Yaz aylarında sebze ve meyvelerin uygun koşullarda temizlenmemesi ve saklanmaması gıda kaynaklı enfeksiyon riskini artırıyor. Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslı Haykır Solay, yaz aylarında sebze ve meyve tüketiminde özellikle dikkat etmek gerektiğini vurgulayarak, “Sebze ve meyveler sıcaklık ve nem artışından dolayı enfeksiyon kaynağı haline gelebilirler. Çünkü tarladan ve ağaçtan soframıza gelene kadar uzun bir zincirden geçiyorlar. Ve bu süreçte saklama ve hazırlanma koşulları oldukça önemli. Kurallara dikkat edilmediği takdirde de bir besiyeri gibi üreme ortamı olabilir. Salmonellalar, norovirüsler üreyip bir salgın da meydana getirebilecek duruma gelebilirler. Bu nedenle yıkanma ve saklama koşulları oldukça önemlidir. Özellikle ilk başta mekanik temizlik çok önemli. Gözle görünür kirlerin, toprağın ve çürümüş olan kısımların mutlaka arındırılması lazım. Bunu da akan suda ovalayarak yıkamak gerekiyor. Mümkünse sebze temizleyici fırçalar bu işi kolaylaştırır ve daha etkin hale getirir. Bu aşamadan sonra karbonatlı ve sirkeli suları sırayla kullanmak hem tarım ilaçlarının bertarafına hem de mikroorganizmaların eliminasyonunu kolaylaştırır. Yüzde 80-90 oranında bu sürece olumlu yönde katkı sağlar" dedi.

'NEMDEN ARINDIRARAK SAKLAMALIYIZ'

Solay, bu aşamalardan sonra sebze ve meyvelerin kısa sürede tüketilmesi gerektiğini belirterek, "Eğer tüketmeyeceksek de iyice kurulayarak, nemden arındırarak, buzdolabında kapalı bir kapta muhafaza etmeliyiz. Özellikle kavun ve karpuz gibi ürünlerde, bunların soyulduğu düşünülerek yıkanmaktan geri durulabiliyor. Fakat bıçakla kesildiğinde dışarıdaki mikroorganizmalar içeri nüfuz edebiliyor. Bu nedenle onların da tüketim sırasında mutlaka dışının yıkanması, ondan sonra kesilmesi gerekmekte. Bir diğer önemli nokta da çapraz kontaminasyon. Çiğ et ve tavuk kesilen bıçak ya da kesme tahtalarının kesinlikle sebze ve meyvelerde kullanılmaması gerekiyor. Birbirleri arasında mikroorganizma geçişi oluyor ve pişmeden tüketildiği için de enfeksiyona, hastalıklara neden olabiliyor. Dışarıda yemek yerken de dikkat etmemiz gereken şeyler var. Dışarıda en güvenli gıdalar pişmiş olan gıdalar. Özellikle açık büfelerde dikkat etmemiz gereken şey, eğer salatalar soğuk bir buz kabında sunulmuyorsa ya da kesilmiş bir şekilde sunuluyorsa, ılık bir şekilde ya da üzerine sinekler üşüşüyorsa bu gıdaları tüketmemek gerekiyor" diye konuştu.

'EN ÖNEMLİ AŞAMA EL YIKAMA'

Doç. Dr. Solay, kabuklu meyveleri soyarak tüketmenin en güvenli yol olduğuna işaret ederek, "En önemli basamağı unutmamamız lazım. Bütün teknolojik gelişmelere, bütün yeniliklere rağmen hala en önemli aşama el yıkama. Enfeksiyonun kaynağı kendi ellerimiz olabilir. Yemeklerden önce mutlaka 20 saniye boyunca ellerimizi su ve sabunla ovalayarak yıkamamız gerekmekte. Burada bazı gıdaları tükettikten sonra, 6 saat içerisinde mikroorganizma yoğunluğu fazlaysa ishal, bulantı, kusma şikayetleri olabiliyor. Burada bizim hekim olarak destek olmamız gereken durumlar; çok fazla sıvı kaybı olması, bulantı ve kusmadan dolayı su içememe ve yemek yiyememe durumu olması halinde, özellikle kişilerin ek hastalıkları varsa, böbrek yetmezliği, şeker hastalığı, ileri yaş ya da küçük çocuklar bu gruba girebilir, riskli gruba girebilir. İshal sıklığının artması halinde bizim destek olmamız gerekiyor. Ama normalde 2-3 kere ishal olunduğunda insanlar gözlemleyebilir. Onlara çok müdahale etmiyoruz. Ama sıvı kaybının artması bizim müdahale etmemiz gereken bir grup oluyor" ifadelerini kullandı.