Hüseyin Kılınç
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlediği basın toplantısında müzeden sahneye, kütüphaneden kazı alanına uzanan geniş yelpazede Türkiye’nin 2025 yılında kültür ve sanat alanında Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştığını belirterek, “2021’de 80 mekânda ve 2.000’in üzerinde sanatçıyla başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali, her yıl artan etkisiyle uluslararası bir kültür markasına dönüştü. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023 yılından itibaren Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festivalimiz, geçtiğimiz yıl 8 ay boyunca 20 şehirde binden fazla etkinlik noktasında 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’den fazla etkinliğe sahne oldu” dedi.
26 İLDE FESTİVAL DÜZENLENECEK
2026 yılında Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya illerinin de festivale dâhil edileceğini belirten Ersoy, “Festival, 26 ilde düzenlenecek. Şehirlerimiz merakla bekliyor biliyorum. Festival takvimimizi de belirledik. Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin sosyal medya hesaplarından tarihlerimizi açıklıyoruz. 2027 yılında Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ illerimiz de doyasıya festival coşkusunu yaşayacak” diye konuştu.
TÜRKİYE, UNESCO LİSTELERİNDE DÜNYA İKİNCİSİ
Bakan Ersoy, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine 32 unsurun kaydedilmesiyle Türkiye dünyada en fazla unsur kaydettiren ikinci ülke. 102 usta “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak tescillendi. Bu başarı kültürel süreklilik açısından büyük önem taşıyor.
TİYATRO VE BALEYE İLGİ ARTIYOR
“2025-2026 sanat yılını “Sanat Her Yerde” sloganı ile başlattık” diyen Ersoy şöyle devam etti:
“Geride kalan sürede halkın sanat ve kültüre olan ilgisi her geçen gün artarak büyüdü ve rakamlar bunun en net göstergesi oldu. Devlet Tiyatroları 2002’de 28, 2017’de ise 41 sahneyle faaliyet gösterdi. Bugün 59 sahneye ulaştık. 2025-2026 sezonunda bu sayıyı 64’e çıkarmayı hedefliyoruz. Seyirci sayısının da 2,5 milyondan yukarılara ulaşmayı hedefliyoruz. Birçok oyun beğeniyle takip ediliyor ve kapalı gişe sahneleniyor. Bir gerçek var ki o da “Fındıkkıran. Bu eser tüm dünyada “yeni yıl eseri” olarak sahneleniyor. Bu yıl tüm bölge müdürlüklerimizin de katılımıyla genel müdürlüğümüzün tüm salonlarında sahnelendi. Hatta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de oynandı. Bu temsillerin her birinde biletler sadece 45 saniye içinde tükendi. Biletini gişeden almak isteyenler gece 3-4 gibi sıraya girdi. Benzer bir ilgiyi düzenlediğimiz festivallerde de yaşadık. Bu yıl ikincisi düzenlenen Anadolu Opera ve Bale Festivali yine büyük yankı uyandırdı. Geçtiğimiz yıl Şırnak’tan başlamıştık bu yolculuğa bu yıl ilk durak Bartın oldu. Bu tablo, kültür ve sanatı erişilebilir kılma vizyonumuzun, nitelikli üretimi yaygınlaştırma hedefimizin ve sanat kurumlarımıza duyduğumuz güvenin somut sonucudur”
SİNEMA SEKTÖRÜNE 491,6 MİLYON LİRA DESTEK
Bakan Ersoy, sinemaya yapılan destekleri “stratejik yatırım” olarak nitelendirdiklerini vurgulayarak, “2017 yılında 305 projeye yaklaşık 56 milyon lira destek sağlandı. 2025 itibarıyla proje sayısı 390’a, destek tutarı ise 491,6 milyon liraya ulaştı. Sinemayı turizm tanıtımında etkili kullanmaya başladık. Mini dizi stratejimiz ile ülkemizin tarihi ve turistik yerlerini Türk dizilerinin büyük üne sahip isimleri ile tanıtıyoruz. Ülkemizi bir hikâye üzerinden tanıtarak turistleri davet ediyor, bu yaklaşımı da proaktif bir stratejiye dönüştürüyoruz. Biliyorsunuz Türk dizileri tüm dünyada 1 milyardan fazla kişiye doğrudan ulaşıyor. Amerika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada, üç kıtada ve yaklaşık 170 ülkede Türk dizilerini izlemek mümkün. Biz de bu başarıyı tanıtım stratejimizin bir parçası haline getirme kararı aldık. Detayları kısa süre sonra kamuoyu ile paylaşacağız ancak şu bilgiyi sizlerle paylaşabilirim. Bu yıldan itibaren en az 3 kıtada, 10 ülkede yayınlanan dizilerimizde ülkemizin tanıtım stratejileriyle uyumlu içerik sunan bölümleri destekleyeceğiz. Böylelikle hem doğrudan milyonlarca insana ulaşacağız hem de ülkemizi, kültürümüzü dünyaya tanıtan dizi sektörümüze destekte bulunacağız” dedi.
