Türkiye'de ve Ege Bölgesi'nde yağışların başlamasına rağmen meteorolojik, hidrolojik ve tarımsal kuraklığın etkileri sürüyor. Türkiye'nin son yılların en ciddi meteorolojik kuraklık süreciyle karşı karşıya olduğunu belirten TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, yağışların alarm verdiğini, hidrolojik kuraklığın eşiğinde olunduğunu dile getirdi. İlkbahar ve sonbahar aylarında yaşanan yağış eksikliğinin kuraklık riskini ülke geneline yaydığını ifade eden Yüksel, "Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 2025 yılı yağış değerlendirmelerine göre, 1 Ekim 2024-30 Eylül 2025 dönemini kapsayan 2025 su yılı yağışları, Türkiye genelinde metrekareye ortalama 422,5 kilogram olarak gerçekleşti. Bu değer, metrekareye 573,4 kilogram olan yağış normaline göre yüzde 26,3 azaldı. 2024 su yılı yağışlarına göre ise yüzde 29,2 düşüş kaydedildi" dedi.
Türkiye geneli 2025 su yılı kümülatif yağışları, tüm aylarda normallerin ve geçen yıl yağışlarının altında seyretti.
Yağışlarda normaline göre yüzde 28, 2024 su yılına göre yüzde 14 azalma gerçekleşti. Bölge genelinde yağışlar son 6 yıldır normalin altında seyrediyor. Ege Bölgesi'nde en fazla yağış alan il, metrekareye 744,8 kilogram ile Muğla, en az yağış alan il ise metrekareye 322,7 kilogram ile Afyonkarahisar.
Yüksel, yağışın en fazla beklendiği aralık ve ocak aylarında ortalamaların altında kalındığını söyledi. Kuraklığın etkilerinin İzmir'de daha sert hissediliyor.
Büyükşehirlerde ortalama sıcaklıklar kırsala göre 1 ila 3 derece daha yüksektir. Artan sıcaklıklar buharlaşmayı hızlandırır. Betonlaşma ve yoğun yapılaşma 'kentsel ısı adası' etkisini artırarak yağış oluşumunu da olumsuz etkiler. Yağış olsa bile kısa ve düzensiz olur.