Dağa tırmanırken özgürlüğümü hissediyorum

Kadın Kadına köşemin bu haftaki konuğu Egzersiz Uzmanı ve Dağcı Özge Sadıkoğlu. Çocukluğundan itibaren ağaçtan ağaca atlayan, mahallesindeki çocuklar ile futbol oynayan Sadıkoğlu’nun kariyeri o dönemlerden itibaren çizilmiş. Spor her zaman hayatında olan hatta kendisine yaşam felsefesi olarak sağlıklı yaşamayı benimseyen Sadıkoğlu Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği mezunu. Hayatını insanlara sporu sevdirmeye adadığını belirten Sadıkoğlu, özel bir kurumda kişisel antrenörlük ve egzersiz uzmanlığı yapıyor. Profesyonel olarak da son 3 yıldır dağcılık branşı ile ilgilendiğini belirten Sadıkoğlu, “Dağcılık ile tanıştıktan sonra tüm hayatım değişti” diyor. Dünya turu yapma planı olan Sadıoğlu’nun birbirinden güzel projeleri de bulunuyor.

Hem şehir hayatı hem dağcılık. İkisi birden zor olmuyor mu?

“Aslında şu an iki farklı hayatı yaşıyor gibi hissediyorum kendimi. Şehir hayatını kesinlikle sevmiyorum. Ama bir şeyler yapabilmek için de şehirde çalışarak hayatımı kazanmam gerekiyor. Hayalim İstanbul’dan uzaklaşarak bir köyde yaşamak. Dünya turu yapma planımı da seneye gerçekleştirmeyi düşünüyorum.”

Ailenizi dağcılık noktasında ikna etmeyi nasıl başardınız? 

“Ailemden babam da spor kökenlidir. Eskiden karete ve futbol ile ilgilenmiş. Tabi babam ikna oldu ama annemi ikna etme konusunda biraz zorlandım. Annemin tereddüt ettiği nokta her anne gibi sakatlanma ihtimalim de olmasıydı. O da tedirgin gönderiyor beni ama şu an alıştı sayılır. Çünkü, benim tırmanmayı çok sevdiğimi o da biliyor.”

Bugüne dek hangi dağlara tırmandınız?

“Antalya Geyikbayırı, Hakkari Cilo, Rize Kaçkarlar, Niğde Aladağlar, Muğla Datça ve Güney Amerika’da bulunan Alto Las Viscachas Dağı’na tırmandım.”

ZİRVEYE ULAŞMAK TEK TUTKUM

Tırmanış esnasında neler hissediyorsunuz?

“Hedefime odaklanıyorum. Zirveyi görmek tek tutkum oluyor. O an beynimin boşaldığını ve özgür olduğumu hissediyorum. Düşünsenize, yüksektesiniz, doğa ile başbaşasınız, kuşların sesini duyup rüzgarı hissedebiliyorsunuz. O an yaşadığımın ve bir kalbimin olduğunun farkına varıyorum.”

Bir günlük egzersiz planınız nasıl peki?

“Her sabah 05:30’da uyanıyorum. Bir kahve ve bir hurma yiyip 1 saat sahilde koşuyorum. Koştuktan sonra da işe gelip sabah derslerimi veriyorum. Öğlen de kaslarımın dayanıklı olması için ağırlık antrenmanlarımı yapıyorum. Sonrasında da yorulan kaslarımın yenilenmesi için yarım saat uyuyorum. Akşamları da dans dersleri veriyorum. Eve geldikten sonra da koşu yaptığım zamanlar da oluyor.”

Tırmanış yapmadan önce nelere dikkat ediyorsunuz? 

“Tırmanış için solunan hava çok önemlidir. Çünkü dağda bir anda temiz oksijen ciğerlerinize doluyor. O yüzden tırmanmaya yakın temiz havası kaynağı ormanlara giderek antrenmanlarımı orada gerçekleştiriyorum çünkü vücudumun temiz havaya alışması gerekiyor.”

