Yine af

Abone Ol

Mahkûmlara af, vergi affı, öğrenci affı…

Af, Allah’ın emri gibi sürekli gündemde, sürekli bir af beklentisi var…

Ne yazık ki, sonuçları düşünülmeden, ne getirip götüreceği iyice hesaplanmadan sürekli af çıkarılıyor.

Cezaevindekilere af çıkarılırken muhtemelen tepkilerden çekinilmiş olacak ki, şartla salıverme diye uyduruk gerekçelere sığınılıyor.

Şahıslara karşı suç işleyenleri, devletin af etmesi adaletin, hukukun temel mantığına aykırıdır.

Kişiler, kendilerine zarar vereni, kendilerine karşı suç işleyeni bağışlayabilir, şikayetçi olmayabilir, en doğal haklarıdır. Ama bir kılıfına uydurup, suç işleyenlerin değişik isimlerle affedilmesi, cezaevinden salıverilmesi hukuk devletinde olması akla bile getirilmeyecek bir garabettir.

Bir de borçların affedilmesi var… Memurların ve maaşla çalışanların maaşından her ay, vergi ve SGK kesintisi yapılıyor. Binde birle ifade edilen damga vergisine kadar her şey kuruşu kuruşuna kesiliyor. Özel sektörde yapılan kesintilerin de devlete ödenmesi gerekiyor.

İşçinin parasını, işçinin maaşından kesen bazı işverenler, bunu devlete ödemiyor… Nasılsa af çıkacak diye bekliyor; zaten sürekli af çıktığı için yıllar sonra faizsiz, üstelik taksitle ödüyor. Cezaları da siliniyor.

Çoğu zaman hiç ödemeden bile kurtulabiliyor.

Devlete ödemesi gereken çalışandan kestiği para, başka bir deyişle çalışanın parası… Onu bile ödemiyor, sonra afla kurtuluyor.

Bir de ticaret yaptığı halde kazancının hiç vergisini vermeyenler var. Nasılsa af çıkar diye bekliyorlar; bir şekilde çıkan afla paçayı kurtarıyorlar.

Vergisi ödeyen, çoğu zaman ekonomik sebeplerle para bulamadığı için kredi çekerek ödeyen veya gecikmeli olarak faiziyle ödeyen dürüst vatandaşın günahı ne?

Bir yandan aman tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeyeyim, devlete borcum olmasın diye dürüstçe vergisini ödeyenler…

Diğer yandan nasılsa af çıkar diye umursamayanlar, yıllar sonra kuşa dönen vergisini faizsiz, üstelik taksitle ödeyenler…

Sürekli hak hukuk adalet deniliyor ya…

Adalet bunun neresinde?

Bir de daha hatırlı olanlar var… Onlar affı da beklemiyor, özel düzenleme ile milyarları bulan vergi borçları bir anda siliniyor… Dolarla ödemeleri gereken borçları, TL’ye çevrilerek yapılandırılıyor… Bir de kur farkından kâr sağlıyorlar…

Neredeyse devlet üstüne para ödeyecek…

Gerçi geçmediğimiz köprünün ve yolun, kullanmadığımız havaalanının, hatta gitmediğimiz hastanenin parasını zaten ödüyoruz.

Bu tür afların lafını etmemek lazım!

*****

Deniz feneri hikayesi

Eğitim filosuna bağlı bir savaş gemisi, fırtınalı bir havada, gece karanlığında yol alıyordu. Yer yer sis de vardı ve görüş alanı dardı. Bu nedenle geminin komutanı da köprüdeydi, bütün faaliyetleri denetliyordu.

Köprünün iskele tarafındaki gözetleme yerinde nöbetçi haber verdi;

- Işık! Sancak tarafında.

Komutan seslendi:

- Dümdüz bize doğru mu ilerliyor, yoksa arkamıza doğru mu gidiyor?

Nöbetçi cevap verdi:

- Dümdüz bize doğru ilerliyor komutanım.

Bu, tehlikeli bir çarpışma rotası üzerinde olduğu anlamına geliyordu. Komutan nöbetçiye emir verdi:

- Gemiye mesaj gönder; çarpışma rotasındayız. Rotanızı 20 derece değiştirmenizi öneriyoruz.

Karşıdan şu sinyal geldi:

- Sizin rotanızı 20 derece değiştirmeniz önerilir.

Komutan:

- Mesaj gönder. Ben komutanım. Rotayı 20 derece değiştirin.

Karşıdaki cevap verir:

- Ben deniz onbaşıyım, sizin rotanızı 20 derece değiştirmeniz daha iyi olur.

Komutan iyice öfkelenmişti. Kızgınlıkla emretti:

- Mesaj gönder! Ben bir savaş gemisiyim. Rotanızı 20 derece değiştirin.

Karşıdaki ışıklarla işaret verdi:

- Ben bir deniz feneriyim.

Savaş gemisi rotasını değiştirdi.

*****

TEBESSÜM

Değiştirmek

Vefat eden bir din adamının mezar taşında şunlar yazılıdır:

Genç ve özgür iken, düşlerim sonsuzken, dünyayı değiştirmek isterdim. Yaşlanıp akıllanınca, dünyanın değişmeyeceğini anladım.

Ben de düşlerimi biraz kısıtlayarak sadece memleketimi değiştirmeye karar verdim. Ama o da değişeceğe benzemiyordu.

İyice yaşlandığımda, artık son bir gayretle, sadece ailemi, kendime en yakın olanları değiştirmeyi denedim. Ama maalesef bunu kabul ettiremedim.

Ve şimdi ölüm döşeğinde yatarken birden fark ettim ki, önce yalnız kendimi değiştirseydim, onlara örnek olarak ailemi de değiştirebilirdim.

Onlardan alacağım cesaret ve ilhamla, memleketimi daha ileri götürebilirdim. Kim bilir, belki dünyayı bile değiştirebilirdim.

*****

GÜNÜN SÖZÜ

Dünyada menfaat için sevgi gösterisinde bulunan insanlar kadar alçağı yoktur.

Şeyh Şamil