İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ‘Bağımlılığa Dur De: Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele Paneli’ne katıldı. İletişim Başkanı Duran burada gerçekleştirdiği konuşmada, panel konusu olan bağımlılığın, her ne türde olursa olsun, insanın kendini tükettiği bir alan olduğuna değinerek, "Her bir birey için çok ciddi ailevi ve toplumsal sonuçlar doğurur. İnsanın kendinden başlayarak bütün bir çevresini çürüten bağımlılık, hiçbir surette; bir özgürlük alanı, bir tercih meselesi olarak algılanamaz" diye konuştu.


Dijital çağda, insan davranışlarını dönüştürürken bağımlılık biçimlerini de tekrar tekrar tanımlayarak bu dönüşüm sürecini devam ettirdiğini aktaran Duran, "Eskiden bağımlılık dediğimizde aklımıza kimyasal bağımlılıklar gelirdi. Şimdi ise bu bağımlılıkların yanına eklenen davranışsal bağımlılıklar eklendi ve giderek de daha yaygın hale gelmeye başladı. Eskiden mekana bağlı kumar bağımlılığı vardı bunu fiziksel erişim kısıtlanarak kontrol altında tutulabiliyordu. Bugün ise bir kırılma yaşıyoruz. Artık küresel ağların ve algoritmik tasarımların ürünü olan dijital kumardan bahsediyoruz. Mobil araçların ‘sürekli erişebilirlikle’ oluşturduğu ‘anlık tatmin’ ve ‘ödüllendirme’ hayatın her alanına sirayet ediyor. Yüksek erişim ve ‘anonimlik’ yani kişinin gerçek hayatta kumar oynuyor olarak etiketlenmemesi bir yandan bağımlılığa eşlik eden yalnızlaşma duygusunu da beslemektedir. Uygulamaların ‘sonsuz akışı’ bireylerin sanal dünyadaki ‘sahte cennetini’ gerçek hayatta felakete dönüştürebiliyor. Literatürde ‘karanlık desenler’ olarak adlandırılan bu ‘oyunlaştırılmış uygulamaların’ tasarım stratejileri, kullanıcıları sonsuz olarak akışta tutmayı hedefliyor. İnsan zihninin çalışma şeklini çeşitli stratejilerle manipüle eden bu tasarımlar maalesef modern toplumların karşı karşıya kaldığı yeni bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor. Araştırmalar gösteriyor ki; dijital kumar ve sanal bahis, ‘borçlanmaya dayalı şiddet vakalarını, artan suç oranlarını ve intiharları da’ ne yazık ki beslemektedir. Yeşilay Cemiyeti’nin 2025 yılı verilerine göre dijital kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların sayısının geçmiş yıllara göre çok keskin bir artış gösterdiği dikkatlerden kaçmamakta. Maalesef, yine bu verilere göre dijital kumar ve sanal bahis; ‘en büyük sermayemiz, en büyük gücümüz olan’ gençlerimizi de tehdit etmektedir. Elbette devletimiz, gençlerimizi bu sanal tacirlerin dünyasında savunmasız bırakmayacak ve bağımlılığa dur diyecektir" ifadelerini kullandı.

Yasa dışı bahis ve kumarın görece yeni bir alan olsa da çok iyi anlayıp tahlil edilmesi gereken bir mesele olduğuna değinen Duran, şöyle konuştu:

