Kullanışlı Aptallık Ödüle Doymuyor

Abone Ol


Kamuoyu, hep efsane kalmış "derin devlet" veya "askeri vesayet"i ete kemiğe büründüren Ergenekon operasyonlarıyla "açık ameliyat" dönemine geçti. Sokaktaki vatandaşın desteğini almak için gazetelerde, televizyonlarda her gün "Ergenekon" ya da "derin devlet" hikayeleri dinler olduk.

Hainler, Türkiye'yi çökertmek için suikastler düzenlemiş, darbe planları yapmış, devleti ele geçirmek için sinsi sinsi çalışmışlar. Hatta, çıkaracakları iç savaşa hazırlık için birçok yere silah ve mühimmat gömmüşler.

İçlerinde kamuoyu vicdanı tarafından "mafya" veya "mafyanın koruyucusu" olarak hapsedilmiş isimler de girince, anlatılarlar "vay anasını yahu, şimdi anlaşılıyor her şey" demeye başladı vatandaş.

Vatandaşı bu havaya kim soktu? Operasyonu hazırlayanlar bunu da düşünmüştü. İddianamenin detaylarını oluşturacak uydurma belgeleri, "armut piş, ağzıma düş" misali havada kapan "kullanışlı aptallar"a ulaştıryorlar, bir gün sonra manşetleri keyifle okuyorlardı.

* *  *

Daha 5-6 yıl önce Özal'ı, Hrant Dink'i, Muhsin Yazıcıoğlu'nu, Eşref Bitlis'i, Bahriye Üçok'u, Necip Hablemitoğlu'nu, Uğur Mumcu'yu kim öldürdü diye sorunca "Tabii ki Ergenekon" cevabını alıyorduk. Bugün hâlâ medyanın önemli köşe taşlarını tutmuş isimler, "32 kısım tekmili birden" tarzı Ergenekon operasyonlarını anlatıyordu bizlere. Zaten Balyoz darbe planı ele geçirilmeseydi, ne faili meçhullerin hesabı sorulabilecekti, ne de Türkiye'ye kurulan kumpas önlenebilecekti. Fatih Camii'ni bombalayacak alçaklar, stadyumlara dolduracağı binlerce insanı kurşuna dizecekti. Allah korudu bizleri de, Tuncay Opçin'in Mehmet Baransu'ya valizle teslim ettiği belgeler sayesinde Balyoz darbe planını öğrenerek operasyonu başlattık ve uçurumun kenarından döndük...

Bu satırları 5-6 yıl önce hepimiz gazete sütunlarında okumadık mı, TV ekranlarında saatlerce süren tartışmalarda dinlemedik mi?

Şimdi aynı sorular yine güncelliğini koruyor.

Almanya'ya giderek tarihe karışan Doğu Almanya'nın istihbarat örgütü STASİ arşivlerinde incelemeler yapan, PKK'nın uluslararası derin bağlantıları hakkında önemli bilgi ve belgelerle dönen Uğur Mumcu'nun neden ve kim tarafından öldürüldüğü halen netleşmiş değil. "İslamcı terör" gibi basit bir izahla dosyayı kapatmaya çalışanların aslında ne İslâm'la, ne de Müslümanlarla alâkasının olmadığını biliyoruz sadece.

* * *

Ama tıpkı Ergenekon, Balyoz dönemlerinde olduğu gibi şimdi de tek bir cevapla geçiştiriyoruz hepsini. "Fethullahçı Terör Örgütü yaptı" diyerek işin içinden sıyrılmak için canhıraş bir gayret sarfediyoruz. O dönemde bugün masumluğu ortaya çıkmış bir yığın askeri, sivili, aydını "çarmıha geren" kalemşörler yine aynı. Ekranlarda saatlerce bize "Özal'ı, Hrant Dink'i, Muhsin Yazıcıoğlu'nu, Eşref Bitlis'i, Uğur Mumcu'yu FETÖ öldürdü" fikrini aşılamaya çalışıyorlar. Bir bakıyoruz akşam TV'den bize bunları anlatanlar, sabah gazeteyi açtığımızda köşesinde de tüm geçmiş melanetleri FETÖ'ye yükleyen yazılar döktürmüş.

Hikaye aynı, anlatanlar aynı, sadece fail değişmiş: FETÖ...

Arşivi biraz daha eşeleyince bir bakıyorsunuz, hepsinin yolu bir şekilde Pensilvanya'ya düşmüş. Düşmeyen de, ekranlardan, gazete köşelerinden Fethullah Gülen ve "hizmet hareketi" güzellemeleri yapmış. Bu yapılanmanın çok tehlikeli olduğunu belirterek bazı sorular sıralayanları aşağılayarak, hain ilan ederek ve hatta "çarmıha gererek" yapmışlar hem de bunu. Medya infazı yapmışlar açıkça. Gülen'e dokunan yanmış ya hani uzun yıllar, işte o ateşe odun taşıyanların arasında yer almışlar. Birçok insanı işsiz, aşsız hatta itibarsız bırakmışlar...

Dünyayı yönetme iddiasındaki karanlık bir gücün kontrolündeki Fethullah Gülen ve camiası, Türkiye'ye tarihin en büyük ihanetini yapmıştır. Sadece Türkiye'yi değil, aynı zamanda İslâm dinini de sıfırlamak için "şeytani üst akılın" gönüllü şövalyesi olmuştur.

İyi de, FETÖ'yle mücadelede bu şeytani sürecin gönüllüsü olmuş "kullanışlı aptallar"dan medet ummak ne kadar akıllıca bir iş? Ergenekon, Balyoz davaları sürecinde FETÖ bizi kandırırken, BOP'ta ABD, çözüm süreci döneminde PKK bizi kandırırken algılarımızı yöneten, beynimizi uyuşturan isimler bugün inandırıcılığını yitirmiştir.

İşte bu yüzden FETÖ'yle mücadeleye kuşkuyla bakanların sayısı hızla artıyor. Kullanışlı aptalları ambalajlayıp rafa kaldırma zamanı geldi artık... 15 yıl dönemde yığdıkları dünyalıkları bundan sonraki ömürlerinde onlara yeter de, artar bile...20