AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti MKYK toplantısının ardından gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. DEM Parti’den Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik kullanılan ifadeleri eleştiren Çelik, bu yaklaşımı “ahlak dışı” olarak niteledi. Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik bu ifadeleri lanetliyoruz. Onların hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir ve bu kırmızı çizgi açıkça ihlal edilmiştir” ifadelerini kullandı. Daha düne kadar “terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedefinin vurgulandığını hatırlatan Çelik, bugün gelinen noktada kullanılan dilin samimiyetsizliğini eleştirdi.
“PKK TÜM ŞUBE VE UZANTILARIYLA FESHEDİLMELİ”
Konuşmasında “terörsüz Türkiye” hedefinin altını çizen Çelik, bu sürecin temel şartının PKK’nın tüm yapılanmalarıyla birlikte silah bırakması olduğunu söyledi. Çelik, “PKK’nın sadece bir kolunun değil; Suriye, Irak, İran yapılanmalarıyla ve Avrupa’daki illegal uzantılarıyla birlikte kendisini feshetmesi gerekmektedir” dedi. Her ülkenin kendi koşulları doğrultusunda farklı yöntemler uygulanabileceğini belirten Çelik, Suriye özelinde önceliklerinin kan dökülmemesi, Kürt vatandaşların haklarının garanti altına alınması ve terör vesayetinin sona erdirilmesi olduğunu ifade etti. Bu sürecin, Suriye’nin birlik ve bütünlüğü korunarak yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“TEK SURİYE, TEK ORDU”
Çelik, Suriye politikasında AK Parti’nin temel yaklaşımının “tek Suriye, tek ordu” ilkesi olduğunu belirtti. Esad döneminde yaşanan zulüm, inkâr ve asimilasyon politikalarının ardından, Suriye’de yaşayan tüm kesimlerin ülkenin geleceğine eşit ve onurlu biçimde katılması gerektiğini söyledi. Türkmenler, Araplar, Kürtler ile Müslümanlar, Hristiyanlar ve farklı mezheplerin Suriye’nin ayrılmaz parçaları olduğunu vurgulayan Çelik, hiçbir grubun dışlanmadığı kapsayıcı bir modelin desteklendiğini dile getirdi. AK Parti’nin bu yöndeki iradesinin net olduğunu kaydetti.
“DEAŞ’LA MÜCADELE KESİNTİSİZ SÜRMELİ”
Suriye’de DEAŞ’la mücadelenin tavizsiz sürdürülmesi gerektiğini belirten Çelik, terör örgütlerinin hangi isimle faaliyet yürüttüğünün bir önem taşımadığını söyledi. “Hangi harfleri kullanırsa kullansın, hiçbir terör örgütü bölgede varlık göstermemelidir” diyen Çelik, bu konuda uzun süredir açık uyarılar yaptıklarını ifade etti. 10 Mart Mutabakatı’nın önemine dikkat çeken Çelik, bu mutabakata uyulmaması nedeniyle sahada askeri gelişmeler yaşandığını belirtti. Terör örgütlerinin kayıplarının, etnik grupların kaybı gibi sunulmasının da bilinçli bir çarpıtma olduğunu söyledi.
“BATI’NIN NORM KOYMA KABİLİYETİ ÇÖKTÜ”
Küresel gelişmelere de değinen Çelik, Batı merkezli neoliberal düzenin ciddi bir kriz içinde olduğunu savundu. İnsan hakları ve hukuk devleti normlarının çifte standartla uygulandığını belirten Çelik, bu yaklaşımın uzun vadede Batı’yı da vuracağını söyledi. Avrupa’nın Afrika ve Asya’da uyguladığı politikalarla bugün itiraz ettiği pratikler arasında benzerlikler bulunduğunu dile getiren Çelik, Batı ittifakının artık bir “değerler ittifakı” olma vasfını kaybettiğini ifade etti. Çelik, dünyada siyasi ve ekonomik dengelerin köklü biçimde değiştiğini kaydetti.
GAZZE VE FİLİSTİN VURGUSU
MKYK’da Gazze konusunun da ele alındığını belirten Çelik, Filistin’i Filistinlilerin yönetmesi gerektiğini söyledi. Kalıcı barışın tek yolunun ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin kurulması olduğunu vurguladı. İsrail’in Gazze’ye yönelik uygulamalarını sert sözlerle eleştiren Çelik, uluslararası toplumun çifte standardına dikkat çekti. Türkiye’nin insani yardımlarının sürdüğünü belirten Çelik, Kobani’ye gönderilen yardımların da kesintisiz devam edeceğini ifade etti.
“KÜRTLERİ SAVUNMA ADI ALTINDA TERÖRE SAHİP ÇIKILIYOR”
Çelik, bazı çevrelerin “Kürtlere sahip çıkıyoruz” söylemiyle terör örgütlerini meşrulaştırmaya çalıştığını savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli’yi hedef alan bu yaklaşımın, en büyük Kürt düşmanlığı olduğunu belirten Çelik, bu dilin açıkça yalan olduğunu söyledi. Çelik, “Bu kırmızı çizgi ihlal edilmemeliydi” diyerek, terörsüz Türkiye hedefinin samimiyetle savunulması gerektiğini vurguladı.