"Bu alanın her daim bir tek kazananı var. O da algoritmalarla bu sistemi tasarlayan mecraların ta kendisi. Bu mecralar, kişilerin felaketlerinden kendilerine ‘yeni finans’ alanları açıyorlar. Sonuç ise toplumsal yıkım, yıkılan yuvalara, sönen ocaklara, kaybolan hayatlar. Bu sebeple yasa dışı bahis ve kumar sadece bir maddi istismar alanı değildir. Toplumu topyekûn hedef alan bir ahlaki çöküş olarak görülmelidir. Elbette aklımıza ilk gelen tedbir bu mecralara erişimi engellemek ve çeşitli yasaklamalar oluyor. Nitekim bu alanın ortaya çıkardığı sınamalar karşısında dünyada üç temel yaklaşımın öne çıktığını görüyoruz, birincisi tamamen yasaklamayı tercih edenler, ikincisi düzenleme ve lisanslama yoluna gidenler, üçüncüsü bu alanı doğrudan devlet denetimi altında tutmayı tercih edenler. Yasaklama ile devlet denetimi arasında şekillenen bu farklı yaklaşımların her biri kendi tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Yasaklar, VPN kullanımı gibi yöntemlerle kolaylıkla aşılabildiği gerekçesiyle eleştirilirken; devlet kontrolüne dayalı modeller ise söz konusu alanı devlet eliyle meşrulaştırdığı yönündeki eleştirilere tabi olmaktadır. Bu noktada şunu ifade etmek isterim: Bizim için ‘Yasa dışı’ olarak nitelendirdiğimiz bu alanda, devletimiz, tüm birimleri ile gerekeni yapmaktadır. Burada özellikle son dönemde çok etkin bir mücadele yürütülmektedir. Lakin yasakların ötesinde, sanal davranışların neden bağımlılığa dönüştüğünü anlamak ve bu yönde politikalar üretmek de devletlerin vazifesidir. İşte bugün burada bu panelde çok kıymetli katılımcılarla bu politikaların oluşması için hep birlikte gayret göstereceğiz. Zira hepinizin bildiği gibi, bir bağlantıyı yok ettiğinizde aynı içerik başka bir bağlantıda zuhur ediyor. Sanal davranışlar hangi noktada bağımlılığa dönüşüyor? Bu davranışlara eşlik eden duygular nelerdir? Mesela yalnızlık mı? Aile bağlarının kopukluğu mu? Kolaycılık mı? Ödül mekanizması mı? Bu sorular üzerinde düşünmek ve farkındalık oluşturmak durumundayız. Unutmayalım ki, bağımlılık tek başına bireysel bir sorun olarak ortaya çıkmıyor. Bağımlılığın arkasındaki davranış kalıplarını görmeden ve iyileşme damarlarını canlı tutmadan tam bir mücadeleyi gerçekleştiremeyiz."

Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Uzmanlar bize, bağımlılık biçimleri ister kimyasal ister dijital davranışsal olsun, bağımlılıkların nörobiyolojik yapısının birbirine çok benzediğini söylemekte. Bunun arkasında ise çağımızın metaya, imaja, ödül mekanizmalarına ve dopamine dayalı yaşam biçimi bulunmaktadır. Kısa yoldan zenginleşmeyi ve gösterişli yaşam tarzlarını sergileyen profillerin milyonlarca takipçi toplaması da bunun bir yansımasıdır. Peki bu değerleri besleyen bir toplum, ondan doğan bağımlılıklardan şikayet etme hakkına gerçekten sahip midir? İşte gençlere örnek gösterilen bu hayatların görünmeyen bedeli ise sanal bahis ve kumar bağımlılığıdır. Zira, ‘tabiat boşluk kabul etmez’ gerçeğinde olduğu gibi gençlerimizin kalplerinde ve zihinlerinde bıraktığımız boşlukların yerini de kötü alışkanlıklar alabilir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettikleri gibi, ‘pozitivist, maddiyatçı bir anlayışla yetişen nesiller için zararlı alışkanlıklar ve bağımlılık bir el uzatımı mesafesindedir.’ Halbuki biz gençlerimizi asla bu alışkanlıklarla baş başa bırakmayacağız. Gençlerimizin yapay zekadan kod yazmaya, kendi kültür ve medeniyetinin dijital ortamdaki temsiline odaklanması gereken pek çok alan varken; sanal bahis sarmalında yitip gitmesine asla razı olmayacağız. Ülkemizin son yıllarda attığı adımlar, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecimiz, uluslararası alanda aktörleşmemiz, savunma ve enerji yatırımlarımız, bunların hepsini gelecekte gençlerimizin müreffeh bir Türkiye’de yaşaması için yapıyoruz. Bizim gibi bir iddiası olan bir ülkede, dünyaya söyleyecek bir sözü olan bir ülkede; gençlerini, vatandaşlarını sanal bahis baronlarına kaptırması, onları bu bataklıkta yalnız bırakması en başta bu iddia ile çelişen bir tutum olurdu. Bu sebeple, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturulan Türkiye Yüzyılı vizyonunda bizler için sanal alanda oluşan bu riskler, güvenlik mimarimizin içinde de önemli bir yer teşkil etmektedir."

