Raporda yer alan bulgulara göre katılımcıların %50’si önümüzdeki iki yıl için küresel ortamı “çalkantılı” olarak nitelendirirken bu oran on yıllık perspektifte %57’ye yükselmektedir. Yakın vadeli riskler (2026) incelendiğinde, jeoekonomi çatışmalar (%18) ilk sırada yer almakta; bunu devletler arası silahlı çatışma (%14), olumsuz hava koşulları (%8) ve toplumsal parçalanma (%7) izlemektedir. Jeoekonomik çatışmaların küresel riskler içindeki merkezi rolü yalnızca 2026 ile sınırlı kalmamıştır.

Katılımcılar, bu riski kısa vadeli değerlendirmelerde de en önemli tehdit unsuru olarak öne çıkarmıştır. Yanlış bilgi ve dezenformasyon ise ikinci sırada yer almaktadır. Uzun vadeli risk görünümünde ise çevresel tehditler belirgin biçimde öne çıkmaktadır. Özellikle aşırı hava olayları, çevre kirliliği ve ekosistem bozulması uzun vadede başat küresel risk unsuru olarak değerlendirilmiştir. Buna ek olarak, yapay zekâ teknolojilerinin olumsuz etkileri de uzun vadeli riskler arasında beşinci sırada yer almaktadır.

Kaynak: İHA