Araştırma sonuçlarına göre yeni nesil, dünyaya uyum sağlamaya çalışan bir çocuk profili çizmek yerine, dünyayı kendi hızına ve beklentilerine göre yeniden biçimlendiriyor. Erken yaşta gelişen karar alma refleksleri, düşük sabır eşikleri ve yüksek fayda beklentileri, bu kuşağın en belirgin özellikleri olarak öne çıkıyor. Çocuklar artık zamanlarını, dikkatlerini ve bütçelerini rastgele değil, bilinçli tercihlerle yönetmeyi tercih ediyor.
OTORİTE DEĞİL DENEYİM İKNA EDİYOR
Zirvede paylaşılan bulgular, Alfa kuşağının söyleneni referans almak yerine, bizzat yaşadığı deneyimi esas aldığını gösteriyor. Gerçek hayat koşullarında karar veren, sorumluluk alan ve sonuçlarıyla yüzleşen çocukların, dijital dünyada çok daha sorgulayıcı bir tavır sergilediği gözlemleniyor. Bu noktada, çocuklara sunulan güvenli deneyim alanlarının, dijital yoğunluğu dengeleyen ve sosyalleşmeyi artıran bir rol üstlendiği vurgulanıyor.
GELECEĞİN LİDERLİĞİ VE YAPAY ZEKÂ ODAKTA
Etkinlik kapsamında yapılan sunumlarda, 2026 yılı itibarıyla liderlik vasıflarının yapay zekâ ikizleri ve algoritmalarla nasıl evrileceği tartışıldı. Yapay zekâ çağında markaların çocuklarla kurduğu ilişkinin, çocukların finansal farkındalıkları ve medya algıları üzerindeki etkisi detaylandırıldı. Kültür ve sanatın teknolojiyle harmanlandığı zirvede, dijitalleşmenin çocukların toplumda birer birey olma sürecine nasıl entegre edilebileceğine dair yeni stratejiler geliştirildi.





