“Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Toplantıda, komisyonun uzun süredir üzerinde çalıştığı raporun hem üyelerle müzakere edilmesi hem de Türkiye kamuoyuna duyurulması gündeme geldi. Kurtulmuş, raporun 7 ana bölümden oluştuğunu belirterek; komisyonun çalışma süreci, temel hedefler, Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi kökleri, dinlenen isimlerin analizlerinden çıkan mutabakat alanları, PKK’nın fesih-silah bırakma süreci, sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri ve demokratikleşme başlıklarının raporda yer aldığını söyledi. Ana rapora ayrıca 5 ek konulduğunu; bunların içinde komisyon üyeleri, çalışma usul ve esasları, partilerin sunduğu raporların dijital bağlantıları, toplantı özetleri ve dinlenen kurum-kuruluş listelerinin bulunduğunu ifade etti.
“Meclis’in meşruiyeti içinde yürütüldü”
Komisyon çalışmalarının TBMM’nin temsil gücü ve meşruiyeti içinde yürütüldüğünü vurgulayan Kurtulmuş, sürecin toplumsal barış, birlik ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine dönük tarihi sorumluluğun bir yansıması olduğunu söyledi. Terör eylemlerinin yıllar boyunca ülkenin enerjisini ve kaynaklarını tükettiğini, kalkınma ufkunu daralttığını, sosyal bağları zedelediğini kaydeden Kurtulmuş; terör örgütlerinin bölgesel parçalanma senaryolarında ve vekalet savaşlarında “aparat” olarak kullanıldığını dile getirdi. Kurtulmuş, bu tabloya karşı terörün tamamen ortadan kaldırılması ve kalıcı huzur ortamının sağlanmasının tarihi bir sorumluluk olduğunu belirtti.
“Af algısı üretecek başlıklardan uzak”
Kurtulmuş, raporun “af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak” bir çerçeveyle hazırlandığını söyledi. Raporun, fesih ve silah bırakmanın güvenilir biçimde teyidiyle birlikte devreye alınması düşünülen idari ve hukuki düzenlemelere rehberlik edeceğini belirten Kurtulmuş; özgürlük-güvenlik dengesinin korunmasına, hukuk düzeninin belirlilik ilkesine ve kamu vicdanının hassasiyetine dikkat çekildiğini ifade etti. Komisyon raporunun bir “nihayet” değil; atılan ve atılacak adımların “mihenk taşı” olduğunu kaydetti.
“En kritik eşik tespit ve teyit”
Toplantıda TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt, raporun sonuç ve öneriler bölümündeki yasal düzenleme başlıklarını kamuoyuyla paylaştı. Bozkurt, süreçte en kritik eşiğin; PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi olduğunu belirtti. Silah bırakma ve teslim sürecinde ihtiyaç duyulacak düzenlemelerin “cezasızlık ve af algısı” oluşturmayacak netlikte hazırlanması gerektiğini vurgulayan Bozkurt, sürecin izlenmesi ve raporlanması için yürütme içinde bir mekanizma kurulması ve hazırlanan raporların TBMM’ye sunulması önerisini aktardı. AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mekanizmaların güçlendirilmesi, infaz mevzuatının yeniden ele alınması ve ifade özgürlüğünü güçlendirecek düzenlemeler de rapordaki başlıklar arasında yer aldı.
Oylamayla kabul edildi
Komisyon toplantısında siyasi parti temsilcileri de rapora ilişkin görüşlerini dile getirdi. DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, “Kürt meselesi ‘terör’ kavramıyla anılamaz” diyerek rapordaki bazı kavramlara itiraz ettiklerini söyledi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, infaz sisteminin “yamalı bohça” haline geldiğini belirterek düzenleme ihtiyacına dikkat çekti. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise raporun “lafta ve rafta kalmaması” gerektiğini vurguladı. AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, raporu “Türkiye mutabakatı” olarak nitelendirdi. Yapılan oylamada rapora 47 milletvekili “evet” oyu verirken, TİP ve EMEP “hayır” oyu kullandı; bir milletvekili çekimser kaldı. Rapor, komisyon oylamasıyla kabul edildi.





