KKTC

Abone Ol

15 Kasım 1983…

İkinci bağımsız Türk devleti kuruldu, Rauf Denktaş önderliğinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bağımsızlığını resmen ilan etti.

Aradan 39 yıl geçti, ne yazık ki, Türkiye dışında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyan ülke yok. İlk etapta Pakistan ve Bangladeş tanıdı, ancak Amerika ve İngiltere’nin baskıları sonucu geri adım attılar.

39 yılda bir arpa boyu yol alamadık.

Berlin duvarının yıkılması ve Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra 5 bağımsız Türk devleti daha kuruldu; Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Türkmenistan…

Hiçbiri bugüne kadar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımadı, tanıma cesaretini gösteremedi.

Düşünün Türk Devletleri Teşkilatı kuruldu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bağımsız bir üye olarak değil, sadece gözlemci olarak kabul edildi.

Rauf Denktaş, Dr. Fazıl Küçük ile birlikte ömrünü Kıbrıs davasına adadı.

Buna rağmen hem Kıbrıs’taki Türk halkı tarafından, hem de Türkiye’deki bazı çevreler tarafından Denktaş dışlandı, Denktaş dışında çözüm arandı. “Çözümsüzlük çözüm değildir” diye Denktaş uzlaşmaz ve çözüme karşı olmakla suçlandı.

Türk dünyasının efsanevi liderlerinden Rauf Denktaş ne yazık ki, başarıları ve emekleri hiçe sayılarak bir kenara itildi.

Kıbrıs Türklerinin bağımsızlığını yok edecek meşhur Annan Planı, rahmetli Denktaş’a rağmen maalesef Türkiye’nin de desteğiyle Kuzey Kıbrıs’taki referandumda kabul edildi.

Rumlar, plana karşı çıktı da Kıbrıs Türkleri yok olmaktan kurtuldu. Kıbrıs’ın kuzeyinde ayrı bir Türk devleti varsa bugün Rumların, Annan planını kabul etmemesi sayesinde oldu. Eğer Rumlar plana evet demiş olsaydı, Kıbrıs Türk davası tarihe karışacaktı.

Bir Avrupa Birliği sevdasına, hem bazı Kıbrıs Türkleri, hem de Türkiye’deki yandaşları Türklerin bağımsızlığını feda ediyordu.

Bugün gelinen noktada ne yazık ki, Türkiye bile Kıbrıs Türklerine haklı davasında yüksek sesle destek veremiyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının tanınması için yeterince gayret göstermiyor. Kendi sorunlarımız bize Kıbrıs’ı unutturmuş gibi görülüyor.

Kıbrıs, Türkiye’nin kırmızı çizgisidir. Her ne kadar son zamanlarda birçok kırmızı çizgimiz yerle bir edildiyse de Kıbrıs’ta verilecek bir taviz, sadece Türkiye’yi değil, tüm Türk dünyasını sıkıntıya sokacak.

Kıbrıs sadece bir Türk devleti veya Türk adası değil, Türkiye’nin, hatta Türk dünyasının Akdeniz’deki tek kalesidir. Mavi vatan deniliyor ya Kıbrıs yoksa mavi vatan da hayal olur.

Rumlarla uzlaşma olamayacağını, Rumlarla tek devlet olmanın hayalden öte geçemeyeceğini artık anlamamız lazım; bunu da her ortamda, her uluslararası alanda ısrarla ve inatla anlatmamız lazım.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olduğunu tüm dünyaya kabul ettirmek için her yolu denemeliyiz.

*****

Satılık köpek yavrusu

Bir dükkan sahibi, kapısının üzerine “Satılık köpek yavruları” yazan bir tabela astı.

Bunun gibi tabelalar her zaman küçük çocukları cezbeder. Bir çocuk tabelayı görüp sahibine yaklaştı ve “Yavruları ne kadara satacaksınız?” diye sordu.

Dükkan sahibi, “300 ila 500 lira arasında herhangi bir fiyata” cevabını verdi.

Küçük çocuk cebinden biraz bozuk para çıkardı. “175 liram var. Onları satın alamam ama lütfen onlara bakabilir miyim?” dedi.

Dükkan sahibi gülümseyip ıslık çaldı. Kulübeden, dükkânının koridorunda koşan anne ve ardından beş ufacık, minik kürk yumağı geldi. Yalnız yavrulardan biri oldukça geride kaldı. Küçük çocuk hemen geciken, topallayan köpeği seçti ve dükkan sahibine “Bu küçük köpeğin nesi var?” diye sordu.

Dükkan sahibi, veterinerin küçük köpeği muayene ettiğini ve kalça yuvasının olmadığını söyledi; üstelik iyileşmesi imkansızdı ve bu yavru her zaman ezik kalacaktı.

Küçük çocuk heyecanlandı, “Satın almak istediğim köpek yavrusu bu” dedi.

Dükkan sahibi, “Hayır, o küçük köpeği almak istemezsin. Onu gerçekten istiyorsan, sana hediye edeceğim” dedi.

Küçük çocuk iyice sinirlendi. Dükkân sahibinin gözlerinin içine bakarak parmağıyla işaret etti ve dedi ki:

“Onu bana vermeni istemiyorum. O küçük köpek, diğer köpekler kadar her şeye değer ve tam bedelini ödeyeceğim. Aslında, şimdi sana 175 liramı vereceğim, geri kalanı için ayda 50 lira taksit ödeyeceğim.”

Dükkan sahibi, “Bu küçük köpeği gerçekten almak istiyor musun? Bak, bu diğer köpek yavruları gibi asla koşamayacak, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak” deyince…

Küçük çocuk, şaşırtıcı bir şekilde, büyük bir metal destekle desteklenen sakat sol bacağını açtı, dükkan sahibine baktı ve usulca cevapladı…

“Eh, ben de pek iyi koşmuyorum ve küçük köpeğin anlayan birine ihtiyacı olacak!”

*****

TEBESSÜM

Limon

Temel, lokantada aşçı çırağı olarak işe başlar. Aşçıbaşı, Temel’e sorar:

- Limon ne zaman sıkılır?

Temel cevap verir:

- Yalnız kalınca…

*****

GÜNÜN SÖZÜ

Hayatta hiçbir zaman yalpalamayacaksın, düşüncelerinde bir ileri bir geri adım atmayacaksın, her dönemin adamı değil, her dönem adam olacaksın.

Rauf Denktaş