2025 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde ‘Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nın hayata geçirildiğini aktaran Duran, "Bildiğiniz gibi bu eylem planının koordinasyonu da bugün burada bizleri teşrifleri ile onurlandıran Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz tarafından yürütülmektedir. Bu eylem planı çerçevesinde devletin bütün birimlerinde koordineli ve sürekli bir mücadele için dinamik tedbirler alındı. Bu çalışmalar konuyu çok yönlü ve bütüncül bir yaklaşımla ele alırken, ayrıca mücadelede ortak bir dil oluşturmayı da hedefliyor. Nitekim Cumhurbaşkanımızın geçen Nisan ayında ifade ettikleri üzere, ‘Eylem Planımızın’ 6 aylık verilerine göre, alınan idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde ciddi bir kontrol altına alınma sağlanmıştır" şeklinde konuştu.

Yasa dışı kumar ve bahis alanında farkındalığın artırılması, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için İletişim Başkanlığı tarafından, ‘farkındalık iletişimine’ özel bir önem verildiğini aktaran Duran, "Bağımlılıkla ilgili bir konuyu ele alırken, ‘hikayeleri detaylandıran’, ‘yol-yordam öğreten’, ‘adres gösteren’, ‘yaygınlığının altını çizen’, bir dil kullanmaktan kaçınmalıyız. Zira, bu yolla, bazen ‘ibret olsun’ diye yaygınlaştırdığımız hikayelerle ‘normalleşmenin’ de yolunu açmış oluyoruz. Bizler, İletişim Başkanlığı olarak bu konuda farkındalığın artması için bir müddettir yayınlarımızla, programlarımızla ve etkinliklerimizle sahada bulunuyoruz. ‘21. Yüzyılda Türkiye’nin Bağımlılıklarla Mücadele Seferberliği’ eserimizle, devletimizin tüm mekanizmalarıyla yürüttüğü topyekûn mücadeleyi kayda geçirdik. Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz ‘Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik’ panelinde dijitalleşmenin imkânlarıyla beraber yeni sorumluluk alanlarını değerlendirdik. Sonrasında düzenlediğimiz ‘Uyuşturucuyla Mücadelede Kararlı Devlet, Güvenli Türkiye’ panelinde bağımlılıkların sosyal yapımızı ve geleceğimizi ilgilendiren boyutunu tartıştık. Bugünkü panelimiz de bu bağlamda düzenlediğimiz üçüncü panelimiz olacak. İnanıyorum ki, buradan çıkacak sonuçlar ‘yasa dışı kumar ve sanal bahisle’ mücadelede ortak dil, hassasiyet ve farkındalık oluşmasına büyük katkı sunacaktır" açıklamasında bulundu.
Duran, doğru bilgiye dayanan, korkuyu değil farkındalığı artıran, bağımlılığı teşhir etmek yerine bağımlılıkla mücadeleyi güçlendiren çalışmalara ortak sorumluluk bilinciyle ve kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı. Duran, "Bu düşüncelerle sözlerime son verirken teşriflerinden dolayı Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a şükranlarımı arz ediyorum"
dedi.

Kaynak: İHA