İstanbul'da görev yapan yabancı diplomatların aileleri ve çocuklarının Türk kültürünün önemli sanat dallarından ebruyu tanıması amacıyla etkinlik düzenlendi. İstanbul'da, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliğinde Daire Başkanı Mehmet Zahit Uzun ve eşi Gülten Uzun'un girişimleri ve ebru sanatçısı Hikmet Barutçugil'in ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, kentte görev yapan konsoloslar ve çocukları katıldı. Barutçugil'in ebru sanatının teknikleri ve Türk kültüründeki yeri hakkında bilgi vermesinin ardından, çocuklar tek tek ebru teknesinin başına geçerek kendi çalışmalarını yaptı. İstanbul’da görev yapan konsoloslar ve ailelerinin katıldığı programda, Türk kültürünün önemli miraslarından biri olan ebru sanatı çocuklara uygulamalı olarak tanıtıldı. Etkinliğin ilk bölümünde Barutçugil, ebru sanatının tarihsel gelişimi, teknik özellikleri ve Türk kültüründeki yeri hakkında bilgi verdi. Ardından çocuklar ebru teknesinin başına geçerek renklerin su yüzeyinde şekillenişine tanıklık etti. Özel boyalarla hazırlanan desenler kâğıda aktarılırken çocuklar kendi eserlerini üretmenin heyecanını yaşadı. Hazırlanan çalışmaların ardından hatıra fotoğrafı çekimi yapıldı ve katılım sertifikaları verildi.
“Su yüzü resmi”nin yolculuğu
Ebru sanatının kökeninin Türkistan’a dayandığını belirten Hikmet Barutçugil, sanatın bilinen ilk adının Çağatayca “Ebre” olduğunu söyledi. İpek Yolu üzerinden İran’a geçen sanatın burada “Ebri” ve “Abru” adlarıyla anıldığını ifade eden Barutçugil, “Ab”ın su, “ru”nun yüz anlamına geldiğini ve ebrunun en kısa tanımının “su yüzü resmi” olduğunu kaydetti. 17. yüzyılın başlarında “Türk Kâğıdı” adıyla Avrupa’ya yayılan ebru sanatı, 2014 yılında UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildi. Barutçugil, küçük yaşta edinilen kültürel deneyimlerin kalıcı olduğuna dikkat çekerek, çocukların bu tür etkinlikler aracılığıyla Türkiye’ye dair güçlü bir hafıza oluşturduğunu belirtti.
İstanbul’da kültürel uyum süreci
Daire Başkanı Uzun, diplomat çocuklarının belirli sürelerle İstanbul’da bulunduğunu ve uyum sürecinin bu tür etkinliklerle kolaylaştığını ifade etti. Daha önce Kartepe’de izcilik kampı, Çilekliköy’de hasat etkinliği ve Yerebatan Sarnıcı ziyareti gerçekleştirdiklerini aktaran Uzun, İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginliğinin çocuklara doğrudan deneyimle aktarılmasını önemsediklerini söyledi. Yaklaşık 12 ülkeden diplomat çocuğunun katıldığı etkinlik, kültürel etkileşimi güçlendiren bir buluşma olarak kayda geçti.





