Ekranların enerjik ve neşeli ismi şef Danilo Zanna, katıldığı bir programda mutfaktaki neşeli kimliğinin ardındaki hüzünlü hikayesini paylaştı. Çocukluğundan ailesine, yaşadığı büyük kayıplardan hayata bakışına kadar pek çok konuda ilk kez bu kadar samimi açıklamalarda bulunan Zanna, izleyenleri duygusal bir yolculuğa çıkardı.
'ANNEM AİLEYİ TUTAN JAPON YAPIŞTIRICISIYDI'
İtalya’daki çocukluk yıllarından bahseden Danilo Zanna, annesinin tüm hayatını çocuklarına adadığını vurguladı. Annesini "ailenin Japon yapıştırıcısı" olarak tanımlayan ünlü şef, kendi hayallerini ailesi için geri plana atan bir kadının evladı olmanın kendisini derinden etkilediğini dile getirdi. Zanna, kendisini anlatmakta zorlanan ama iyi dinlemeyi bilen biri olarak tanımlarken, kırılgan dünyasının kapılarını araladı.
BABASINA VEDASI VE PANDEMİ TRAVMASI
Programın en sarsıcı anları, Zanna’nın babasını kaybettiği dönemi anlattığı dakikalardı. Babasının futbol ayakkabılarını yumuşatmak için kendi süt hakkından vazgeçtiği anıları paylaşan şef, pandemi döneminde yaşanan vedayı gözyaşlarıyla aktardı. Babasını son kez bir telefon ekranından, ambulansa binerken gördüğünü söyleyen Zanna, "30 gün boyunca çocuk var diye ağlayamadık, cenazesine bile gidemedik" sözleriyle o dönemin ağır travmasına dikkat çekti.
'NEFRET KELİMESİNİN HAYATIMDA YERİ YOK'
Duygusal dünyasına dair ipuçları vermeye devam eden Danilo Zanna, korktuğu anlarda öfkelendiğini ancak "nefret" kelimesini hayatından tamamen çıkardığını belirtti. "Ekrandaki Danilo ile mutfaktaki Danilo aynı kişi" diyen ünlü şef, her şeye rağmen mutlu olmaya çalışan sade bir insan olduğunun altını çizdi.





