Yılmaz, savunma sanayisinin yalnızca güvenlik değil, teknolojik bağımsızlık açısından da stratejik bir alan olduğunu vurguladı. Savunma sanayisinde yaş ortalamasının 34 olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bu alanda Türkiye’nin önemli bir avantaja sahip olduğunu, genç ve nitelikli insan kaynağının sürdürülebilirlik için kritik olduğunu söyledi. Sektörde 3 bin 500’ü aşkın firma bulunduğunu kaydeden Yılmaz, 2028 yılı için istihdam hedefinin 158 bin olduğunu açıkladı.

Savunma Sanayii Başkanlığı Savunma Sanayii Akademisi tarafından ‘Milli Yetkinlik Hamlesi’ kapsamında Ankara’da düzenlenen Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nin ikincisi, sektörün insan kaynağı vizyonuna ışık tuttu. Zirveye; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Zirvede konuşan Yılmaz, Türkiye’nin kalkınma anlayışının bilgi üretme kapasitesini sahaya yansıtan, karar alma süreçlerini güçlendiren ve kurumsal yapıları uzun vadeli hedefler etrafında bütünleştiren bir perspektifle şekillendiğini söyledi. Savunma sanayisinin bu anlayışın en somut karşılık bulduğu alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, küresel ölçekte güç siyasetinin belirleyici olduğu bir döneme girildiğini ifade etti.

“Milli ve yerli yetkinlikler artık hayati önemde”

Uluslararası hukuk ve kurumların etkisinin zayıfladığı bir süreçten geçildiğini belirten Yılmaz, “Böylesi bir ortamda ülkelerin kendi milli ve yerli yetkinliklerine dayalı kalkınma modelleri çok daha kritik hale gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye bu ihtiyacı erken fark etmiş ve savunma sanayisinde çok önemli mesafeler kat etmiştir” dedi. Savunma sanayisinin yalnızca güvenlik alanında değil, teknolojik bağımsızlık ve küresel rekabet gücü açısından da stratejik bir rol üstlendiğini vurgulayan Yılmaz, sektörün ekonominin tamamını dönüştüren bir etkiye sahip olduğunun altını çizdi.

İhracat 10 milyar doları aştı

Yılmaz, savunma sanayisinde aylık ihracatın 2 milyar dolara, yıllık ihracatın ise 10 milyar doların üzerine çıkarak ilk kez çift haneli rakamlara ulaştığını belirtti. Türkiye’nin bugün 185 ülkeye savunma sanayi ürünü ihraç ettiğini kaydeden Yılmaz, 230 farklı ürün kaleminde çeşitliliğe ulaşıldığını söyledi. Sektörde 3 bin 500’ü aşkın firmanın faaliyet gösterdiğini, 1.400’den fazla projenin yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, doğrudan istihdamın 100 bin kişiyi aştığını, toplam ciro büyüklüğünün ise 20 milyar doların üzerine çıktığını dile getirdi.

“2028’de 158 bin istihdam”

Savunma sanayisinin en kritik unsurunun insan kaynağı olduğunu vurgulayan Yılmaz, sektör çalışanlarının yaş ortalamasının 34 olmasının büyük bir avantaj sağladığını söyledi. “Amerika’da ve Avrupa’da bu yaş ortalaması 50’nin üzerinde. Dolayısıyla gelecek bizde. Genç, nitelikli ve dinamik bir insan gücümüz var. Bu da sürdürülebilirlik açısından son derece kıymetli. 2028 hedefimiz 158 bin istihdam” diye konuştu. Yılmaz, savunma sanayinde elde edilen yetkinliklerin zamanla ekonominin tüm sektörlerine yayıldığını ve yüksek katma değerli bir ekonomik yapı inşa edilmesine katkı sunduğunu ifade etti.

Fırsat eşitliği vurgusu

Yetenek yönetiminin kamu, üniversiteler ve özel sektör tarafından ortak biçimde sahiplenilmesi gereken bir alan olduğunu dile getiren Yılmaz, fırsatların yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. “Ülkemizin neresinde doğmuş olursa olsun her gencimizin bu alanı bir fırsat olarak görmesi gerekiyor. Bir çocuk ‘çalışırsam ben de bu noktaya gelebilirim’ diyebilmeli. Bunu başardığımızda topyekûn kalkınma gerçekleşir” dedi.

Yerli payı yüzde 80’in üzerine çıktı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise konuşmasında, kendi bütüncül savunma sanayisini kuramayan ülkelerin en kritik anlarda başkalarının şartlarına mahkûm olacağını belirtti. Kacır, güçlü siyasi irade, uzun vadeli Ar-Ge planlamaları ve insan kaynağı yatırımları sayesinde savunma sanayisinde büyük bir atılım gerçekleştirildiğini söyledi. Yerli ürünlerin savunma tedarikindeki payının yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarıldığını vurguladı.

“Milli ürün, milli yetkinlikle mümkündür”

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de savunma sanayisinin yalnızca platform üreten bir alan değil, insan kaynağının stratejik bir varlığa dönüştüğü bir akıl üretim üssü olduğunu söyledi. Milli Yetkinlik Hamlesi’nin insan odaklı büyümenin anahtarı olduğunu ifade eden Görgün, son yıllarda yurt dışına giden mühendis sayısına karşılık geri dönüşlerin artmasının bu dönüşümün somut göstergesi olduğunu kaydetti. Görgün, “Milli ürünler ancak milli yetkinliklerle mümkündür” diyerek insan kaynağının sektörün geleceğindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.