Osmanlı döneminde sarayda ve evlerde hazırlanan çeşit çeşit şerbet geleneği günümüzde de devam ediyor. 4 farklı lezzetten oluşan Ramazan şerbetinin, özellikle Ramazan ayında iftar sofralarında gazlı içecekler yerine tüketilmesi öneriliyor. Kaynayan suya 4 bitkinin aynı anda karışımı ile başlayan şerbet hazırlama süreci yaklaşık yarım saat sürüyor. Ramazan ayında asitli içecekler ya da hazır meyve suları yerine evde hazırlanan organik şerbetlerin hem daha sağlıklı hem de daha besleyici olduğu vurgulanıyor.

Tok tutuyor ve susatmıyor

Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Ayşen Çebiç, Ramazan ayında en çok şerbet tarifinin sorulduğunu belirterek, “Hem acıktırmasın hem de susuzluğu engellesin talepleriyle karşılaşıyoruz. Bu nedenle 4 ana maddeden oluşan Ramazan şerbetini öneriyoruz. Tarçın toksin atıcı özelliğiyle olmazsa olmazımız. Karanfil, ağız kokusunu giderirken diş eti iltihaplarına karşı etkili ve hazmı kolaylaştırıyor. Kayısı ise gastrit ve reflü gibi mide sorunlarına iyi geliyor. Evinde kayısı olmayanlar portakal, mandalina ya da elma kullanabilir. Ayrıca her evde bulunmasa da demir hindi ekliyoruz. Demir hindi tok tutma ve susatmama özelliğiyle öne çıkıyor” dedi.

Manşet2-16

‘Asitli içecekler yerine tercih edebilir’

Hazırlanan Ramazan şerbetinin her yaş grubuna uygun olduğuna değinen Ayşen Çebiç, "Şerbetimizi 7'den 70'e kullanabilirler. Küçük bebeklere dahi verilebilir, 2 yaş itibariyle kullanıma uygundur. Hamile bayanlar bunu sıkça tüketebilirler. Çok besleyici bir şerbettir. Mide problemi yaşayanlar, gastriti, reflüsü olanlar asitli içecekler yerine bu şerbetten faydalanabilirler. Ayrıca yaşlılarda hafızayı güçlendirici özelliği sayesinde nar çiçeğimiz çok faydalıdır. Bununla birlikte tarçın, karanfil diş hassasiyeti olanlarda, diş eti iltihabı olanlarda ve diş çekilmesi olanlarda çok faydalıdır. Yani bu şerbetimizi, asitli içecekler yerine herkes tercih edebilir" diye konuştu.

Kaynak: İHA