Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaptığı değerlendirmede, bölgede son 3 yılda yaklaşık 100 bin deprem meydana geldiğini açıkladı. Kırılan faylara komşu hatlarda ciddi stres birikimi oluştuğunu belirten Sözbilir, Savrun ve Ecemiş fayları başta olmak üzere birçok fayın 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin diri fay haritasının güncellendiğini vurgulayan Prof. Dr. Sözbilir, 100 yılın konut projesi kapsamında 500 bin konut inşa edildiğini, bu sayı artırılmasını söyledi. Prof. Dr. Sözbilir, 485 olan diri fay sayısının 600’ün üzerine çıkacağını söyledi. Bu durumun deprem tehlikesinin arttığını gösterdiğini belirten Sözbilir, yeni faylara göre şehir planlaması yapılması gerektiğini ifade ederek, eski yapıların terk edilmesinin ve risk azaltma çalışmalarının hızlandırılmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Türkiye, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli, 10 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki büyük depremle sarsıldı. Binlerce binanın yıkıldığı, 50 bini aşkın insanın hayatını kaybettiği felaketin üzerinden 3 yıl geçti. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremin yıl dönümünde önemli değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Sözbilir, “6 Şubat’ta dünyanın en büyük depremlerinden birini yaşadık. Hatay’dan Kahramanmaraş’a kadar 350 kilometreyi aşan bir fay hattı birkaç saniye içinde kırıldı. Ardından 9 saat sonra, yaklaşık 150 kilometrelik ikinci bir kırılma meydana geldi. Bu, dünyada ender rastlanan bir deprem dizisidir. 50 binleri aşan can kaybı, büyük maddi hasar ve toplumsal travma oluştu” dedi.
Yaklaşık 100 bin deprem meydana geldi
Deprem sonrası bölgede iyileştirme çalışmalarının sürdüğünü belirten Sözbilir, son 3 yılda bölgede yaklaşık 100 bin depremin kaydedildiğini vurguladı. Sözbilir, “Bu çok ciddi bir sayı. Orta ve küçük büyüklükte de olsa sık yaşanan depremler, bölge halkının psikolojisini olumsuz etkiliyor. Risk azaltma çalışmalarının hızlandırılması gerekiyor. Çünkü kırılan faylara komşu faylarda ciddi stres birikimi söz konusu” diye konuştu. Bölgede büyük artçıların yaşanabileceğine dikkat çeken Sözbilir, Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep ve Adıyaman çevresindeki fayların yanı sıra Adana, Malatya, Göksun ve Kayseri hattındaki fayların da risk taşıdığını söyledi. Sözbilir, “Savrun ve Ecemiş fayları uzun süredir suskun. Bu fayların 7 civarında deprem üretme potansiyeli var. Kırılmaları yıllar alabilir ancak risk sürüyor” ifadelerini kullandı.
Eski yapıların terk edilmesi şart
Yeni yapılan konutların güvenli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sözbilir, “100 yılın konut projesi kapsamında 500 bin konut inşa ediliyor. Bu sayı artırılmalı. Çünkü eski yapıların terk edilmesi hayati öneme sahip. Yeni şehirleşme modern teknolojiyle yapıldığı için güvenli” dedi.
Türkiye diri fay haritasının güncellendiğini belirten Sözbilir, “485 olan diri fay sayısı 600’ün üzerine çıkacak. Bu, deprem tehlikesinin arttığını gösteriyor. Yeni faylara göre şehir planlaması ve risk azaltma çalışmaları yeniden düzenlenmeli. Artık depreme verdiğimiz önemin iki katını vermemiz gerekiyor” diye konuştu.