Spor yaralanmaları, sanılanın aksine profesyonel sporcular yerine, amatör sporcularda veya uzun süre sportif aktivitede bulunmayıp nadiren spor yapanlarda daha çok görülüyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Okan Özkunt, ciddiye alınmayan ve zamanında tedavi edilmeyen yaralanmaların daha sonra sadece spor hayatının değil, günlük aktivitelerin de aksamasına neden olabildiğini belirterek, "Spor sonrası şikayetlerin devamı durumunda; bağ kopması, kemik ödemi ve kıkırdak hasarı gibi ciddi sorunlar ortaya çıkabiliyor" dedi.

Spor yaralanmaları, en sık 20-50 yaş aralığındaki erkeklerde görülürken, sporla uğraşan herkes sakatlık yaşayabiliyor. Spor yaralanmalarının, sanılanın aksine profesyonel sporcular yerine, amatör sporcularda veya uzun süre sportif aktivitede bulunmayıp nadiren spor yapanlarda daha çok görüldüğünü söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Okan Özkunt, "Spor sonrası devam eden şikâyetler halinde bağ yaralanmaları hatta kopmaları, kemik ödemi, kıkırdak hasarları gibi durumların ortaya çıkabiliyor" diye konuştu.

Doç. Dr. Okan Özkunt, "Spor yaralanmalarının altında yatan en sık sebep, yeterince germe ve ısınma uygulanmamış kas ve eklemlere aşırı yük bindirilmesidir. Uzun süre antrenman veya müsabakada bulunmamış bireyler, birden yoğun aktivite içine girince hazırlıksız yakalanan kas, tendon, kıkırdak gibi yapılar zedelenebilir. Bölgesel olarak bakıldığında en sık yaralanmalar diz, ayak bileği ve omuz bölgelerinde görülür" diye konuştu.

Ayak bileği burkulması, kemik kırığına sebep olabilir

En sık spor yaralanmasının ayak bileği burkulması olduğunu belirten Doç. Dr. Okan Özkunt, "Ayak bileği burkulması basit bağ yaralanmasına yol açabildiği gibi kemik kırığına dahi sebep verebilir. Bunun yanı sıra talus denilen ayak bileği eklemini oluşturan kemikte kıkırdak yaralanmaları görülebilir. Diz bölgesinde basit bağ zedelenmelerinden tutun da, ön çapraz bağ yaralanmaları veya menisküs yaralanmaları görülebilir. Diz ağrısı, dizde şişlik, harekette güvensizlik hissi en sık görülen bulgulardır. Salon sporlarıyla uğraşan bireylerde ise dengesiz ağırlık çalışması nedeniyle omuz yaralanmaları sık görülmektedir. Omuz kuşağında kas yaralanmaları ve kısmi/tam yırtıklar görülebilir" ifadelerine yer verdi.

Spor yaralanmalarında yapılacak ilk müdahalenin sportif aktivitenin sonlandırılması olduğunun altını çizen Doç. Dr. Okan Özkunt, "Çok sıkı olmadan elastik bandaj uygulaması ve üzerinden buz tatbik edilmesidir. Yanlış bilinen uygulamalar aktiviteye devam edilmesi, yaralanan bölgeye masaj yapılması ve sıcak uygulanmasıdır. Spor yaralanmaları ciddiye alınması gereken durumlardır. Hasta özellikle ağrı şikâyetinin devam etmesi, yaralanma bölgesinde morarma, şişme ve uzvu kullanamama gibi durumlarda muhakkak ilgili sağlık kurumuna başvurmalıdır" açıklamasında bulundu.

Şikâyetlerin devam etmesi durumunda ortopedi uzmanına başvurulmalı

Ciddiye alınmayan ve zamanında düzgün tedavi edilmeyen yaralanmaların daha sonra sadece spor hayatının değil günlük aktivitelerin de aksamasına yol açacak sonuçlar doğurabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Okan Özkunt, "Spor yaralanmasına maruz kalan bireylerin şikâyetlerinin devamı durumunda muhakkak spor cerrahisi ile ilgilenen bir ortopedi uzmanına başvurmaları önemle tavsiye edilir" diye konuştu.

İHA

Editör: Ayşegül Keskin