Marmara Havzası'ndaki su kaynaklarının korunması, yönetimi ve taşkın planlarının ele alındığı 2 gün sürecek 'Marmara Havzası Havza Su Kurulu Toplantısı' başladı. 6 Havzada Nehir Havzası Yönetim Planlarının Hazırlanması İçin Teknik Yardım Projesi' kapsamında düzenlenen toplantıda İstanbul Valisi Davut Gül Marmara Havzası Koordinatör Valisi olarak açılış konuşması yaptı. Vali Gül, konuşmasında İstanbul’da yaşanan sele değindi. Açılışta Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever de bir konuşma geçekleştirirken, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş da toplanya katılanlar arasındaydı.

V A L I G U L G E C E N H A F T A Y A S A D I G I M I Z T A S K I N 1564821 465621

'7 HEMŞEHRİMİZ VEFAT ETTİ'

İstanbul Valisi Davut Gül konuşmasında, "Bildiğiniz gibi zor bir hafta yaşadık. İstanbulumuz başta olmak üzere Marmara'nın çeşitli şehirlerinde ciddi bir yağışla karşı karşıya kaldık. İstanbulumuzda afet sayılabilecek 500 yılda bir karşılaşabileceğimiz bir yağış miktarıyla karşılaştık. Bunun neticesinde de maalesef 7 hemşehrimiz vefat etti. Kendilerine Allah'tan rahmet diliyoruz. Böyle büyük bir afette 7 kişinin vefat etmesi şöyle değerlendirilebilir. Tabii bu meseleye bir istatistik olarak bakmıyoruz. Bir hemşehrimizin bile tırnağına zarar gelsin istemeyiz. Dolayısıyla da 7 kişinin her biri ile ilgili içimiz yanıyor. Ailelerinin bu anlamda üzüntüleri var, sevenlerinin üzüntüleri var ve ateşte düştüğü yeri yakıyor. Televizyonlarda gördüğünüz, şehirde yaşayanlar bunu yaşadınız. Aslında o kadar büyük bir sel geldi ki 7 değil bugün Allah muhafaza farklı rakamları konuşuyor olabilirdik" dedi.

V A L I G U L G E C E N H A F T A Y A S A D I G I M I Z T A S K I N 1564820 465621

'TEDBİRLERİ SADECE DERE ISLAHI OLARAK DEĞERLENDİRMİYORUZ'

Gül, "Bu su da durduk yerde sel olmadı. Aslında hemşehrilerimiz olarak, vatandaşlarımız olarak, idareciler olarak bu şehirde yaşayan herkesin az ya da çok bu selin olmasında kusuru var. Zamanında tedbirler alınsa 7 hemşehrimiz vefat etmemiş olabilirdi. Bu tedbirleri sadece dere ıslahı olarak değerlendirmiyoruz. Yıktığımız binalar vardı. Binalar dere yatağında, binalar ruhsatsız, binalar depreme dayanıksız, binalar aynı zamanda ciddi anlamda kendi içerisinde risk barındıran, deprem olmadan da yıkılabilecek durumda olan binalardı. Hemşehrilerimizin bunu dere yatağına yapması, tapusuz yere yapması, depreme dayanıksız yapması evet onlar açısından bir kusur ama belediyeler olarak, devletin her mekanizmasındaki idareciler olarak bunlar yapılırken, bunlar oralarda oluşturulurken bir müdahalede bulunmamız gerekiyordu. Bu tabii 3 senenin, 5 senenin, 10 senenin meselesi değil. 50 senelik, 100 senelik hepimizin ve bizden öncekilerin de kusurları. Sel taşkını olan yerlerde, taşkının olduğu yerlerde gezdiğimizde birçoğunun zaten çıplak gözle dere olduğu, su yatağının olabildiğince daraltıldığı, suyla ilgili tedbirlerin alınmadığı belli" ifadelerini kullandı.

