Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, çöl tozlarının sanılanın aksine masum kum taneciklerinden ibaret olmadığını ifade ediyor. Bu mikroskobik partiküllerin içeriğinde ağır metaller, polenler ve çeşitli mikroorganizmaların bulunduğunu belirten Akduman, bu bileşenlerin solunum yoluyla akciğerlerin en derin noktalarına kadar ulaştığını söylüyor. Bilimsel araştırmaların bu tozların akciğer dokusundaki hücrelere doğrudan zarar verdiğini ve iltihaplanma sürecini hızlandırdığını kanıtladığını ekleyen uzman, tozların dağılmasından sonra bile etkilerinin haftalarca sürebileceğine dikkat çekiyor.

SAĞLIKLI BİREYLERDE BİLE 'GİZLİ ASTIM' RİSKİ

Toz taşınımı dönemlerinde acil servislere yapılan başvuruların belirgin şekilde arttığını kaydeden Dr. Akduman, bu durumun sadece mevcut astım veya KOAH hastalarını etkilemediğini belirtiyor. Güncel çalışmaların, yoğun toz maruziyetinin daha önce hiçbir solunum sorunu yaşamamış sağlıklı bireylerde bile yeni tanılı astım gelişimini tetikleyebildiğini gösterdiğini ifade eden Akduman, hava yollarında oluşan hassasiyetin kalıcı sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

MARMARA İÇİN KRİTİK UYARI VE KORUNMA YOLLARI

Özellikle İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde etkili olması beklenen toz bulutlarına karşı Dr. Akduman, vatandaşların yaşam alışkanlıklarında geçici değişiklikler yapmasını öneriyor. Dış ortam havasının iç mekanlara girmesini engellemek adına pencerelerin kapalı tutulması, araçlarda dış hava yerine iç sirkülasyon modunun kullanılması ve dışarı çıkmak zorunda kalanların mutlaka cerrahi veya tercihen N95 maske kullanması gerektiğini vurguluyor. Özellikle risk grubundaki bebekler, yaşlılar, kalp ve akciğer hastalarının bu süreçte evde kalmalarının hayati önem taşıdığını hatırlatan Akduman, derin nefes almayı gerektiren açık hava sporlarının ise zararlı partiküllerin akciğerlere nüfuzunu artıracağı için mutlaka ertelenmesi gerektiğini belirtiyor.

Kaynak: DHA