Türkiye’nin yükseköğretimde küre-sel bir merkeze dönüşme süreci, UDEF ve İLKE Vakfı tarafından hazırlanan kapsamlı bir raporla masaya yatırıldı. 551 uluslararası öğrenciyle yüz yüze görüşülerek hazırlanan raporun tanıtım toplantısı, FSMVÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe’nin ev sahipliğinde, Gülhane Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan UDEF Başkanı Abdullah Muhammed İslam, Türkiye’nin son yıllardaki öğrenci politikalarına dikkat çekti. Yaklaşık 20 yıldır uluslararası öğrencilere ev sahipliği yaptıklarını belirten İslam, "1990'lı yılların başından itibaren özellikle Türk Cumhuriyetlerden gelen öğrenciler Türkiye'de eğitim alıyordu. Son 10 yılda Türkiye'nin politikaları çerçevesinde öğrenci sayısı yaklaşık 70 binden 350 bine ulaştı. Biz öğrencilere sadece 'öğrenci' mesafesinde yaklaşmadık; kültürümüz ve tarihimiz gereği insanı merkeze alan bir yaklaşım sergiledik" dedi.

“TÜRKİYE DÜNYADA EN ÇOK ULUSLARARASI ÖĞRENCİYE SAHİP 8. ÜLKE”

İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sait Öner ise çalışmanın akademi ve sivil toplum iş birliği açısından çok kıymetli olduğunu belirterek, elde edilen bulguların Türkiye’nin eğitim politikalarına olumlu katkılar sunacağını ifade etti. Raporun sunumunu gerçekleştiren İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Elyesa Koytak, Türkiye’nin uluslararası öğrenci hareketliliğinde büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. 2025 yılı itibarıyla sayının 360 bine yaklaştığını belirten Koytak, "Sayın Cumhurbaşkanımız 1 milyon gibi bir hedef koydu. Bu artış çok olumlu bir gelişme. Türkiye şu an dünyada en çok uluslararası öğrenciye sahip sekizinci ülke konumunda" şeklinde konuştu.

375016

TERCİH SEBEBİ; DİNİ YAKINLIK VE EĞİTİM KALİTESİ

Doç. Dr. Koytak, öğrencilerin Türkiye'yi tercih etme nedenlerini şu verilerle açıkladı: "Öğrencilerin yüzde 50'si dini yakınlığı, yüzde 46'sı ise eğitim kalitesini ön-celikli tercih nedeni olarak belirtiyor. Bu durum Türkiye'nin kültürel derinliğini gösteriyor. Kadın öğrenciler için coğrafi ve kültürel yakınlık belirleyici olurken, erkek öğrencilerde eğitim kalitesi ve burs imkanları öne çıkıyor. Ayrıca Türkiye'de lise eğitimi almış olmak, üniversite tercihinde kalite algısını güçlendiriyor."

Rapor, öğrencilerin memnuniyet düzeyleri ve yaşadıkları zorluklara dair de önemli veriler sundu. Öğrencilerin yüzde 53’ünün Türkiye’deki yaşam koşullarını kendi ülkelerine göre daha iyi bulduğunu aktaran Koytak, genel yaşam memnuniyetinin yüzde 55 seviyesinde olduğunu belirtti. Ancak raporda, öğrencilerin en çok zorlandığı alanların başında barınma ve ayrımcılık geldiği görüldü. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koytak şu ifadeleri kullandı: "Barınma sorunu en çok ön planda, ardından ayrımcılık ve ırkçılık geliyor. Yabancı düşmanlığı her ülkede görülebilen bir sorun ancak Türkiye'de de dönem dönem arttığını görüyoruz. Bu, mutlaka çözülmesi gereken bir mesele."

Kaynak: DHA