Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerinin tamamlandığını, Somali'de uzay limanının inşaatına başlandığını açıkladı. Yaklaşık 3,5 tonluk Ay uzay aracının yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olduğunu belirten Erdoğan, uzayın silahlandırılmasının insanlığın ortak geleceğine yönelik açık bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Antalya'da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi'nin (IAC 2026) resmi açılış programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da böylesine kapsamlı bir organizasyonda misafirleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Erdoğan, “77'nci Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle dünyanın 111 ülkesinden Türkiye'ye teşrif eden siz değerli dostlarımıza ‘hoş geldiniz’ diyorum. Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz, halklarımız ve insanlığın ortak geleceği açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kongrenin düzenlenmesine destek olan, bu önemli uluslararası etkinliğin icrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. 'Dünyanın Daha Fazla Uzaya İhtiyacı Var' temasıyla tertiplenen kongre kapsamındaki etkinliklerin yeni iş birliklerine kapı aralamasını diliyorum" dedi.

E R D O G A N A Y U Z A Y A R A C I N I N U R E T I M I N I T A M A 1539296 458088

'UZAYDA YER EDİNMEK, YERYÜZÜNDE HAYATI İYİLEŞTİRMEKTİR'

Haberleşmeden güvenliğe, ekonomiden ulaşıma, tarımdan afet yönetimine kadar insanlığın her alanda katettiği mesafenin temelinde bilim ve teknolojinin bulunduğunu belirten Erdoğan, bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alanın uzay olduğunu söyledi. Erdoğan, “Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek, aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor. Kongre münasebetiyle yapılacak toplantı, görüşme, sunum ve istişarelerin bu minvalde ufkumuzu aydınlatan tartışmalara vesile olacağına inanıyor, değerli fikirleriyle kongreye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum. Türk milleti olarak gökbilimlerinde fevkalade zengin bir birikimi tevarüs ediyoruz. Atalarımız asırlar boyunca Türkistan coğrafyasının uçsuz bucaksız bozkırlarında Güneş'in ve Ay'ın hareketlerini takip ettiler, kayıt altına aldılar, yıldızların dilini çözmeye çalıştılar" diye konuştu.

GÖK BİLİMLERİNDE 15 ASIRLIK BİRİKİM

Bilim tarihinde 6'ncı yüzyılda yaşamış Göktürkler döneminden astronomik gözlemler ve takvim bilgisine ilişkin önemli izlerle karşılaşıldığını anlatan Erdoğan, “Esasında tek başına Göktürk ifadesi dahi milletimizin gökyüzü ile kurduğu güçlü bağın mahiyetini göstermesi açısından yeterlidir. Kökleri 15 asır öncesine uzanan bu ilgi, milletimizin İslam'la müşerref olması akabinde daha kurumsal bir hal almıştır. Bağdat'tan Şam'a, Semerkant'tan Buhara'ya, Meraga'dan Kurtuba'ya, Kahire'den İstanbul'a uzanan geniş medeniyet havzamızdaki pek çok âlim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır. İlim ve bilim insanlarımız devrin karanlığında yol ve yön arayan insanlığı aydınlatmak üzere yeni kandiller yakmıştır. Düşünürlerimiz, bilginlerimiz o dönemlerde ilm-i heyet olarak adlandırılan astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır" dedi.

ALİ KUŞÇU'DAN TAKİYÜDDİN'E BİLİM MİRASI

Astronomi alanında önemli keşiflere imza atan bilim insanlarına değinen Erdoğan, “Mesela ayın evrelerini hesaplayıp haritasını ilk çıkaran Ali Kuşçu'dan, 16'ncı yüzyılda âlemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmî keşiflere imza atmıştır. Trigonometri ilminin babası, ekliptik ile ekvator arasındaki mesafeyi ilk kez gerçeğe en yakın hesaplayan Takiyüddin ise 16'ncı yüzyılda İstanbul'da rasathane kurarak bu geleneği daha da ileri taşımıştır. İsimlerini burada tek tek sayamayacağımız binlerce bilim insanımız daha sonra gökyüzünün sırlarını çözmek için büyük uğraşlar vermiştir" diye konuştu.

