Magazin

Yeşilçam’ın emektarından yürek burkan çağrı!

Hülya Koçyiğit’ten Türkan Şoray’a, Kemal Sunal’dan Tarık Akan’a kadar Türk sinemasının dev isimleriyle aynı sahneyi paylaşan Saadet Gürses, bugünlerde hem geçim derdiyle hem de yalnızlıkla mücadele ediyor. 1997 yılında yakalandığı cilt kanserini 7 yıllık zorlu bir sürecin ardından yenen Gürses, iyileşmesine rağmen sektörden uzak kalmanın ve vefasızlığın burukluğunu yaşıyor.

Loading...

Abone Ol

Sinema kariyerine henüz 5 yaşında başlayan ve 35 yıllık meslek hayatına 200’e yakın film sığdıran Saadet Gürses, hastalığı yendikten sonra borç batağına sürüklendiğini ifade etti. Uzun yıllar çalışamadığı için ekonomik zorluklar yaşayan usta oyuncu, sektördeki 'hep aynı isimlerin oynatılması' sistemine sitem ederek, "Bir Allah'ın kulu da çıksın, 'şu kız da iki üç kuruş kazansın, bir iki film çeksin' desin. Tek isteğim sinemaya dönmek." sözleriyle yetkililere ve yapımcılara seslendi.

'MANEVİ DESTEK BEKLEDİĞİM DOSTLARIMDAN HABER ALAMADIM'

Hastalık sürecinde ve sonrasında yaşadığı hayal kırıklığını dile getiren Gürses, eski dostlarının vefasızlığından dert yandı. 30-40 yıllık arkadaşları olduğunu belirten oyuncu, şu ifadeleri kullandı: Manevi olarak yardımcı olacaklarını beklediğim insanlardan maalesef hiç haber alamadım. Bir telefon açıp 'Saadet ne oldu, senin için ne yapabiliriz?' demelerini beklerdim. Hayat çok pahalı, borç batağına düştüm. Bir hayırsever sosyal medyadaki videolarımı görüp bana yardım etti.

2SONUM BİLİNİYOR, TEKRAR HASTALANMAKTAN KORKUYORUM'

Şu anda kardeşi ve kedileriyle birlikte mütevazı bir hayat süren Saadet Gürses, yaşadığı ağır stresin sağlığını tehdit ettiğini belirtti. Daha önce kalp krizi geçirdiğini ve stentle yaşadığını hatırlatan Gürses, "Doktorlar üzüntüyü yasakladı ama üzülmemek elde değil. Hayatımı idame ettiremezsem sonum biliniyor. Kimseye kırgın değilim, herkesi Allah’a havale ediyorum" dedi.