İstanbul’un tarih kokan sokaklarında, on bir ayın sultanı Ramazan’ın gelmesiyle birlikte bambaşka bir telaş başladı. Şehrin kültürel hafızasının kalbi sayılan Beyazıt Meydanı ve asırlık Sahaflar Çarşısı, manevi iklimin etkisiyle kitap severlerin akınına uğruyor. Ramazan’ın ruhuna uygun bir huzur arayan vatandaşlar, günün erken saatlerinden başlayarak geç vakitlere kadar sahafların yolunu tutuyor.

İSTANBUL’DA HER YAŞTAN KİTAP SEVERİN RAMAZAN ROTASI

Sahaflardaki bu hareketlilik sadece belirli bir kesimle sınırlı kalmıyor; gencinden yaşlısına, öğrencisinden emeklisine kadar her yaştan İstanbullu, raflar arasında adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyor. Gün boyu süren sakin kitap incelemeleri, özellikle Teravih namazı sonrası yerini daha canlı bir kalabalığa bırakıyor. İftar sonrası Beyazıt’ın manevi havasını soluyan vatandaşlar, ellerinde fenerlerle ya da dükkânların sarı ışıkları altında ilmihalden tefsire, hadis kitaplarından tasavvuf klasiklerine kadar pek çok eseri titizlikle inceliyor.

ESKİ RAMAZAN DERGİLERİ VE OSMANLI MİRASI YENİDEN KEŞFEDİLİYOR

Sahaflar, bu kutsal ayda sadece güncel yayınların değil, tozlu raflarda bekleyen tarihî hazinelerin de kapısını aralıyor. Sahaf esnafı, özellikle Osmanlı dönemine ait eski dinî yayınların, sararmış yaprakları arasında eski Ramazan hatıralarını barındıran dergilerin ve zarafetiyle büyüleyen hat sanatı eserlerinin bu dönemde çokça sorulduğunu belirtiyor. Kitap meraklıları, sadece bir eser satın almakla kalmıyor; dükkân sahipleriyle derin sohbetlere dalarak eserlerin tarihçesi ve içeriği hakkında detaylı bilgiler alıyor, tefekkür dolu saatler geçiriyor.