Kıyafetlerinizi seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

“Tırmanış esnasında kıyafetlerin esnek olması rahat hareket edebilmeniz adına çok önemli. Teri içerde tutmayan kıyafetler giyilmesi de diğer bir unsur. En önemlisi ise ayakkabı seçimi.”

Örnek aldığınız sporcu var mı?

“Evet, var. Alex Honnold. İpsiz tırmanış yapıyor. Adamın yaşam tarzı, beslenmesi  ve uykusu standartların çok üzerinde. Bir şeyi eğer çok istiyorsanız dağcılık da böyle bir spordur. Bununla yaşamanız gerekiyor  ona aykırı şeyler yapmamanız gerekiyor. İşte Alex de böyle yaşayan birisi. Onu kendime örnek alıyorum.”

DOĞADA YAŞAMAK İSTİYORUM

Dağcılığa aykırı şeyler derken neyi kastediyorsunuz?

“Şehirde yaşamak, egzoz dumanı koklamak, çok fazla gürültüyü beynimize almak işte tüm bunlar dağcılığa aykırı şeyler. Ben tamamen doğada yaşamak isterdim.”

Dağcılık ile ilgili düzenlenen yarışmalara katılıyor musunuz?

“Hayır, yarışmalara katılmıyorum çünkü dağcılık benim için bir yaşam felsefesi. Evet, zirveye çıkmak beni çok mutlu ediyor fakat bunu yarış haline dönüştürmek beni mutlu etmiyor.”

Zirveye çıkınca neler hissediyorsunuz?

“Çıkınca inmek istemiyorum. Kendimi çok özgür hissediyorum. Eğer hava şartları kötü ve konaklama imkanımız varsa konaklıyoruz. Bazen de yarıya çıktık hava şartları çok fazla değişti aşağıya dönüp çadırlarımızda konaklayabiliyoruz. Konakladığımız alanı da tırmanış yaptığımız yerin biraz altına kuruyoruz. Saat de çok önemli bizler için çok erken uyanmamız gerekiyor.”

Hiç tehlike atlattınız mı?

“Güney Amerika’da tırmanış esnasında geçiş yaptığımız bir alanda ufak bir tehlike atlattım. Tırmanırken dar bir geçitten geçtiğim esnada sol dizim kayaya sürttü ve dizimden biraz yaralandım.”

Genç sporculara neler tavsiye edersiniz?

“Bence spora başlama yaşı 4. Aileler çocuklarını mutlaka ilgi duydukları spor dalına yönlendirmeli. Genç sporculara da disiplinli olmalarını öneririm. Sevdikleri alana yönelirlerse mutlaka başarı da peşlerinden gelecektir. İnsanlar günde en az yarım saatlerini sportif bir faaliyete ayırmalılar. Vücudumuz bir makine. Eğer biz o makineyi çalıştırmazsak vücudumuz pas tutar.”

Dağcılık alanında ülkemiz ne seviyede? 

“Dağcılık alanında bazı üniversitelerin güzel çalışmaları olsa da bunlar yeterli değil. Dağcılık pahalı bir branş olduğundan sponsor bulma konusunda çok sıkıntılar çekiyoruz. Dağcılık alanına daha çok yatırım yapılmalı ve bu alanda ülkemizi temsil edebilecek düzeyde sporcular yetiştirilmelidir.”

ZAYIFLAMAK İÇİN DEĞİL SAĞLIK İÇİN SPOR

Spor yapılırken doğru bildiğimiz yanlışlar neler?

