'Kovid nedeniyle bu yıl Tip 1 Diyabet ve Çölyak gibi otoimmün hastalıklarda artış olabilir'

SALGINDA gelinen bir yıllık süreci değerlendiren İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, hastalık sonrası bir ila dördüncü yılında beklenen tip 1 diyabet, Çölyak gibi, çeşitli otoimmün hastalıkların bu yıl içerisinde artabileceğini söyledi.

15 Mart 2021 Pazartesi 09:42
'Kovid nedeniyle bu yıl Tip 1 Diyabet ve Çölyak gibi otoimmün hastalıklarda artış olabilir'

Salgında üçüncü dalgaya girildiğini de belirten Prof. Dr. Tükek, "Birinci dalgada yaşlı gruptan çok kayıp verdik. İkinci dalgada daha çok genç yaş kayıpları yaşadık. Üçüncü pik başladı ama riskli grup aşılamaları büyük ölçüde tamamlandığı için büyük bir kayıp yaşanmayacağını umut ediyorum. Yeni ilaç çalışmalarından da ümitliyim belki bu dalganın ortalarına doğru yeni ilaçlar çıkabilir" dedi. Türkiye'nin ilk Kovid hastalarından, 62 yaşındaki Zekavet Altay ise sırt ağrılarının bir yıldır geçmediğini, hala halsizlik çektiğini söyledi.

Salgının Türkiye'de başlamasından birkaç ay sonra ilk kez İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde açılan Kovid İzlem Merkezi'nde şimdiye dek 4 bine yakın hasta takip edildi. Dekan Prof. Dr. Tufan Tükek, bu hastalarda başlarda hastalık sonrası uzamış şikayetler arasında ishal gibi bulguların başı çektiğini ancak ikinci dalgadan sonra bu şikayetlerin yerini unutkanlık ve saç dökülmesi gibi belirtilerin aldığını vurguladı. Kovid sonrası bir ila dört yıllık bir süreçte beklenen bir takım hastalıklar olduğuna işaret eden Prof. Dr. Tükek, "Kovid'in neden olabileceği bazı otoimmün hastalıklar bekliyoruz. Onları henüz görmeye başlamadık ama 2021-2022 yılı içerisinde bu hastaları da görmeye başlayacağız. Otoimmün Tip 1 diyabet, Çölyak hastalığı, tiroid, otoimmün karaciğer hastalıkları gibi hastalıklarda artış yaşanabilir. Çünkü bu hastalıklarda tetiği çeken mekanizma virüs oluyor ve otoimmün hastalıklar etkilenebiliyor" dedi.

"Damar tıkanıklıklarını post kovid dönemde çok görüyoruz"

Bir yıla kadarki kısa dönemde ise daha çok post Kovid olarak tanımladıkları tablolarla karşılaştıklarını vurgulayan Prof. Dr. Tükek, "Bunlar içerisinde en sık karşımıza çıkan damar tıkanıklıkları oldu. Hakikaten dünyada da literatürde çok sayıda bildiriliyor bu durum. Akciğer, beyin, bacak ve kalp damar tıkanıklıklarına bu süreç içerisinde çok sık rastladık. Uzayan semptomlar anlamındaysa unutkanlık ve saç dökülmesi en çok üzerinde durduğumuz konular oldu. İlk dalga sonrası ishale de sık rastlardık ama artık onu görmüyoruz" diye konuştu.

İlk dalgada yaşlılar, ikinci dalgada gençler kaybedildi, üçüncü pik'e girdik"

İlk dönemde daha çok yaşlı popülasyondan kayıplar yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Tükek, ikinci dalgada genç nüfustan ölümlerin daha sık görüldüğünü vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi üçüncü pikin arifesindeyiz, hatta üçüncü pik başladı. İl bazında alınacak tedbirlere bu anlamda çok güveniyorum. Yoğun bakım hasta sayısı artmadan, hemen o anda müdahale edilirse, böyle bir intiba ediniyorum, ikinci dalgada gördüğünüz ölüm ya da yoğun bakım sayılarına ulaşmadan bu dalgayı atlatabileceğimizi düşünüyorum. Ayrıca 10 milyona yakın aşılama yapıldı. Daha çok risk grupları aşılandı. Üçüncü dalgada bu gruptan ölüm oranlarının daha düşük olacağını bekliyorum. Bu durumu ne değiştirir? Aşıdan kaçabilecek bir mutasyon. Bu mutasyonların bir kısmının aşılara karşı direnç oluşturma ihtimali var tabii. Bunu da yaşayarak göreceğiz."

