlanan ifadeleri okudukça kafamız daha da karışmıştı. Can alıcı sorulara yanıt bulamıyorduk her şeyi okuyup dinledikçe. Şimdi en azından "yayın yasağı" bahanemiz var ve senaryo ahenkli hale getirildiğinde "Hımmm, demek böyle olmuş" diyebileceğiz...

Kesin olan bir şey varsa, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yıllardır operasyon çekiliyormuş. Sorular çalınıyormuş, terfiler, rütbeler sinsi bir plana göre yapılıyor, komuta kademesini şekillendirmek için her türlü ayak oyunuyla "temizlik" yapılıp, boşaltılan yerlere istenilen isimler getiriliyormuş...

Ergenekon ve Balyoz davalarının da bu operasyonun bir parçası olduğunu herkes kabul ediyor artık. Peki, TSK'ya sadece bu operasyonlar mı çekildi?

* * *

Bugüne kadar hiç aydınlatılmayan ve hatta konuşulmayan iki operasyonu hatırlatalım.

TSK'da FETÖ örgütlenmesine kayıtsız kaldığı iddia edilen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün görev süresi dolmuş, 2006 Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısındaki ihraç kararlarına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül muhalefet şerhlerini koymuş. Özkök'ün yerine Genelkurmay Başkanı olacak Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın atama kararnamesi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in onayına sunulmak üzere Çankaya Köşkü'ne çıkacağı günün akşamı, Başbakan dahil birçok siyasetçi, yüksek yargı mensubu ve gazetecilerden oluşan 4 bin kişinin cep telefonlarına bir SMS düştü. SMS'lerde, Orgeneral Yaşar Büyükanıt'la ilgili şok ifadeler yer alıyordu: Büyükanıt'ın dedesi Mehmet Yaşar Efendi'nin 1. Dünya Savaşı'nda İngilizlerle birlikte hareket ettiği, Mehmet Efendi'nin Yahudi İstihbarat Örgütü Niii adına çalıştığı ve bu yüzden Osmanlı istihbaratı tarafından infaz edildiği iddia ediliyordu.

* * *

"R. Somoğlu" ve "Genç Subaylar" imzasıyla yollanan SMS'lerin gönderildiği telefon, AK Parti'nin bir ilçe belediye başkanına aitti ama hem o başkan, hem de ona servis sağlayan şirket SMS'lerle ilgilerinin olmadığını, siber bir operasyon yapıldığını açıklıyordu. Büyükanıt'la ilgili yazılan yalan bilgilerin kaynağının "Yeşilgüneş" adlı illegal bir dini örgüte ait internet sitesi olduğu gibi gerçekler çok sonraları ortaya çıktı. Ama kimse üzerinde durmadı. Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemde Şemdinli İddianamesi'ni hazırlayan FETÖ'cü savcı Ferhat Sarıkaya tarafından, "çete başı" olarak suçlanan Büyükanıt, Genelkurmay Başkanı oldu.

Büyükanıt'la AK Parti hükümeti daha sonra bazı konularda karşı karşıya geldi. Kuzey Irak'a askeri harekat konusunda Büyükanıt ısrarcı davranıyor, hükümet ise bu konuda isteksizliğini belli ediyordu. PKK'nın 12 askeri şehit ettiği, 16 askeri yaraladığı, 8'ini rehin aldığı Dağlıca saldırısı sonrası hükümet sınır ötesi harekat için istediği yetkiyi askere verdi. 21 Şubat 2008'de kapsamlı bir kara harekatı başlatıldı Kuzey Irak'a. ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in 28 Şubat'ta Ankara'ya gelerek "operasyonun durdurulması"nı istemesinden bir gün sonra da birlikler geri dönmeye başladı. "Askeri operasyon" başarısızlıkla sonuçlanmıştı...

* * *

Büyükanıt, Ergenekon ve Balyoz operasyonları tüm hızıyla devam ederken, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine "özde değil sözde laik" çıkışıyla damga vuracak, 27 Nisan'da Genelkurmay'ın internet sitesinden yayınlanan muhtırayı da kendisinin kaleme aldığını söyleyecekti. Tüm bu yaşananlar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesinde masaya yatırıldı ve "mezara kadar götürülecek sır"ra dönüştü.

Büyükanıt'ın görev süresinin dolduğu YAŞ'ta da benzer bir operasyon çekildi. Genelkurmay Başkanı adayı Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ'un, bir İsrail ziyareti sırasına Yahudiler'in "kutsal" saydığı "ağalama duvarı"nda dua ederken çekilmiş fotoğrafları aynı gün, TSK karşıtlığı dışında ortak hiç bir yönü olmayan iki gazetenin manşetini süsledi. Bu operasyon İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanı olmasını engellemedi ama emekliliğinden sonra "terör örgütü lideri" olarak tutuklanması da aynı operasyonun devamıydı. O fotoğrafları TSK karşıtı zıt kutuplu gazetelere kim ulaştırldı ve o gazeteler operasyona nasıl katıldı hâlâ bilmiyoruz.

"Kripto FETÖ"cülerin etkinliğinin sürüp sürmediğini de...