“Bizim kültürümüzde spor çok arka planda kalıyor ve insanlar bu konuda çok bilinçsizce davranabiliyorlar. Örneğin; 2 gün spora giden birisi her şeyi bildiğini zannederek başkalarına da akıl vermeye kalkıyor. Bakın, bu aslında çok tehlikeli bir durum. Neticede her insanın vücut yapısı, metabolizması çok farklı. Herkese aynı şeyi tavsiye etmek sakatlıklara yol açabilir.  Bir de insanlar nasıl olsa veririm düşüncesiyle spora başladıktan sonra daha fazla yemeye başlıyorlar. Bu sefer de kilo almaya başlıyorlar.  Bu da yanlış. Sağlığınıza her zaman dikkat etmelisiniz. Spor sadece zayıflamak için değil sağlıklı bir yaşam için gerekli anlayışının hakim olması gerekiyor.”

AFRİKA'YA SPORU GÖTÜRMEK İSTİYORUM

Spor anlamında hedefleriniz neler?

“Önümüzdeki sene dünyaya açılma planım var. Bu yolculuğa çıkarken de doğayı kurtaracak bir şeyler yapmak istiyorum. Dünyanın yüzde sekseni çöplerle dolu ve biz bunları ayrıştırmıyoruz. Kağıt olsun pil olsun bu şekilde çöpleri ayırmamız gerekiyor. Dünyada milyonlarca insan bir o kadar da çöp var. Hava kirliliğini düşünebiliyor musunuz?  Bir gün dünyada tek bir ağaç dahi kalmadığında canlı yaşamı biter. Oksijenimiz bitecek hala binalar yükseliyor her yerde. Ben doğayı yeşillendirmek istiyorum fakat tek başıma dünyanın her yerine ağaç dikemem ama bunun öncüsü olabilirim. Bunun için de sponsor arayışlarım sürüyor. Gezeceğim yerlerde fidan dikme, tohum atma şeklinde bir projem olacak. Önümüzdeki yıllarda tıpkı döviz borsaları gibi tohum borsaları da olacağını düşünüyorum. Çünkü nesli biten meyveler ve sebzeler olacak o yüzden tohum atma projesi çok önemli. Ayrıca, spor imkanlarının kısıtlı olduğu Afrika gibi ülkelere spor sevgisini aşılamak istiyorum. Böyle iki güzel proje ile dünya turuna çıkmak istiyorum.”

Ülkemizin kanayan yarası kadına yönelik şiddete dair bir sporcu gözü ile topluma ne mesaj vermek istersiniz?

“Bu durum kültür seviyesinden kaynaklanıyor. Biz toplum olarak din ile ahlakı birbirine karıştırabiliyoruz. Din bireyseldir fakat ahlakın herkeste olması gerekiyor. Gerçekten bu ülkemiz adına çok ciddi bir sorun. Bu durumu değiştirmek istiyorsak ahlaklı nesiller yetiştirmeliyiz. Okul müfredatlarında da gençleri buna hazırlayacak eğitimler olmalı. Okullarda cinsellik eğitimi verilirse bu durum tabu olmaktan çıkar.”

KADINLAR İŞ DÜNYASINDA DAHA AKTİF

Kadınların çalışma hayatında daha aktif bir şekilde yer alabilmesi için neler yapılmalı? 

“Kadınlar şu anda iş dünyasında erkeklerden daha fazla yer almaya başladı. Bu ülkemiz adına sevindirici bir durum. Tabi, ülkemizin bazı kesimlerinde kız çocuklarının okutulmadığı erken yaşlarda evlendirildiği gerçeği de duruyor. Ben bu konuya çözüm olarak ailelere de eğitim verilmesini öneriyorum. Bu şekilde kuşaklar arasındaki çatışmanın da azaltılacağı düşüncesindeyim.”

Son olarak neler söylemek istersiniz?

“Hayattaki amacım sağlıklı yaşamı herkesin hayatına yayabilmek. İnsanlar vücutlarına değer versinler, iyi baksınlar. Egzersizi hayatlarına yerleştirsinler ve bu bilinci çocuklarına da yaysınlar. Sağlıklı ve mutlu bireyler yetişsin.”


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.