Kış aylarının en sert geçtiği şu günlerde salgın hastalıklar yeniden gündemdeki yerini aldı. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar haftalardır geçmeyen öksürük ve düşmeyen ateş şikayetiyle doktorlara başvuruyor. Uzmanlar mevcut tabloyu değerlendirirken mevsimsel influenza ile diğer solunum yolu virüslerinin birleşerek daha agresif bir hal aldığına dikkat çekiyor. Vücut direncini tamamen kıran ve kişiyi günlerce yatıran bu yeni salgın dalgası halk arasında farklı bir isimle anılmaya başlandı. Güncel vakaların artış göstermesiyle birlikte korunma yöntemleri de araştırılıyor. Peki, Süper grip nedir ve belirtileri neler? Süper grip tedavisi nasıl yapılır? İşte detaylar.
SÜPER GRİP NEDİR?
Tıp dünyasında bu isimle tanımlanmış özel veya yeni bir virüs türü aslında bulunmuyor. Hekimler bu ifadeyi genellikle influenza gibi ağır seyreden enfeksiyonların diğer kış virüsleriyle peş peşe gelmesi durumu için kullanıyor. Pandemi sonrasında virüslerle daha az karşılaşan bağışıklık sistemi bu kış mevsiminde savunmasız kalabiliyor. Vücudun verdiği tepkilerin şiddeti artarken iyileşme süreci de normalden çok daha uzun sürüyor. Birkaç virüsün aynı anda vücuda girmesi veya bir hastalık biterken diğerinin başlaması klinik tabloyu ağırlaştırıyor.
SÜPER GRİP BELİRTİLERİ NELER?
Bu hastalığı basit bir soğuk algınlığından ayıran en belirgin özellik semptomların aniden ve çok şiddetli başlaması oluyor. Hastalar genellikle 38 derece ve üzerine çıkan dirençli ateş ile karşılaşıyor. Ateş düşürücü ilaçlara rağmen vücut ısısı kısa sürede tekrar yükselebiliyor. Bununla birlikte vücudun tamamında, özellikle sırtta ve bacaklarda bıçak saplanır tarzda kas ağrıları hissediliyor. Enfeksiyon vücuttan atılsa bile haftalarca süren kuru ve gıcık tarzında öksürük nöbetleri yaşam kalitesini düşürüyor. Kişiyi yataktan kalkamayacak hale getiren aşırı yorgunluğa bazı varyantlarda mide bulantısı, kusma ve ishal de eşlik ediyor.
SÜPER GRİP TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
Tedavi sürecinde yapılan en büyük yanlışın hekime danışmadan antibiyotik kullanmak olduğu belirtiliyor. Viral bir enfeksiyon söz konusu olduğu için antibiyotikler virüs üzerinde herhangi bir etki sağlamıyor. Aksine gereksiz ilaç kullanımı bağırsak florasını bozarak bağışıklık sistemini daha da zayıflatıyor. İyileşme sürecinin temelini yatak istirahati oluşturuyor. Vücudun virüsle savaşabilmesi için enerjisini koruması gerekiyor. Ayrıca atılan toksinlerin temizlenmesi ve ateşin kontrol altına alınması adına günde en az 2-3 litre su tüketilmesi büyük önem taşıyor.
SÜPER GRİPTEN KORUNMA YOLLARI NELER?
Uzmanlar kalabalık ortamlarda ve toplu taşımada maske takılmasının virüs yükünü azalttığını hatırlatıyor. Kapalı alanların, evlerin ve ofislerin saat başı 5-10 dakika havalandırılması ortamdaki virüs yoğunluğunu kırıyor. Bağışıklık kalkanını güçlendirmek amacıyla hekim kontrolünde D vitamini, C vitamini ve Çinko takviyeleri alınabiliyor. Salgının yayılmasını önleyen en kritik adım ise belirti gösteren kişilerin kendilerini izole etmesi oluyor. Basit bir üşütme zannedilen durumlar başkaları için ağır bir tabloya dönüşebiliyor.