'UZAY YARIŞINDA GERİ KALMAYA MÜSAADE ETMEDİK'

Prof. Dr. Fuat Sezgin'in gayretleriyle kurulan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nin bu zengin mirasa ışık tuttuğunu belirten Erdoğan, İstanbul'a yolu düşen misafirlere müzeyi ziyaret etmelerini tavsiye etti. Erdoğan, “Bir taraftan sahip olduğumuz bu zengin ve köklü mirasla gurur duyarken diğer taraftan bunu daha da zenginleştirmeye gayret ediyoruz. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz günden itibaren her alanda geçmişle gelecek arasında güçlü köprüler kurmaya çalıştık. Tarihten ilham alarak bugüne ve yarına nasıl yön verebileceğimizi, nasıl mührümüzü vurabileceğimizi, geleceğin dünyasında hak ettiğimiz yeri nasıl alabileceğimizi planlamanın çabasında olduk. Hedeflerimizi belirledik, kurumlarımızı güçlendirdik, insan kaynağımıza yatırım yaptık, sanayimizi harekete geçirdik. Üniversitelerimizi ve araştırma altyapımızı destekledik. Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik" dedi.

'KENDİ UYDUSUNU ÜRETEN NADİR ÜLKELERDEN BİRİYİZ'

Engellere ve zorluklara rağmen kısa sürede kayda değer mesafe aldıklarını söyleyen Erdoğan, “Bugün Türkiye kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biridir. İMECE ile yüksek çözünürlüklü yer gözlem alanında önemli bir kabiliyet kazandık. Göktürk uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif kapasitesini artırdık. TÜRKSAT 5A ve TÜRKSAT 5B'yi başarıyla uzaya gönderdik. 2024 yılında ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı uzaya fırlattık ve hizmete aldık. TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki öz güvenini de teyit etmiştir. Tabii burada şunun da altını çiziyorum; bizim için uzay sadece uydulardan ibaret değildir. Uzay araştırmaları ve insanlı uzay faaliyetleri de Milli Uzay Programımızın önemli unsurları arasında yer alıyor" diye konuştu.

'DAHA NİCE ASTRONOTUMUZU UZAYA GÖNDERECEĞİZ'

Türkiye'nin insanlı uzay görevlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Alper Gezeravcı'nın 2024 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilmesiyle Cumhuriyet'in ilk insanlı uzay misyonunun gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan, “Ardından Tuva Cihangir Atasever'in yörünge altı araştırma uçuşuyla mikro yer çekimi araştırmalarında yeni bir tecrübe kazandık. Bunlar ülkemiz için son derece anlamlı ama yeterli olmayan adımlar. Biz daha büyük hedeflerin peşinden koşuyoruz. Elde ettiğimiz bu tecrübeyi çok daha yukarılara taşımanın gayreti içindeyiz. İnşallah Türkiye insanlı uzay çalışmalarında daha nice görevi başarıyla gerçekleştirecek, nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir. 2021 yılında açıkladığımız Milli Uzay Programımızın en heyecan verici hedeflerinden biri de Ay'dır. Bundan 5 sene önce programı açıklarken Ay'a gitme hedefi koymuş, bunu da milletimizle paylaşmıştık" dedi.

'AY UZAY ARACININ ÜRETİMİNİ TAMAMLADIK'

Ay'a gitme hedefinin küçümseyici eleştirilere konu olduğunu belirten Erdoğan, atılan adımlarla bu iddiayı hayalden çıkarıp somut bir programa dönüştürdüklerini söyledi. Erdoğan, “Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık. Şimdi sistem seviyesi çevresel testlerimizi gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır. Daha da önemlisi İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi projelerde kazandığımız mühendislik tecrübesini Ay görevimize aktarıyoruz. Yani her seferinde sıfırdan başlamıyor, bir önceki görevde kazandığımız bilgi ve tecrübeyi bir sonraki hedefimize taşıyoruz. Günümüzde uzayda var olmak için yalnızca uydu üretmek yetmez, uzaya erişebilmek de gerekir" diye konuştu.

'SOMALİ'DE UZAY LİMANININ İNŞAATINI BAŞLATTIK'

Milli Uzay Programı'nda uzaya erişim ve uzay limanı hedefini özel bir yere koyduklarını belirten Erdoğan, “Türkiye'nin coğrafi şartlarını da dikkate alarak dost ve kardeş Somali ile uzay alanında tarihi bir iş birliğinin temellerini atıyoruz. Somali'de hayata geçireceğimiz uzay limanının inşaat çalışmalarını başlattık. Bu stratejik projenin hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Projemizde Türkiye'nin uzaya erişim kapasitesini geliştirme yanında Afrika kıtasının uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bizim ilkemiz şudur; uzay yarışı birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olamaz. Böyle olmamalı, böyle görülmemelidir. Aynı şekilde uzay, önden gidenin el koyduğu bir ganimet de değildir" dedi.

