Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İbn Haldun Üniversitesi'nin Başakşehir'de bulunan kampüsünde düzenlenen üniversite tercih festivali 'TercihFest 26'da öğrenciler ve aileleriyle buluştu. Bakan Bolat, Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencilere eğitim ve gelecek hayatları için tavsiyelerde bulundu. Programda konuşan Ticaret Bakanı Bolat, "Bizim okuduğumuz bina Beyazıt'ta altı katlı bir iş hanıydı. Bildiğiniz iş hanı, yani düz apartman. Aynı şekilde diğer bölümler de benzeri yapıdaydı. Ama bugün sizler elhamdülillah gerçekten çok şanslı ve kısmetlisiniz. Mükemmel kampüslerde eğitim alıyorsunuz ve yabancı dil konusunda, dijital beceriler, diğer beceriler ve sportif faaliyetler konusunda çok şanslısınız. Bizim altı katlı iş hanında böyle sportif faaliyet yapma şansımız, yabancı diller okulu gibi imkânlarımız yoktu. Kendi kendine ne öğrenebilirsen o kârdı. Bu çerçevede Anadolu'nun bütün illerinde muhteşem kampüsler yapıldı. Dün, iki gün önce Artvin'deydim. Şahane bir kampüs. Bir hafta önce Şırnak'taydım. Şahane bir kampüs. Spor salonları, kütüphaneleri, her şeyleri var. Yurtları, kız yurtları, erkek öğrenci yurtları vesaire. O yüzden Allah'a çok şükür, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen bu 23 yılda Türkiye eğitim alanında, sağlıkta, çevrede, kültürde, sporda, sanayide, tarımda, hizmetlerde, ulaştırmada muhteşem ilerlemeler sağladı ve dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi konumuna ulaştık" dedi.

'İKNA EDİCİ KONUŞMA YAPANLAR TÜRKÇEYİ ÇOK İYİ KONUŞAN VE YAZANLARDIR'

Bakan Bolat, "Dünyadaki en etkili iletişim aracı konuşmaktır. Karşısındaki ile konuşmaktır. Ama nasıl konuşmak? Bağırarak, çağırarak, küfür ederek, hakaret ederek konuşmak değil. Haklı, güzel argümanlarla, doğru argümanlarla karşısındakine tezini kabul ettirmek, anlatmak, ikna etmektir. Bazen kadın kocasını ikna eder, bazen kocası karısını ikna eder, çocuk annesini babasını ikna eder. Ama iletişimin bozulduğu yerde hatlar kopmaya başlar. Evlerde iletişim koparsa hatlar bozuluyor. Allah muhafaza diyelim. Okulda arkadaşlarınızla olan iletişiminizde, hocalarınızla olan iletişiminizde bir hocanın gözüne girmek için, beğenilmek için bir talebenin yapması gereken şu; derste faal olacak, çıkıp soru soracak, sunum yapacak. İşte iletişim böyle gelişiyor. Ama bunları yapabilmesi için Türkçesinin çok iyi olması lazım. Şunu unutmayın ki iyi hatipler ve iyi sunum yapanlar, ikna edici konuşma yapanlar, Türkçeyi çok iyi konuşan ve yazanlardır ve Türkçeyi çok okumuşlardır. Kelime dağarcıkları, cümle yapıları, deyimler, atasözleri, hadis-i şerifler; bunları kullanmışlardır, kullanırlar. Şahsen öyle yapmaya gayret ediyorum. Çünkü konuşma ne kadar zenginleşirse sizin albeniniz, ikna kabiliyetiniz, size olan beğeni ve teveccüh o kadar artacaktır. Bunu yüzde 100 kesinlikle size söylüyorum" dedi.

'HAYATA ERKEN ATILIRSANIZ MAÇA 2-0 ÖNDE BAŞLARSINIZ'

Bolat, "Bizim inancımızda, İslam dininde zekâtı gelirin, servetin yüzde 2,5'u olarak ödememiz gerekiyor. Ama bilginin zekâtı yüzde 100'dür. Hocalar kitap yazar, ders verir, makale yazar, konferans verir; bilginin zekâtını yüzde 100 olarak ödemeye çalışır. Hayata erken atılmayı sizlere tavsiye ederim. Eminim birçoğunuz, yani sizler çalışkan, zeki çocuklarsınız. Mutlaka ilk, orta ve lise yıllarında farklı işlerle de uğraşmışsınızdır. Eğer hayata erken atılırsanız maça 2-0 önde başlarsınız. Okul bittiğinde rekabet başlayacak. İlk rekabetiniz liseye girişteydi. İkinci rekabetiniz üniversiteye girişteydi. Üçüncü rekabetiniz okul bittikten sonra işe girmeyle alakalı olacak. Şimdi ikinci önemli alandasınız. Bundan sonra öğretim üyeliği yapanlar, yapacak olanlar yarışa yine akademik sıralarda devam edecek. Ama özelde ya da kamuda, 'Ben iş hayatına atılmak istiyorum, serbest meslek sahibi olmak istiyorum' diyenler ise rekabet alanına girecek ve ondan sonra kurslar, sertifika programları veya ileride master haricinde okulla pek haşır neşir olmayacak. Ama şunu bilin ki hayata erken atılım, okulda herhangi bir stajyerlikte, part-time işte veya çevrenizde stajyerlik yaparak kendinizi geliştirirseniz çok çok önemli" dedi.

Kaynak: DHA