Sağlık

Kış çaylarıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar

Soğuk havalarla birlikte bitki çaylarına ilgi artıyor. Ancak kış çaylarını gelişigüzel hazırlamak ya da fazla tüketmek çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Abone Ol

Kış aylarında havaların soğuması ve gribal enfeksiyonların artmasıyla birlikte pek çok kişi bağışıklığını desteklemek için doğal çözümlere yöneliyor. Bu dönemde başvurulan seçeneklerin başında ise “kış çayları” geliyor. Ihlamur, nane, limon, elma, tarçın, zerdeçal hatta ekinezya… Kimi evde ne varsa damak tadına göre karıştırıyor kimi hazır karışımları tercih ediyor. Çoğu zaman bal gibi doğal tatlandırıcılar da ekleniyor. Ortaya hem iç ısıtan hem de hastalık dönemlerinde rahatlatıcı olduğu düşünülen fincanlar çıkıyor. Uzmanlar, bu tür bitki çaylarına “her derde deva” gözüyle bakılmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Kış çaylarının bağışıklığı destekleyici etkileri olmakla birlikte, tek başına hastalıklardan korunmak ya da tedavi için yeterli değiller. Üstelik me-sele sadece hangi bitkilerin kullanıldığı da değil… Nasıl hazırlandığı, ne kadar demlendiği ve hangi sıklıkta tüketildiği de en az içeriği kadar önemli. Ölçüsüz kullanılan ya da uzun süre bekletilerek tüketilen bitki çayları, faydadan çok zarar getirebiliyor.

Bir diğer konu ise bu çayların kimler tarafından tüketilmemesi gerektiği… Herkes kış çaylarını istediği kadar, sınırsız şekilde tüketebileceğini düşünüyor ama bu çok doğru bir yaklaşım değil. Özellikle de doktor kontrolünde olan kişiler için… Küçük yaş taki çocuklar, ileri yaştakiler, hamileler, emziren anneler ya da kronik bir rahatsızlığı olup düzenli ilaç kullananların tüketecekleri bitki çaylarını önce doktorlarına danışmaları gerekiyor.