Günümüzün yaygın hastalıklarından biri de obezite. Daha çok gelişmiş ülkelerde görülen obezite hakkında çeşitli bilgilendirmelerde bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Şükrü Çolak, geçmişten beri gelen bir problem olmasına rağmen giderek arttığından bahsetti. Özellikle Türkiye’de şehirleşme sonrası bu oranların daha da arttığının altını çizen Doç. Dr. Çolak, "Beslenme şekli, besinler, şehir hayatı ve endüstrileşme, köyden kopup şehre gelme, şehre geldikten sonra beslenme şeklinin değişmesi, çalışma hayatının ve sosyal hayatın değişmesi obeziteyi artıran etmenlerdir" açıklaması yaptı.

"Kadınlarda endometrium, erkeklerde kolon tümörüne sebebiyet veriyor"

Obezitenin yol açtığı olumsuzlukları anlatan Doç. Dr. Çolak şunları söyledi:
"Diyabet ve hiperlipidemiye neden olabilir. Bunun yanında hareket kısıtlaması ve tansiyona da yol açıyor. Ama daha ciddi problemlere de yol açabiliyor. Şunu biliyoruz ki bazı kanserlerin altta yatan sebeplerinden biri şişmanlıktır. O nedenle şişmanlık; özellikle kadınlarda endometrium, erkeklerde kolon tümörüne sebep oluyor. Bunun yanında bazı hastalarda da solunum problemleri, özellikle gece nefes alamama, uyku apne sendromu gibi durumlara sebep olduğundan gece uykusunda hayatını kaybeden insanların sayısının da az olmadığını biliyoruz. Obeziteyi toplu değerlendirmek gerekiyor. Hafiften ağıra kadar geniş bir yelpazede geniş bir rahatsızlığa neden oluyor."

"Her zaman ilk seçenek ameliyatsız yöntemlerdir"

Obezite tedavisinde her zaman ilk seçeneğin ameliyatsız yöntemler olduğunun altını çizen Doç. Dr. Çolak, "Hastaların bu yöntemleri denemesini istiyoruz. Sonucuna göre hareket ediyoruz. Eğer hasta diyetle yapamıyorsa mide balonu, onun yanında mide botoksu gibi ameliyatsız yöntemler uyguluyoruz. Bunlardan başarı elde edilemiyorsa ya da bunu birkaç kere denediğinde hastada yineleyen kilo almalar söz konusuysa o zaman cerrahi tedavi gündeme geliyor. Cerrahi tedaviler arasında midenin alınması, mide ile bağırsak arasında yapılan ekstra yollarla ameliyat çeşitlerimiz söz konusudur. Aslolan hastaya sağlıklı kilo verdirmektir. Ama şunu söyleyebiliriz; cerrahi yöntem güvenli ve garantili kilo verme yöntemlerindendir" açıklamasını yaptı.

"Tedavisi geçmişe göre gelişti"

Bazen bu operasyonlar sonrası haberlerde ya da sosyal medyada hayatını kaybedenlerin görüldüğüne değinen Doç. Dr. Şükrü Çolak şu şekilde konuştu:

"Ancak geçmişe göre şimdiye baktığımızda yöntemler değişmeye ve gelişmeye başladı. Önceden açık ameliyatlar vardı. Sonra kapalı ameliyatlar devreye girdi. Bunların devreye girmesiyle doktorların bu konuda tecrübeleri artmaya başladı. Çok sayıda ameliyat yapılmaya başlandı. Böylece yapılan eksiklikler değerlendirildi ve günümüze baktığımızda tabii ki komplikasyon oranı minimum seviyeye inmiş bulunmaktadır. Kaçak ya da kanama gibi riskler var. Ama bu riskler, insanlarımızın düşündüğü gibi yüksek oranda değil. Ameliyat başlı başına her koşulda bir risk içeren bir durumdur. Obezitede cerrahi tedaviyi öneriyorsanız risk konusunda hastayı bilgilendirmeniz gerekiyor. Bunu da hastanın kabul etmesi gerekiyor. Çok ciddi problemlerle şu anda günümüzde karşılaşmamaktayız. O nedenle zaten güvenli bir yöntem olduğu ifade edilmektedir."

"Artık çocuklarda da sık görülüyor"

Geçmişte çocuklarda obezitenin sık görülmediğinin altını çizen Doç. Dr. Çolak, "Ama özellikle pandemide evde kalma ve okula gitmemelerinden, bilgisayar başında vakit geçirmelerinden ve yeme alışkanlıklarının değişmesinden dolayı çocuklarda da son dönemlerde sıklıkla görmeye başladık" dedi.

Doç. Dr. Şükrü Çolak, "Yemek yemek güzel ve insanı mutlu eden eylemdir. Ancak dengede kalmak sağlık açısından sağlıklı bir şekilde yemek tüketmek, gerekli olan yiyecekleri tüketmek, fazlasını tüketmemek bizim mutluluğumuz açısından önemlidir" önerisinde bulunarak sözlerini tamamladı.
İHA

Editör: Ayşegül Keskin