'UZAYI SİLAHLANDIRMAK İNSANLIĞIN GELECEĞİNE TEHDİTTİR'

Uzayın silahlanma yarışının bir aracı haline getirilmesine karşı olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Özellikle uzayı silahlandırmak ve burayı silahlanma yarışının aracı haline getirmek fevkalade yanlıştır. Dahası tehlikelidir. İnsanlığın ortak geleceğine yönelik aleni bir tehdit oluşturmaktadır. Bunun son dönemde yaygınlık kazandığını görüyor ve doğru bulmuyoruz. Türkiye olarak uzayın imkânlarından daha fazla ülkenin yararlanmasını istiyoruz. Daha fazla ülkenin bilim üretmesini, daha fazla gencin uzay teknolojilerine erişmesini, daha fazla girişimcinin küresel uzay ekonomisine katılmasını arzu ediyoruz. Şurası bir gerçek ki uzay, teknoloji kapasitesi ne olursa olsun bir ülkenin tek başına şekillendirebileceği bir alan olmaktan çıkmış, ortak hedefler etrafında birlikte hareket etmeyi gerektiren küresel bir alana dönüşmüştür" diye konuştu.

ANTALYA DEKLARASYONU'NA İMZA ÇAĞRISI

Uluslararası Uzay Kongresi'nin dünyanın dört bir yanından uzmanları bir araya getirmesini, ortak geleceği birlikte şekillendirmek açısından son derece kıymetli bulduklarını belirten Erdoğan, “Uzayın geleceği aynı zamanda devletlerin, parlamentoların ve uluslararası kuruluşların ortaya koyacağı ortak irade ile şekillenecektir. Bu minvalde Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu'nu imzalayan tüm katılımcılara teşekkür ediyor, henüz imzalamayan dostlarımızı da bu adımı atmaya davet ediyorum. Bugün Türkiye'nin uzay alanındaki en büyük gücü sadece sahip olduğu uydular veya geliştirdiği teknolojiler değildir. En büyük gücümüz genç ve nitelikli insan kaynağımızdır. Mühendislerimizle, bilim insanlarımızla, girişimcilerimizle ve bunları aynı hedef etrafında buluşturan siyasi irademizle hedeflerimize doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz" dedi.

'TEKNOFEST KUŞAĞI DÜNYA İLE YARIŞAN PROJELER GELİŞTİRİYOR'

Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'da farklı yaş gruplarındaki gençlerin heyecanına şahitlik ettiğini anlatan Erdoğan, “81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takımın başvurduğu bu muazzam teknoloji festivali, gelecek adına umutlarımızı daha da artırdı. Umutlarını, heveslerini, iştiyaklarını kırmaya dönük her türlü kampanyaya rağmen TEKNOFEST kuşağı olarak yetişen pırıl pırıl gençlerimiz bugün roketlerden uydulara, yapay zekadan uzay teknolojilerine kadar pek çok alanda dünya ile yarışan projeler geliştiriyor. İnşallah bu gençler bizim açtığımız yoldan ilerleyerek yarının astronotları, mühendisleri, bilim insanları ve uzay girişimcileri olacaklar. Milli Uzay Programımızın diğer hedeflerini onlar gerçeğe dönüştürecekler. Zengin bir tarihi birikim ve güçlü bir irade ile yürüdüğümüz bu yolda daha kat edecek çok mesafemiz var" diye konuştu.

'HEDEFİMİZDEN SAPMAYACAĞIZ'

Türkiye'yi küresel uzay ekosisteminin güçlü ve saygın aktörlerinden biri haline getirene kadar hedeflerinden sapmayacaklarını belirten Erdoğan, “Biz bu yolu tek başımıza değil, işte bugün burada olduğu gibi bizimle aynı ideallere inanan dostlarımızla birlikte yürümek istiyoruz. Ev sahipliğimizde düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nin bu ortak zemini büyütmek için çok anlamlı bir fırsat olduğuna inanıyorum. Bu düşüncelerle kongremizin ülkelerimizle birlikte tüm insanlık için hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum. Kongre vesilesiyle ülkemizi ve Antalya'mızı teşrif eden tüm dostlarımıza tekrar hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Türkiye Uzay Ajansımız ve Uluslararası Astronotik Federasyonu başta olmak üzere tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum. Sizlerden ülkelerinizdeki tüm dostlarımıza bizden kucak dolusu selam götürmenizi rica ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum" dedi.

ASTRONOTLARLA FOTOĞRAF

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, 16’ncı yüzyıl Osmanlı bilim ve astronomi mirasını ve Takıyyüddin er-Râsıd’ın İstanbul Rasathanesi’ndeki çalışmalarını temsil eden, Şehinşâhnâme-i Murâd-ı Sâlis’te yer alan minyatürden esinlenerek hazırlanan eser takdim edildi. Ardından hem kongrenin düzenleyici kurumları hem de kongreye katılan astronotlarla IAC 2026 aile fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi. (DHA)