Yaklaşık 6 yıldır restorasyon sürecinin devam ettiğini iddia eden çevre esnafı, adeta canından bezdi. Esnaf, hisara ait ziyaretçi otoparkının İBB tarafından işgal edildiğini vurgularken bu sebepten kaynaklı işlerinin iyice azalmasından dert yanarak yetkililerden yardım istedi.
İstanbul Sarıyer'de bulunan, Fatih Sultan Mehmet'in emriyle 90 günde tamamlanan boğazın incisi Rumeli Hisarı'nın kapısı İBB'nin yürüttüğü restorasyon nedeniyle yıllardır ziyaretçilere kapalı. İBB'nin yıllar önce devraldığı restorasyon çalışmalarının aradan geçen yıllara rağmen nihayete erdirilememesi başta esnaf olmak üzere bir çok vatandaşı isyan ettirdi. Özellikle restorasyon nedeniyle hisara ait ziyaretçi otoparkı İBB tarafından konteynerlerle kapatıldı. Ancak yıllardır çalışmalarda bir türlü sona gelinmeyip, hisarın kapısı ziyaretçilere de bir türlü açılmayınca çevre esnafının işleri azaldı işten çıkarmalar başladı. Bunların yanında çevreye yayılan kötü koku ve oluşan görüntü kirliliği karşısında esnaf durumdan dert yanarak yetkililerden yardım istedi.
"Burayı kendilerine ait özel bir ofis olarak ve 3-5 tane çalışanı için yatakhane olarak kullanıyorlar"
Yaklaşık 20 senedir Rumeli Hisarı bölgesinde çalıştığını belirten esnaf Eyüp Duralioğlu, ''Burada 6 yıldır bir mağduriyet yaşıyoruz. 6 yıl önce başlayan bir kale restorasyon çalışmasından dolayı buradaki bütün esnafların ortak kullanım alanı olan bir otopark tamamen bu restorasyonu yapan inşaat şirketi tarafından gasp edilmiş durumda. Ve yaklaşık 3 yıldır bu inşaat şirketi burada hiçbir faaliyet göstermemesine rağmen bu otoparkı tamamen gasp edip burayı kendine ait özel bir ofis olarak ve 3-5 tane çalışanı için yatakhane olarak kullanıyor. Bu da buradaki bütün esnafı otomatik olarak geriye doğru itiyor. Rumeli Hisarı Kalesi sadece bir kale değil. Rumeli Hisarı Kalesi'nin içinde faaliyet gösteren bir müze var ve yaklaşık 6 yıl önce Cumhurbaşkanımızın faaliyete geçirdiği restore edilmiş bir de mescit var. Bunlar şu an tamamen halka kapalı durumda. Bir inşaat durumu var ve inşaattan dolayı biz esnaf olarak burada büyük sıkıntılar yaşıyoruz" dedi.
"Burada bir inşaat yok. Keyfi bir gasp olayı var"
Restorasyondan kaynaklı git gide kazançlarının azaldığı belirten ve bu durum karşısında işten çıkarmalar yaptıklarını kaydeden Duralioğlu, "Bizim işletmemizin daha önce burada 50-60 arasında çalışanı varken, 6 sene içinde bu sayı 25-30'lara kadar düştü. 30 arkadaşımızla iş sonu yapmak zorunda kaldık. Onları işlerimizin düşmesinden dolayı istemeden göndermek zorunda kaldık. Bu sadece bizi ilgilendiren bir sorun değil. Burada 30'a yakın işletme var ve bütün işletmeler aynı durumdayız. Biz bir an önce yetkililerden bu duruma artık bir el koymasını istiyoruz. Burada bir inşaat yok. Keyfi bir gasp olayı var. Bir inşaat şirketi burada inşaat yapacağım diye ihale aldı. Tabelalarını koydu ve tabelaların şu an hiçbirinin olmamasına rağmen burayı tamamen gasp etti. Kendi özel amaçları için kullanıyorlar. Bu konuda devlet büyüklerinden, bu konuyla ilgilenen kim varsa onlardan yardım talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Konteyner yığınları ve kurdukları tuvaletin pislik giderleri var. ‘Bu konuyu bir çözün.' dedik. Onlar da bu olayı çözmediler"
Çevre esnafı olarak mağduriyetlerinin giderilmesi için parti gözetmeksizin bir çok temsilciyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyleyen Eyüp Duralioğlu, ''Bunların ilçe başkanlıklarına, il başkanlıklarına ve bizim bu tarafa gelen milletvekillerine de durumu ilettik. Onların da bu konuda mecliste konuşmaları, konuyla ilgili bilgilendirmeleri oldu fakat hala aynı durumu yaşıyoruz. Bu konuda biz tekrar iletiyorum, bütün siyasilerden, siyasi parti gözetmeksizin, burada bir tarih var. Burada Fatih Sultan Mehmet'in bize bıraktığı bir tarih var ve tarih yok oluyor. 6 yıldır bu tarih buradan yok olmuş durumda. Biz, tekrar söylüyorum, buradaki bütün işletmeler olarak ticari olarak zor durumdayız artı manevi olarak da hisar zor durumda. Herkesten yardım talep ediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bize pek bir dönüş gelmedi. Onlar bir dönüş sağlamadılar. Onlara da durumu ilettik. ‘Burada sizin kontrolünüz altında bir inşaat var ve bu inşaat bitmiyor. Bitmeyen inşaatın da kapısının önünde çöp yığınları, konteyner yığınları ve kurdukları tuvaletin pislik giderleri var. Bu konuyu bir çözün.' dedik. Onlar da bu olayı çözmediler ve bize hiçbir dönüş de sağlamadılar. Buradan onlara da sesleniyoruz. Burası sizin kontrolünüz altında. Biz de burada ticaret yapan insanlarız. Buradan ekmeğini kazanan insanlarız. Bizim ekmeğimize siz de sahip çıkmak zorundasınız. Lütfen bununla ilgilenin" dedi.





