Türkiye'de son günlerde gündeme gelen '15 yaş altı sanal medya kısıtlaması' hazırlıklarına ilişkin akademik dünyadan önemli bir değerlendirme geldi. Adalet ve Suç Psikolojisi alanında uzman olan Doç. Dr. Ayhan Erbay, belirlenen yaş sınırının teorik olarak doğru bir gelişimsel noktayı hedeflediğini belirterek, sürecin ancak etkin bir denetimle başarılı olabileceğini vurguladı.

10-14 YAŞ ARALIĞI EN RİSKLİ DÖNEM

Çocukların dijital dünyada karşılaştığı manipülasyon ve dışlanma risklerine dikkat çeken Erbay, gelişim psikolojisi açısından 10-14 yaş aralığının kritik olduğunu ifade etti. Erbay, "Bu yaş grubundaki çocuklar akran onayına aşırı duyarlıdır ve sanal dünyadaki şiddeti normalleştirme eğilimindedir. Dolayısıyla 15 yaş sınırı, çocukları korumak adına atılmış stratejik bir adımdır" dedi.

'TEYİT YOKSA ERİŞİM DE OLMAMALI'

Mevcut sistemdeki "doğum tarihi beyanı" yönteminin artık işlevsiz kaldığını savunan Doç. Dr. Erbay, radikal bir çözüm önerisinde bulundu: Bugün 12 yaşındaki bir çocuk sadece doğum yılını değiştirerek tehlikeli platformlara girebiliyor. Artık beyan devri kapanmalı. Sanal medya platformları, e-Devlet veya Nüfus ve Vatandaşlık İşleri altyapısıyla entegre olmalı. İlke net olmalı: Teyit yoksa, erişim de yok.

Erbay, sadece yasaklamanın yeterli olmayacağını, çocukların denetimsiz ve daha riskli platformlara yönelmemesi için uygulanabilir ve somut mekanizmaların eş zamanlı olarak devreye girmesi gerektiğini hatırlattı.

Kaynak: DHA