AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, “Türkiye Büyük Millet Meclisinin millî mücadelemizde gönüllerde yaktığı istiklal ateşi en karanlık günlerde aziz milletimizin yolunu aydınlatmış, halkımıza güç, cesaret ve moral aşılamıştır” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda 23 Nisan dolayısıyla özel oturum toplantısı düzenlendi.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, 23 Nisan gününün tarihi şan ve şerefle dolu aziz milletin ulusal egemenliğini demokrasi çatısı altında güvene kavuşturmuş olduğu bir gün olduğunu belirterek, “Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı 23 Nisan 1920 “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” diyerek bağımsızlığımızı ve millî iradenin hâkimiyetini dünyaya ilan ettiğimiz tarihtir. Vatanımızın işgal edildiği, aziz milletimizin özgürlüğüne ve geleceğine kastedildiği hayati bir dönemde açılan Büyük Millet Meclisimiz istikbal mücadelemizin ve bağımsızlığa giden yolun öncüsü olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisinin millî mücadelemizde gönüllerde yaktığı istiklal ateşi en karanlık günlerde aziz milletimizin yolunu aydınlatmış, halkımıza güç, cesaret ve moral aşılamıştır. Emsalsiz bir azim ve kararlılıkla Kurtuluş Savaşı’nı başlatan aziz milletimiz tüm imkânsızlıklara rağmen ayağına pranga vurulmasına, bağımsızlığının elinden alınmasına izin vermemiş ve bütün zorluklara rağmen çetin mücadelesini şanlı bir zaferle taçlandırmıştır. İstiklal Harbi’mizin karargâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi aynı zamanda demokrasimizin, ulusal egemenliğin ve istiklalimizin de âdeta bir sembolü hâline gelmiştir” dedi.

CHP Genel Başkanı ve Grup Başkanı Özgür Özel, Meclisin 104 önce Türkiye’nin dört bir tarafı işgal altındayken kurtuluşa inanan 436 temsilcinin katılımıyla açıldığını hatırlatarak, “Sinop Mebusu Şerif Bey’in en yaşlı üye sıfatıyla yaptığı konuşmayla vazifeye başlayan Büyük Millet Meclisinin eline milletimizin yazgısı emanet edilmişti. O gün oluşan iradenin önünde büyük engeller vardı; önlerindeki engel, işgal ordularından ibaret değildi. En büyük engel, işgal ordularını kırmızı halıyla karşılayıp onların himayesinden medet uman, bir acziyete teslim olan muktedirlerdi ancak kurucu kadroların o günkü şiarı milletin istiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağına olan inançlarıydı. Kurucu iradenin demokrasiye verdiği önemi anlamak için hatırlanmalıdır ki bu Meclisin Şerif Bey’in konuşmasından sonra aldığı ilk karar, gelen mebusların mazbatalarının doğruluğunu tespit etmek için kurduğu Mazbata Tetkik Komisyonudur. Yüz dört yıl önce bu çatı altında tüm milletin iradesine ayna olan Meclis önce kurtuluş mücadelesini yönetmiş, ardından bağımsızlığımızı kazanmış ve Türkiye Cumhuriyeti devletini var etmiştir. Bugün bulunduğumuz koltukları kıymetli kılan gerçeklik Meclisin bir askerî mücadele sonucunda kurulmadığı, Meclisin bir askerî zaferi yönettiği ve devlet kurduğu gerçeğidir. Dolayısıyla dünya tarihinde sandıktan çıkan iradenin kurduğu tek bir ülke varsa o da kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti devletidir” ifadelerini kullandı.

İHA

Editör: Ayşegül Keskin