Kişiselleştirilmiş finansal platform TeklifimGelsin, Türkiye genelinde 2025'in kredi karnesini açıkladı. “Türkiye'nin Kredi Karnesi” araştırması, kredi derecesi sıralamasında Anadolu illerinin öne çıktığını ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye genelinde en yüksek kredi derecesine sahip il Tunceli oldu. Tunceli’yi Çankırı ve Mardin izlerken, Erzincan ve Ardahan da üst sıralarda yer aldı. Buna karşılık Ankara 6’ncı, İstanbul 14’üncü ve İzmir 25’inci sırada kaldı. Bulgular, Anadolu illerinde bireylerin borç yönetimi ve ödeme alışkanlıklarında daha yüksek bir finansal disiplin sergilediğine işaret etti.
Kamu güvencesi kredi notunu yükseltiyor
Meslek gruplarına göre yapılan değerlendirmede, düzenli gelir ve mesleki istikrarın kredi derecesi üzerinde belirleyici olduğu görüldü. Araştırmaya göre en yüksek kredi derecesi ortalamasına sahip meslek grupları hâkim ve savcılar, doktor ve diş hekimleri ile polisler oldu. Kamu güvencesi ve uzun vadeli gelir yapısı, bu grupların finansal güvenilirliğini destekleyen başlıca unsurlar olarak öne çıktı.
Eğitim seviyesiyle kredi derecesi paralel artıyor
Çalışma, eğitim düzeyi yükseldikçe kredi derecesinin de düzenli biçimde arttığını ortaya koydu. En yüksek kredi derecesi ortalamasına yüksek lisans mezunları sahip olurken, onları üniversite ve yüksekokul mezunları izledi. Bulgular, finansal okuryazarlık ve uzun vadeli planlama becerilerinin eğitimle birlikte güçlendiğini gösterdi.
Yaş arttıkça finansal istikrar güçleniyor
Yaş gruplarına bakıldığında kredi derecelerinin 18–24 yaş grubundan 55 yaş ve üzerine doğru kademeli olarak yükseldiği görüldü. 18–24 yaş aralığı kredi notunu artırma potansiyeli en yüksek grup olarak öne çıkarken, 55 yaş ve üzeri bireyler en yüksek kredi derecesine sahip grup oldu. Bu tablo, finansal deneyimin kredi performansına olumlu yansıdığını ortaya koydu.
Cinsiyet kırılımında erkekler önde
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise cinsiyet kırılımında ortaya çıktı. Verilere göre erkeklerin ortalama kredi derecesi kadınlara kıyasla daha yüksek seviyede gerçekleşti. Sonuçlar, kredi kullanım alışkanlıkları ve finansal davranış kalıplarının farklı dinamiklerle şekillendiğine işaret etti.