Hayatımızda bazen öyle olaylar yaşanır ki bunları yalnızca tesadüfle açıklamakta zorlanırız. Uzun zamandır görmediğimiz birinin tam da onu düşündüğümüz anda karşımıza çıkması, aradığımız bir cevabı hiç beklemediğimiz bir kitabın satırlarında bulmamız ya da birbirinden bağımsız görünen olayların şaşırtıcı biçimde örtüşmesi…

Peki, bütün bunlar gerçekten birer rastlantı mı, yoksa hayatın içinde fark edilmeyi bekleyen daha derin anlamlar mı var?

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Murat Uludağ, Foliant Yayınları etiketiyle yayımlanan “Tesadüf mü? Tevafuk mu?” adlı kitabında bu sorunun izini sürüyor.

Seçilen Portre 2

“İlahi Plan, Kuantum ve Eşzamanlılık Üzerine Yaşanmış Hikâyelerle Bir Yolculuk” alt başlığını taşıyan eser, tevafuk kavramını yalnızca dinî bir perspektiften değil, psikoloji, felsefe ve modern fiziğin sunduğu farklı düşünce alanları üzerinden de ele alıyor.

Uludağ, kuantum fiziğindeki belirsizlik ve olasılık kavramlarından hareketle evrenin işleyişine ilişkin felsefi sorular sorarken, İsviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung'un “eşzamanlılık” (senkronisite) yaklaşımına da geniş yer veriyor.

Jung'un aralarında doğrudan neden-sonuç ilişkisi bulunmayan ancak kişi için anlam taşıyan olayları açıklamak üzere geliştirdiği eşzamanlılık kavramı, kitabın temel düşünsel dayanaklarından birini oluşturuyor.

Yazar, bu yaklaşımı İslam düşüncesindeki tevafuk anlayışıyla birlikte değerlendirerek bilimsel kavramlar, manevi yorumlar ve insanın anlam arayışı arasında bir düşünce köprüsü kurmayı amaçlıyor.

Eseri dikkat çekici kılan özelliklerden biri, teorik tartışmaların yazarın kendi hayatından aktardığı olaylarla desteklenmesi.
Uludağ, yaşadığı ve anlamlı bulduğu karşılaşmaları not etmeye başlamasının ardından kısa sürede çok sayıda örnek biriktirdiğini anlatıyor.

Başlangıçta ayda ancak birkaç kez karşılaşabileceğini düşündüğü bu tür olayların, dikkatini verdikçe günlük yaşamının önemli bir parçası hâline geldiğini ifade ediyor.

Kitap-6

Uludağ'ın anlatısında bu tür olaylar yalnızca şaşırtıcı karşılaşmalar değil; insanın yaşadıklarını yeniden düşünmesine ve manevi farkındalığını geliştirmesine vesile olan deneyimler olarak öne çıkıyor.

Eser, kişisel anıların ötesine geçerek farklı dönemlerden ve düşünce geleneklerinden örnekleri de bir araya getiriyor.
Mark Twain ve Halley Kuyrukluyıldızı arasındaki tarihsel denk gelişten Titanic ve Titan hikâyesine, Mevlânâ ve İbnü'l-Arabî'nin düşüncelerinden İslam tarihindeki olaylara kadar geniş bir çerçeve çiziliyor.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde evrenin oluşumu, galaksiler, gezegenler ve kozmik düzen de tevafuk kavramı çerçevesinde yorumlanıyor.

Uludağ, bilimsel olguları manevi ve felsefi bakış açılarıyla birlikte ele alarak okurları evrendeki düzen, insanın bu düzen içindeki yeri ve yaşamın anlamı üzerine düşünmeye çağırıyor.

HER DENK GELİŞ BİR İŞARET Mİ?

Kitapta yalnızca tevafukların anlamı değil, insan zihninin rastlantılar arasında bağlantı kurma eğilimi de tartışılıyor.

Uludağ, psikolojide “apofeni” olarak adlandırılan, rastgele olaylarda anlamlı örüntüler görme eğilimine dikkat çekiyor. Her olayı kesin bir mesaj olarak değerlendirmenin sağlıklı karar verme süreçlerini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

Bu noktada eserin önemli vurgularından biri, sezgi ile akıl arasındaki dengenin korunması.

Yazar, insanın yaşadığı olayları anlamlandırırken hem içsel farkındalığını hem de gerçeklik değerlendirmesini kullanması gerektiğini savunuyor.

Doç. Dr. Murat Uludağ'ın kitabı, kesin cevaplar sunmaktan çok okurun kendi deneyimleri üzerine düşünmesini hedefleyen bir anlatı ortaya koyuyor.

Eserde tevafuklar; insanın hayata karşı hayret duygusunu yeniden kazanmasına, yaşadığı zorlukları farklı bir açıdan değerlendirmesine ve gündelik hayatın içinde çoğu zaman gözden kaçırdığı ayrıntıları fark etmesine yardımcı olabilecek manevi deneyimler olarak yorumlanıyor.

Tıp alanındaki akademik birikimini felsefe, edebiyat ve tasavvufa duyduğu ilgiyle birleştiren Uludağ, okurlarını yalnızca dış dünyada olup bitenlere değil, kendi iç dünyalarına da bakmaya çağırıyor.

Nisan 2026'da Foliant Yayınları tarafından yayımlanan “Tesadüf mü? Tevafuk mu?”, hayatındaki şaşırtıcı karşılaşmaların anlamını merak eden ve bilim, inanç, felsefe arasındaki ilişkileri sorgulamak isteyen okurlara sesleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi