İstanbul Valiliği, kamuoyunda tartışma yaratan “kuduz vakalarında artış” iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kentte kuduz vakalarında patlama yaşandığı yönündeki haberlerin, uygulanan aşı sayıları üzerinden yapılan yanlış değerlendirmelere dayandığı ifade edildi. Valilik, İstanbul’da son kuduz vakasının 2007 yılında görüldüğünü belirterek, bu tarihten sonra şehirde herhangi bir canlıya kuduz teşhisi konulmadığını bildirdi. Buna rağmen son dönemde bazı haber ve paylaşımlarda, aşı uygulama sayılarının “vaka artışı” gibi yansıtılmasının kamuoyunda gereksiz endişeye yol açtığı kaydedildi.
123 bin aşı tedbir amaçlı
Açıklamada, 2025 yılı içerisinde İstanbul genelinde toplam 123 bin 538 kuduz aşısı uygulandığı bilgisi paylaşıldı. Ancak bu aşıların tamamının koruyucu ve tedbir amaçlı yapıldığı vurgulandı. Tedbir amaçlı aşılamaların bir kısmının sahipsiz sokak hayvanlarının saldırısı sonrası, bir kısmının ise sahipli hayvanların tırmalama, ısırma ya da salya teması gibi durumlar nedeniyle uygulandığı belirtildi. Yetkililer, kuduz riskine karşı dünya genelinde standart uygulamanın temas sonrası koruyucu aşı olduğunu hatırlattı.
Yanlış yorum kamuoyunu yanıltıyor
Valilik, yalnızca aşı sayılarından hareketle “vaka patlaması” şeklinde yorum yapılmasının doğru olmadığını belirterek, kuduzun temas halinde hızla müdahale edilmesi gereken bir hastalık olduğunu ve bu nedenle sağlık birimlerinin en küçük riskte dahi önlem aldığını ifade etti. Uzmanlar da büyükşehirlerde nüfus yoğunluğu ve temas ihtimalinin yüksek olması nedeniyle tedbir aşılamalarının doğal olarak fazla olabileceğine dikkat çekiyor. Aşı sayısının yüksek olmasının doğrudan vaka sayısıyla eşdeğer olmadığı vurgulanıyor.
Resmi verilere dikkat çağrısı
Valilik açıklamasında, kamuoyunun yalnızca resmi makamların paylaştığı verileri dikkate alması gerektiği belirtilerek, yanlış veya eksik bilgilerle toplumsal kaygı oluşturulmasının doğru olmadığı ifade edildi. Yetkililer, İstanbul’da kuduz vakası bulunmadığını bir kez daha yineleyerek, temas halinde sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini hatırlattı.





