We Are Social ve Meltwater tarafından hazırlanan Dijital 2025 Türkiye Raporu’na göre, Türkiye’de aktif internet kullanıcısı sayısı 77,3 milyona, sosyal medya kullanıcı sayısı ise 60 milyona yaklaştı. İnternet ve sosyal medya kullanımının hızla artmasıyla birlikte ekran başında geçirilen süre de yükseldi. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sarphan Uzunoğlu, yapay zekâ ile üretilen yanıltıcı ve manipülatif içeriklere karşı uyarılarda bulundu. Sosyal medya platformlarının doğruluktan çok etkileşimi ödüllendirdiğini belirten Uzunoğlu, düşük kaliteli ve duygusal tepki üreten içeriklerin bu nedenle daha görünür hale geldiğini söyledi.

Düşünme değil hızlı tepki verme

Platformların bir yandan regülasyon baskısı, diğer yandan ise etkileşim odaklı iş modelleri arasında sıkıştığını dile getiren Uzunoğlu, bu durumun “tarafsız aracı” söylemini zayıflattığını ifade etti. Kullanıcıların içeriklerin gerçekliğini sorgulayacak zaman ve dikkatten yoksun bırakıldığını vurgulayan Uzunoğlu, dijital ortamların düşünmeye değil, hızlı tepki vermeye yönlendirdiğini söyledi. Özellikle çocuklar ve gençlerin bu durumdan olumsuz etkilendiğini kaydeden Uzunoğlu, “Algoritmaların en çok etkileşim alan içerikleri öne çıkardığı bir ortamda gerçeklik, görünürlükle karıştırılıyor. Bu da eleştirel düşünmenin zayıflamasına ve yüzeysel algının normalleşmesine yol açıyor” dedi.

Sansür değil kamusal sorumluluk

Ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Uzunoğlu, çocukları dijital dünyadan izole etmek yerine içerikler üzerine birlikte düşünmenin ve sorgulamanın daha sağlıklı olduğunu ifade etti. Platformların çocuklara yönelik algoritmalarının şeffaflaştırılması ve yaşa duyarlı sistemlerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Uzunoğlu, bunun sansür değil kamusal sorumluluk olduğunu söyledi.

Kaynak: İHA