Covid’in düşmanı doğal antibiyotik sarımsak reçel haline getirildi

Kastamonu’nun dünyaca ünlü Coğrafi İşaretli ürünü olan, Covid-19 pandemisinin de düşmanı Taşköprü sarımsağı reçel haline getirildi. Keskin kokusu ve acımtırak bir tadı olduğu için herkesin tüketemediği Taşköprü sarımsağı, bağışıklık sistemini güçlendirsin diye artık reçel halinde tüketilecek.

Covid’in düşmanı doğal antibiyotik sarımsak reçel haline getirildi

Kastamonu’nun dünyaca ünlü Coğrafi İşaretli ürünü olan, Covid-19 pandemisinin de düşmanı Taşköprü sarımsağı reçel haline getirildi. Keskin kokusu ve acımtırak bir tadı olduğu için herkesin tüketemediği Taşköprü sarımsağı, bağışıklık sistemini güçlendirsin diye artık reçel halinde tüketilecek.

20 Eylül 2020 Pazar 10:11
Covid’in düşmanı doğal antibiyotik sarımsak reçel haline getirildi

Kastamonu’nun dünyaca ünlü Coğrafi İşaretli ürünü Taşköprü sarımsağının ilk kez reçeli yapıldı. Dünyada ilk kez Kastamonu’da bir firma tarafından yapılan sarımsak reçeli sayesinde sarımsak tüketemeyen insanların da sarımsak tüketmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda gün içerisinde işlerinden ötürü keskin kokusu nedeniyle sarımsak tüketemeyenlerin de reçelle sarımsak tüketimi planlanıyor. Yaklaşık 11 aylık bir araştırma geliştirme sürecinin ardından piyasaya sürülen sarımsak reçeli, 10’dan fazla ülkeye de ihraç ediliyor.

Torunları için yaptığı sarımsak reçelini 10’dan fazla ülkeye ihraç ediyor

Kastamonulu iş adamı Metin Ünal, ilk olarak sarımsak sevmeyen torunlarına ‘nasıl sarımsağı sevdirebilirim’ düşüncesiyle yola çıkarak Taşköprü sarımsağını reçel haline getirme fikrini eşiyle paylaştı. Eşinin desteğiyle Taşköprü sarımsağını evinde reçel haline getiren Ünal, bir süre sonra sarımsağı sevmeyen torunlarının sarımsak tüketmeye başladığını gördü. Bunun üzerine AR-GE çalışmasına başlayan Metin Ünal, yaklaşık 11 aylık çalışma sonrasında Taşköprü sarımsağını reçel haline getirdi. Metin Ünal’ın ürettiği sarımsak reçeli, ilk olarak Kastamonu’da marketlerde satılmaya başlandı. Talep görmesi üzerine üretimi arttıran Ünal, ardından Ankara ve İstanbul başta olmak üzere marketler zincirlerine de sarımsak reçelini göndermeye başladı. Sarımsak reçelinin yeterince talep görmesi üzerine Metin Ünal, torunları için ilk düşündüğü sarımsak reçelini ilk etapta Rusya, İngiltere, Kırgızistan gibi 10’dan fazla ülkeye ihraç etmeye başladı. Ünal, her geçen gün talebin arttığını ve bu yüzden hem istihdamı hem de üretimi arttırmayı planladıklarını kaydetti.

Taşköprü sarımsağı, reçel ile birlikte sürekli yenilebilir bir ürün haline geldi”

Taşköprü sarımsağının keskin kokusu ve acımtırak tadı nedeniyle bazı kesimler tarafından tüketilemediğini fakat reçeliyle birlikte herkes tarafından sürekli yenilebilir bir ürün haline getirdiklerini söyleyen Metin Ünal, “Taşköprü sarımsağı ile ilgili ne yapabiliriz, sarımsağın selenyumundan nasıl faydalanabiliriz diye bir takım çalışmalar yaptık. En sonunda şekerci ve helvacı bir aileden geldiğimizden ötürü 11 aylık bir AR-GE çalışması sonucunda sarımsak reçelimizi ürettik. Önce torunlarıma tattırdım, sarımsağı sevmeyen nesillerle veya büyüklerin reçel ile sarımsağı sever diye düşündük. Hakikaten bir iki denemeden sonra bunun olacağına karar verdik. Bir de malum pandemi dönemini yaşıyoruz, bağışıklık sistemini güçlendiren bir ürün olduğu için sarımsak, reçeliyle birlikte de sürekli yenilebilir, kahvaltıda yenilebilir, yemek sonrası yenilebilir, yemek öncesinde yenilebilir bir vaziyete getirdik. Bu da bize toplamda satış mantığını geliştirdi. Şu dönemde de hakikaten bu ürünün doğru bir ürün olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Sarımsak reçeliyle birlikte vücut dayanıklılığı ve bağışıklık sistemi güçlenecek”

Sarımsak reçeliyle birlikte insanların vücut dayanıklılığının ve bağışıklık sisteminin daha da güçleneceğini belirten Metin Ünal, “Sarımsağı çiğ şekilde tüketemeyenler reçeliyle birlikte çok daha rahat tüketebilecekler. Dolayısıyla gün içerisinde sarımsağı yiyemeyen insanlarımız ya da sevmeyen insanlarımız, sarımsak reçeliyle birlikte bunu yemeye başlayacaklar ve vücut dayanıklılığı ile bağışıklık sistemi daha kuvvetlenmiş olacak. İçerisinde 33 kükürt bileşeni, 17 çeşit aminoasit manganez ve çinko gibi minarelerle A vitaminini, B vitaminini, C vitaminini bolca vücuda almış olacaksınız sarımsak reçelini yediğiniz zaman. Yerken sarımsak tadını alıyorsunuz, midenize indiği zaman bu tadı nefesimizden kayboluyor. Bunu ayarlamamızda bir hayli zor oldu” şeklinde konuştu.

10’dan fazla ülkeye sarımsak reçelini gönderiyoruz”

Şu anda 10’dan fazla ülkeye sarımsak reçelini gönderdiklerini anlatan Ünal, “Yurt içinde de dağıtımlarımız devam ediyor. Londra, Kırgızistan, Rusya gibi ülkelere de sarımsak reçelini gönderiyoruz. Dolayısıyla hoş geri dönüşler alıyoruz. Örneğin Dubai gibi yerlerden de ciddi talepler alıyoruz. Bu da bizim şu anki kapasitemizi daha büyütmemiz yönüyle çalışmalarına başladık” ifadelerini kullandı.

Dünyada ilk defa sarımsak reçelini yapmanın gururunu yaşıyoruz”

Dünyada ilk defa sarımsak reçelini yapmanın gururunu yaşadıklarını kaydeden Metin Ünal, şöyle konuştu:

“Biz, ilk önce Türkiye pazarına baktık sarımsak reçeli var mı diye. Sonra olmadığını gördük, sonra yurt dışına yöneldik. Avrupa’sı, Amerika’sı, Afrika’sı gibi bir sürü ülkelerde araştırmalar yaptık. Bu hususta üniversitemizin bizlere çok büyük katkıları oldu. Böyle bir ürünü dünyada ilk defa yapmanın mutluluğunu, keyfini, gurunu yaşıyoruz. Birde sıfırdan bir katma değer oluşturmuş olduk. Bir istihdam oluşturmuş olduk, doğru üretim yaparak bir zincir oluşturmuş olduk bunları dünyaya oluşturmakla ilgili.”

İHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.