"Molnupiravir'den çok umutluyum"

Salgının birinci yılında olmamıza rağmen henüz elimizde virüsü tam ortadan kaldıracak bir ilacın olmadığına işaret eden Prof. Dr. Tükek, "Ama geliştirilmekte olan ilaçlar var. Belki bu üçüncü pikin ortalarına doğru bunlar piyasaya çıkabilir. Hakikaten sonuçlarının çok iyi olduğunu duyuyoruz. Molnupiravir mesela öyle bir ilaç. Şu an çalışmaları yürüyor. Virüsün ağır seyretmesi ve enfeksiyon yapma kapasitesini ciddi anlamda azalttığına dair veriler var. Bu ilaç belki de dördüncü, beşinci dalgada bizim çok işimize yarayacak. Virüsü tamamen ortadan kaldırmak ya da grip benzeri bir hastalığa dönüştürmek ise ancak iyi bir ilaç ve toplumdaki bulaşıcılığının azaltılmasıyla mümkün. İnsanoğlu bu savaşı önünde sonunda kazanacak" diyerek sözlerini noktaladı.

"Bir yıl geçti sırt ağrılarım hala sürüyor"

Türkiye'de Kovid-19 teşhisi alan ilk hastalardan biri olan Zekavet Altay (62) geçtiğimiz yıl 21 Mart'ta Kovid nedeniyle hastaneye yatırıldığını anlatarak bir yıldır halen sırt ağrısı şikayeti çektiğini söyledi. Altay, yaşadıklarını şöyle anlattı: "İlk hastalardan biriyim. Zaten daha 8 kişi yeni vefat etmişti. Ondan sonra bir tane hocamız (Cemil Taşçıoğlu), vefat etmişti. O dönemlerde ben hastanede yatıyordum. 18 gün hastanede kaldım. Hastalığım bir sabah kalktığımda bayılmamla ortaya çıktı. Oğlumu kaldırdım, birdenbire sanki zehirlenmişim gibi ne suyun ne yemeklerin tadını alamamaya başladım. Sonra oğlum ambulans çağırdı ve hastaneye götürdüler. Test yapılana kadar tomografi çekildi ve tomografide belli oldu, hastalık ciğerlerime inmişti. Tek başıma bir odada 18 gün tedavi gördüm. Sürekli hava veriliyordu. Çocuklarımı ve torunlarımı çok özledim o dönemde. Bir yıl geçti hala nefesin kesiliyor, bir merdiven çıksam yoruluyorum, evin içinde yoruluyorum, nefes alamıyorum. Sırt ağrılarım hala devam ediyor. Hastalığı geçirdiğimden beridir çok sıkı önlemler alıyorum. Eldiveni çıkarmaya korkuyorum. Hastaneye gelmeden önce otobüste kullandığım eldiveni çıkardım, içeriye girerken başka eldiven taktım, şimdi buradan çıkarken de tekrar değiştireceğim. Tabii eve gittiğimde de ellerimi iyice yıkıyorum."

"İlk şikayetler aynı, hastalık sonrası semptomlar değişti"

Kovid İzlem Merkezi uzmanlarından Dr. Huzeyfe Arıcı ise Zekavet Altay'ın şimdiye dek dört kez kontrole geldiğini söyleyerek hastanın durumu ve bir yıllık süreci şöyle değerlendirdi: "İyileştikten sonra aralıklı olarak kontrollere gelmeye başladı. Kovid geçirdikten tam bir ay sonra, 3 ay aralıklarla toplam 4 defa geldi. Bir yıldır hala sebat eden şikayetleri var. Halsizlik, yorgunluk, çabuk yorulma ve saç dökülmesi. Bu hastamızda da sırt ağrısı şikayetleri var. Bunun için fizik tedavi ve ortopedi bölümlerine de gitti ama görüntülemelerinde bir anormallik saptanmadı. Kovid'de ilk şikayet semptomları 1 yıldır değişmedi. Hastalar hala benzer şikayetlerle hastaneye başvuruyor. Ancak hastalık geçirmiş kişilerde 1-2 ay ya da 3 ay sonra yaşanan şikayetlerde geçen yıla göre birtakım değişiklikler var. Bazı şikayetleri geçen yıla göre daha sık sık duymaya başladık. Biz bu merkezi açalı yaklaşık 1 yıl oldu, toplamda 3 bin 500-4 bin hasta gördük. Tüm bu zaman içerisinde Kovid geçirmiş hastalarda en sık gördüğümüz şikayet, hastalık sonrası halsizlik yorgunluk ve çabuk yorulmaydı. Ama geçen yıl Nisan Mayıs ayındaki hastalarda, bir ay sonrası yüzde 10 kadarında ishal şikayetini daha sık duyarken şimdi daha çok saç dökülmesi görüyoruz. Yüzde 10 kadarında bu şikayet var. bunun ardından ağrı kesicilere rağmen geçmeyen ve 8 haftaya kadar devam edebilen sırt ağrısı, son üç aydır da unutkanlık şikayetleri alıyoruz. İki üç gündür vaka sayıları artmaya başladı. Bunu sahada da acillerimizde direkt olarak görebiliyoruz. Ama bu artışın İzlem Polikliniği'ne yansıması genellikle 1,5-2 ay sonra oluyor. Çünkü hastalar iyileştikten sonra bize başvuruyorlar."

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.