GÜZEL SANATLARDA YÜZDE YÜZ ARTIŞ
Bakan Ersoy, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün 2017-2018 döneminde 585 etkinlik düzenlediğini, bu rakamın 2024-2025’te 1.006’ya çıktığını söyledi. Bu sezon 1.500 etkinlik hedeflendiğini ifade eden Ersoy, “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın 200. yaşını kutlayacak. Geçtiğimiz yıl 108 konsere imza atan CSO’yu 7 bölgemizde düzenlenecek konserlerle daha fazla insanımıza ulaştıracağız” diye konuştu.
RAMİ KÜTÜPHANESİ'NDE 3 MİLYON 600 BİNDEN FAZLA ZİYARETÇİ
Mehmet Nuri Ersoy kütüphaneler hakkında ise şu bilgileri verdi:
“Neredeyse her hafta Türkiye’nin dört bir yanında modern kütüphaneleri gençlerle, okuyucularla buluşturuyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kararlılıkla ilerlediğimiz “Türkiye Yüzyılı Vizyonu” çerçevesinde kütüphanelerimiz bizim için büyük önem taşımaktadır. 2002’den 2025’e uzanan bu yolculukta kütüphanelerimiz; yaşayan, üreten ve buluşturan mekânlara dönüştü. Bugün sayısı 1300’ü aşan kütüphanelerimiz; öğrencinin, araştırmacının, çocuğun ve gencin ortak yuvasıdır. Attığımız kararlı adımlar neticesinde 2017’de 93 bin olan oturma kapasitemizi yüzde 60 büyüme ile 150 bine çıkarttık. Kullanım alanımız ise 2017 yılında 313 bin metrekareydi. Bugün 789 bin metrekareye çıktı. Bu da yüzde 152 büyüme demek. İnşallah 2026 yılı sonunda 1 milyon metrekareye ulaşacağız. Kütüphanelerimizi de sanatsal ve kültürel etkinliklerle de buluşturduk. Ben Rami Kütüphanesi’ne ilişkin rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl Rami Kütüphanesi’nde 3 milyon 600 binden fazla ziyaretçi ağırlandı. Burada düzenlediğimiz 2 bin 944 etkinliğe de 819 bine yakın kişi katıldı. Türkiye, bilgiye yatırım yapan; kültürü geleceğe taşıyan güçlü bir vizyona sahiptir. Kütüphanelerimizin aydınlığında büyüyen bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmeye devam edeceğimizi söylemekten de büyük onur duyuyorum”
'TELİF GELİRLERİNDE REKOR ARTIŞ SAĞLANDI'
Telif Hakları Genel Müdürlüğünün, sanatçının emeğinin korunması, üretimin desteklenmesi ve fikri mülkiyet alanının güçlendirilmesi için yoğun bir çalışma yürüttüğünü vurgulayan Ersoy, konaklama tesislerinde müzik lisansına yönelik başlatılan uygulamayla telif gelirlerinde rekor artış sağlandığını bildirdi. Bu uygulamayla birlikte taraflar arasında 40 yılı aşkın süredir devam eden hukuki ihtilafların sona erdirildiğini belirten Bakan Ersoy, 2025 yılında “Gastronomi Sektöründe Müzik Lisansı İşbirliği Protokolü”nün de hayata geçirildiğini söyledi. Bakan Ersoy, 2020 yılında 200 milyon lira seviyesinde bulunan telif gelirlerinin, izlenen istikrarlı ve kararlı politikalar sayesinde her yıl artırıldığını belirterek, 2025 itibarıyla bu rakamın yaklaşık 3 milyar liraya ulaşarak tarihi bir rekor kırdığını belirterek, yıllar süren dava ve ihtilafları ortadan kaldıran bu tablonun, eser sahipleri, sektör paydaşları ve Bakanlığın ortak iradesinin bir sonucu olduğunu kaydetti.
