Eksozomun cilde enjekte edildiğinde hücresel yenilenmeyi, kolajen üretimini ve doku onarımını desteklediğini aktaran Dr. Babür Süer, “Kök hücreyi birçok dokuda bulunan ve çeşitli hücre türlerine dönüşme yeteneğine sahip ana hücreler olarak tanımlayabiliriz. Bu hücreleri yara iyileşmesi, saç dökülmesi ve estetik tıp dahil olmak üzere çeşitli cilt hastalıklarının tedavisinde kullanabiliyoruz. Artık bu yöntemi bir adım daha ileri götürerek eksozomları kullanmaya başladık. Eksozomlar, proteinler, büyüme faktörleri ve nükleik asitler gibi biyoaktif moleküllerden oluşan hücreler tarafından salınan küçük keseciklerdir. Doğal kaynaklardan elde edildikleri için geleneksel tedavilere kıyasla daha düşük yan etki riskine sahiptir. Ayrıca, hücreleri ve dokuları doğal bir şekilde onararak cildi yeniden inşa eder. Eksozomlar saç folikülünün yenilenmesini de teşvik ederek saç ekimi işleminin başarısını yükseltir” ifadelerini kullandı. 

“YENİ NESİL TEDAVİ UYGULAMALARI UZMANLAR TARAFINDAN YAPILMALI” 

Dermatoloji Uzmanı Dr. Babür Süer, sözlerini şöyle sonlandırdı: 

 “Tüm dünyada popüler olan eksozom tedavisinin cilt dokusunun iyileştirmesinden dolayı çok yönlü etkileri var. Cilt bozuklukları, yaşlanma karşıtı işlemler, saç dökülmesi ve ekimi gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor. Ancak, bu tedavilerin mutlaka uzman hekimler tarafından yapılması gerekiyor. Güzelleşmek uğruna çıkılan yolda işinde profesyonel olmayan kişiler, uygulamalar sonrasında telafi edilmesi zor hasarlara sebep olabilir. Bu sektörde 20 yıllık tecrübeye sahip bir uzman olarak, estetik operasyon yaptıracakların alanında uzmanlarla çalışması kritik bir rol oynadığını vurgulamalıyım.” 

DHA