Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, "Dünya Kanser Günü" nedeniyle yaptığı açıklamada kanserin hem dünyada hem de Türkiye'de en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer aldığına dikkat çekti. Elkin, hastalığın toplumda hâlâ konuşulmaktan kaçınılan bir konu olduğunu belirterek, "Kanser, günümüzde kalp-damar hastalıklarıyla birlikte en sık ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Oysa kanserin önemli bir kısmı önlenebilir, erken tanı konulduğunda ise tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kanser, vücuttaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir hastalık grubudur. Günümüzde kanser vakalarının artmasının temel nedenleri arasında yaşam süresinin uzaması, çevresel faktörler, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam yer almaktadır" dedi.
Erken tanı kanserde tedavinin anahtarı
Erken tanının kanserle mücadelede belirleyici rol oynadığını ifade eden Elkin, zamanında yapılan taramaların yaşam süresini ve tedavi başarısını doğrudan etkilediğini kaydederek, "Kanserle mücadelede en kritik kavram erken tanıdır. Birçok kanser türü erken evrede saptandığında tamamen tedavi edilebilirken, geç tanı durumunda tedavi süreci hem zorlaşmakta hem de yaşam süresi kısalmaktadır" dedi.
Tarama programlarının ertelenmemesi gerektiğine dikkat çeken Elkin, erken tanıya yönelik yöntemleri şöyle sıraladı:
"Meme kanserinde düzenli mamografi, rahim ağzı kanserinde smear ve HPV testi, kolon kanserinde gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi ve prostat kanserinde uygun yaş grubunda PSA takibi hayat kurtaran tarama yöntemleridir. 'Hiçbir şikâyetim yok' düşüncesi, tarama programlarını ertelemek için bir gerekçe olmamalıdır."
Kanserle mücadele tedaviden önce başlıyor
Toplumda kanser denildiğinde çoğunlukla tedavi yöntemlerinin akla geldiğini belirten Elkin, modern tıbbın bu bakış açısını değiştirdiğini belirterek, "Toplumda kanser denildiğinde akla genellikle kemoterapi, radyoterapi ve büyük hastaneler gelir. Oysa modern tıp bize şunu açıkça göstermektedir: Kanserle mücadele, hastalık ortaya çıkmadan önce başlar. Aile sağlığı merkezleri, bireyin yaşam tarzını tanıyan, risk faktörlerini yakından izleyen ve koruyucu sağlık hizmetlerini sürekli sunabilen en önemli sağlık birimleridir" ifadelerini kullandı.
Kanserden korunmak mümkün
Bilimsel verilerin kanserden korunmanın mümkün olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Elkin, önlenebilir kanser oranına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Bilimsel veriler, kanserlerin yaklaşık yüzde 30-50'sinin önlenebilir olduğunu göstermektedir. Bunun yolu ise yaşam tarzı değişikliklerinden geçer. Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak, alkol tüketimini sınırlandırmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, ideal kiloyu korumak, güneşin zararlı ışınlarından korunmak ve aşılanabilir kanserler için (HPV, Hepatit B) aşıları ihmal etmemek kanseri büyük oranda önleyebilir."
"Farkındalık gerçekten hayat kurtarır"
Toplumsal bilincin önemine dikkat çeken Elkin, kanserle mücadelenin temel mesajını, "Kanserle mücadele, hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkmadan önce başlar. Düzenli kontroller, tarama programlarına katılım ve doğru bilgiye ulaşmak bu mücadelenin temel taşlarıdır. Bilinç, erken tanı ve korunma ile bu hastalığın seyri değiştirilebilir. Çünkü farkındalık, gerçekten hayat kurtarır" diyerek özetledi.