'ÇALIŞMALAR DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL ETTİ'
Bakan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu’nun kültürel hafızayı geleceğe taşıyan stratejik bir kurum olduğunu belirterek, “Yürütülen çalışmalar sadece Türkiye’ye değil, dünyaya da örnek teşkil etti. Kurumun envanterinde 2017 yılında 541 bin eser bulunuyor. Bu sayı 2025 itibarıyla 776 bin 700’e ulaştı. Araştırmacılar için önemli bir dijital kaynak sunuldu. Kendi koleksiyonlarımızdan 455 bin eserin dijitalini araştırmacıların istifadesine sunan web sitemiz, yek.gov.tr dünyanın en büyük yazma eser sitesidir. 2012 yılından bu yana 251 eser yayımlandı. Bu eserler toplamda 337 cilt ve 237 bin 629 sayfadan oluşan zengin bir külliyatı temsil ediyor. Bu artış, yalnızca rakamsal bir büyüme değil; medeniyetimizin yazılı mirasına sahip çıktığımızın da somut göstergesidir. Türkiye bugün kültürel mirasını yalnızca koruyan değil, nerede olursa olsun izini süren, hakkını alan ve geri getiren güçlü bir ülkedir” dedi.
'13 BİN 449 ESER AİT OLDUĞU TOPRAKLARA GETİRİLDİ'
2020 yılında kurdukları Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı ile kültür varlıklarının iadesinde yeni bir dönemin başladığını belirten Mehmet Nuri Ersoy şunları söyledi:
“Yürütülen sistemli çalışmalar bu alanda tarihi bir ivme sağladı. 2002–2026 yılları arasında toplam 13 bin 449 eser ait olduğu topraklara getirildi. Bu eserlerin büyük bölümünü oluşturan 9 bin 134’ü son 8 yılda ülkemize kazandırıldı. Geçtiğimiz yıl Türkiye’ye iade edilen Marcus Aurelius heykeli bu kararlılığın güçlü bir simgesi oldu. Kurumsal yapılanma, uluslararası iş birlikleri ve ısrarlı takip sayesinde kültür varlığı iadesinin artık münferit değil, sonuç alan bir devlet politikası haline geldi. Bu mücadele ve başarı tüm dünyada ses getiriyor. Artık elinde bu topraklara ait, yasadışı yollarla sahiplenilmiş kültür varlığı olan herkes biliyor ki, eğer o eserler bir şekilde tespit edilirse Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı o eserleri gelir ve alır”
'GELECEĞE MİRAS' VİZYONU
Bakan Ersoy, “Geleceğe Miras” vizyonu doğrultusunda arkeoloji alanında başlatılan dönüşümle birlikte Türkiye'de artık 12 ay süren kazı döneminin kalıcı hale geldiğini kaydederek, “2018 yılında başlatılan bu uygulamayla yalnızca kazı süreleri değil, ayrılan kaynaklar da rekor seviyelere çıkarıldı. 2025 itibarıyla 255 kazı alanı proje kapsamına alındı. Mevsim koşullarına uygun biçimde tüm yıla yayılan arkeolojik faaliyetlerle birlikte akademik üretim de desteklendi. 2025 yılında 1.200’ün üzerinde uzman ve 3.000’in üzerinde çalışan istihdam edildi.