'BUNDAN SONRA YAPMAMIZ GEREKEN, MEVZUATTA BELİRTİLENLER'

Gül, "Bundan sonra ne yapacağız. Bundan sonra yapmamız gereken aslında mevzuatta belirtilen, her birimizin görevi olan ve bu görevleri de yaptığımızda sorunları minimize edebileceğimiz bir durum sözkonusu. Kararların yazıda kalmadığı, kayıtsız bir yapılaşmanın olmadığı, dere yatağı ve benzeri yerlerde kayıtlı bir yaşama da müsaade etmeyeceğimiz bir irade gerekiyor. 500 yılda bir olur, 300 yılda bir olur, bin yılda bir olur, bunun ne zaman olacağı belli değil ve olduğunda bizim için sadece istatistik olan, bizim için sadece 500 yılda bir yağış her yıl bu kadar yağış yağarken bu sene bu kadar yağış yağdı diyebileceğimiz mesele birilerinin ocağını söndürüyor" dedi.

V A L I G U L G E C E N H A F T A Y A S A D I G I M I Z T A S K I N 1564822 465621

‘SUYUN VARLIĞI AYRI BİR ÖNEM YOKLUĞU DAHA AYRI BİR ÖNEM’

Gül, "Maddi manevi kayıplarımız var. Sadece bu son selde yaklaşık 10 milyara yakın doğrudan ve dolaylı bir zarar sözkonusu. Vefat eden hemşehrilerimizin zaten parayla pulla ölçülmez acıları. Onu ayrıca değerlendiriyorum. Suyun varlığı ayrı bir önem, yokluğu daha ayrı bir önem. Yokluğunda kuraklık yaşıyoruz, varlığında suyun depolanması, kullanılması, muhafaza edilmesi, bir yerden bir yere giderken uygun şartlarda götürülmesi mühendislik biliminin çözdüğü, mühendislik biliminin bu anlamda çare ürettiği sadece bir irade ortaya konduğunda, hepimiz işimizi yaptığımızda sorunun ortadan kalkabileceği aslında küçük meseleler. Bu aşamadan sonra nasıl 17 Ağustos depremi bir milat oldu, geçen hafta yaşadığımız taşkınlar da İstanbulumuz başta olmak üzere Marmara için bir milat olması lazım. Bütün rakamlar değişti, bütün beklentilerimiz değişti. Ne zaman nerede akacağını çok kestiremiyoruz. Suyu usulüne uygun depoladığımız, usulüne uygun kanalları ıslah edip usulüne uygun engel olmadığımız müddetçe hiçbir riski yok. Çok rahat yönetilebilir ve bundan istifade edilebilir. İnşallah bu toplantının, bundan sonraki yapacağımız toplantıların, alacağımız kararların bu konuştuklarımıza bir nebze olsun çare olacağını umuyorum düşünüyorum" dedi.

SU YÖNETİMİ VE TAŞKIN PLANLARI MASAYA YATIRILDI

Toplantıda uzmanlar ve yetkililer tarafından Marmara Havzası’nda su yönetimi, su kaynaklarının korunması için alınan tedbirler ve taşkın yönetim planları sunumlarla katılımcılara aktarıldı. Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Mahir Özcan 'Marmara Havzasında Su Yönetimine Genel Bakış', İstanbul Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Şube Müdürü Mustafa Özcan 'Su Kaynaklarının Korunması Konusunda Alınan Tedbirler', Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mustafa Dal ise 'Marmara Havzası Taşkın Yönetim Planı' başlıklı sunumlar yaptı. Programda ayrıca İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Mühendisi Mehmet Can Güçlü tarafından 2025 Yılı Marmara Havza Su Kurulu Kararları ve 2026 Yılı Marmara Havzası İl Su Kurulu Kararları değerlendirildi.

ÇALIŞMALAR 2'NCİ GÜN DE DEVAM EDECEK

Toplantının ilk günü Marmara Sektörel Su Tahsis Planı sonuçları, Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) tanıtımı ve Marmara Havza Su Kurulu üyeleriyle yapılan istişare oturumuyla tamamlandı. Etkinliğin ikinci gününde ise paydaş danışma toplantıları, taslak tedbirler programı, yuvarlak masa tartışmaları ve paydaş tavsiyelerinin birleştirileceği genel oturum gerçekleştirilecek. Toplantı, sonuç ve kapanış bölümünün ardından sona erecek.

Kaynak: DHA