İstanbul surlarının hemen dışında, Zeytinburnu’nun kalbinde yer alan Merkezefendi Mahallesi, 16. yüzyıldan günümüze uzanan manevi bir atmosferi ve şifa geleneğini yaşatmaya devam ediyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın 'Bizim Merkez' dediği büyük veli ve hekim Merkez Efendi’nin aziz hatırası, her yıl düzenlenen festivallerle ve tarihi yapılarla geleceğe taşınıyor.
İSTANBUL’A GELİŞİ VE 'MERKEZ' LAKABININ SIRRI
Asıl adı Musa bin Muslihiddin olan Merkez Efendi, 1463 yılında Denizli’de doğdu. Eğitimine memleketinde başlasa da ilmin merkezi olan İstanbul’a gelerek medreselerde tefsir, hadis ve özellikle tıp alanında uzmanlaştı. Hocası Sünbül Sinan Efendi’nin, "Âlemi sen yaratsaydın nasıl yaratırdın?" sorusuna verdiği, "Her şeyi merkezinde bırakırdım; bu nizamda eksik veya fazla yoktur" cevabı, ona asırlar boyu anılacağı "Merkez" lakabını kazandırdı.

MESİR MACUNU: MANİSA’DAN İSTANBUL’A UZANAN ŞİFA
Merkez Efendi denilince akla gelen en büyük miras kuşkusuz Mesir Macunu’dur. Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Ayşe Hafsa Sultan’ın amansız hastalığına şifa olması için 41 çeşit baharatla hazırladığı bu özel terkip, sadece Manisa’da değil, Merkez Efendi’nin İstanbul’daki dergahında da tanınarak Osmanlı tıbbının simgesi haline gelmiştir. İçeriğindeki safran, havlıcan, zencefil gibi şifalı bitkilerle "maddi", manevi dualarla ise "ruhi" bir reçete olan bu macun, günümüzde de bağışıklığın en güçlü destekçisi olarak biliniyor.
TÜRBESİ VE SIRLI ÇİLEHANESİ
Zeytinburnu’ndaki Merkez Efendi Türbesi, bugün İstanbul’un en çok ziyaret edilen manevi duraklarından biridir. Türbenin hemen arkasında bulunan ve merdivenlerle inilen Çilehane, Merkez Efendi’nin nefis terbiyesi için çekildiği sessiz bir hücredir. Yaklaşık 30 metrekarelik bir kuyu üzerine oturtulan bu dar ve loş mekan, ziyaretçilere dünya meşgalelerinden uzaklaşmanın huzurunu fısıldar.

GELENEKSEL TIP FESTİVALİ VE MESİR DAĞITIMI
Zeytinburnu Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali, Merkez Efendi’nin hekimlik yönünü ve mesir geleneğini yaşatıyor. Genellikle Haziran ayı içerisinde (2026 yılı için 17-21 Haziran tarihleri öngörülüyor) gerçekleştirilen festivalde, aslına uygun olarak hazırlanan tonlarca mesir macunu halka dağıtılıyor ve "Şifa Yürüyüşleri" düzenleniyor.
TARİHİ MERKEZEFENDİ HAMAMI
Külliyenin ayrılmaz bir parçası olan ve 16. yüzyılda inşa edilen Merkezefendi Hamamı, semtin en eski mimari yapılarından biridir. Mimar Sinan ekolünün izlerini taşıyan ve "fil gözü" kubbeleriyle ışık süzülen bu tarihi hamam, Merkez Efendi’nin bizzat yıkandığı ve temizliği imanın bir parçası olarak gördüğü o kadim kültürü günümüze taşımaktadır.