Aynı yıl içinde 15 binin üzerinde arkeolojik buluntu bilim dünyasına kazandırıldı. Bu projeyi geçmişe saygının yanı sıra, geleceğe karşı bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
GECE MÜZECİLİĞİNDE 600 BİN ZİYARETÇİ
Gece Müzeciliği uygulamasının kültürel mirasın korunmasının ötesine geçerek onu çağdaş yöntemlerle buluşturduğunu ve bu sayede turizmin yıl geneline yayıldığını ifade eden Ersoy, “2024 yılında Efes, Hierapolis ve Side’de başlatılan uygulama çevreye duyarlı ve yenilenebilir enerjiyle aydınlatılan alanlarda 400 bin ziyaretçiyi ağırladı. 2025 itibarıyla bu yaklaşım 27 müze ve ören yerine genişletildi. Anadolu’nun dört bir yanında hayata geçirilen bu uygulamayla yaklaşık 600 bin ziyaretçiye ulaşıldı. Yoğun ilgi nedeniyle Efes, Side ve Galata Kulesi gibi simge noktalarda sürenin uzatıldı ve bazı alanlarda yıl boyunca devam etti. Tarihi mekânlar gecenin estetiğiyle buluşmasının yalnızca turistik değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkeleriyle örtüşen bütüncül bir kültür politikası” dedi.
AKM'de 3 BİN 102 ETKİNLİK, 3,5 MİLYON KATILIM
Bakan Ersoy Atatürk Kültür Merkezi (AKM) hakkında şu bilgileri paylaştı:
“AKM’de 3 bin 102 etkinlik gerçekleştirildi. Toplamda 3,5 milyon kişi etkinliklere katıldı. Yapamazlar, edemezler’ diyenlere karşı Cumhuriyetimizin 98. yıl dönümünde yani 2021 yılında halkımıza armağan ettiğimiz Atatürk Kültür Merkezi İstanbul’daki kültür ve sanat aktivitelerinin odak noktası oldu. Hatırlarsanız 30 yıldır bitmeyen ‘Burası yılan hikayesine döndü…Bitmez!’ denilen ‘Ankara’nın kangreni’ olarak anılan CSO Ada Ankara’yı da 11,5 yıl gibi kısa bir sürede bitirdik ve 2020 yılında sanatseverlerle buluşturmuştuk. Başkentin kültür sanat adasında 900 etkinliğe ev sahipliği yaptık ve 554 bin sanatseveri ağırladık. Cumhuriyetimizin 100. yılında hizmete açtığımız İzmir Kültür Sanat Fabrikası da Ege’nin incisi İzmir’e çok yakıştı. İzmir tarihinde önemli yere sahip olan bu mekanı tarihi bir dönüşüm ile bugünkü haline getirdik. Halkımızın da yoğun ilgi gösterdiği bu kültürel merkezde geçtiğimiz yıl 540 etkinlik gerçekleştirilirken 600 bin sanatseveri misafir ettik"
HAYDARPAŞA VE SİRKECİ GARLARI YENİ KÜLTÜR SANAT ADASI
Mehmet Nuri Şahin son olarak Haydarpaşa ve Sirkeci Gar Sahaları hakkında bilgi verdi.
Şahin, “Bakanlığımız ile Devlet Demiryolları arasında Ağustos 2024’te imzalanan protokol kapsamında, Sultan II. Abdülhamid’in bizlere mirası olan, İstanbul’un iki ikonik tren garı Haydarpaşa ve Sirkeci Gar Sahalarını kültürel ve toplumsal miras olarak, bütüncül bir yaklaşımla koruyarak şehre kazandıracağız. Bu alanlar İstanbul’un yeni kültür sanat adası olacak.
Kültür ve sanat bir milletin hafızası ve geleceğe bıraktığı en güçlü miras. Göreve başladığımız günden bu yana koruma, üretim ve erişim ekseninde kararlı bir yol izliyoruz. Sanatın sürdürülebilirliği, sanatçının desteklenmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması adına somut adımlar atıyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen bu sürece katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.