Karne

Abone Ol

Türkiye, tarihi henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte önümüzdeki aylarda yapılacak seçimlere kilitlendi.

Televizyon erkanlarında, kim aday olacak, muhalefetin aday konusundaki anlaşmazlıkları ve seçim tarihi ile ilgili tartışmalar almış başını gidiyor.

Bunun dışında haber süresini doldurmak için internetten toplanan trafik kazası görüntüleri ve sokak kavgaları ile geçiştiriliyor.

Türkiye’nin gerçek gündemi televizyon ekranlarına getirilmediği gibi yazılı basında da çok fazla yer bulamıyor.

Cuma günü karneler dağıtıldı. İlk ve orta dereceli okullar tatile girdi. Karne görüntüsü ve birkaç öğrenci ile röportaj yapılıp geçiştirildi.

Okullarımızın içinde bulunduğu durumla ilgili bir habere rastlayamadık, çünkü böyle bir araştırma yok, ne yazık ki sorumlular dahil kimsenin okullarla ilgilendiği de yok.

Lise çağında çocuğu olanlar bilir, özellikle büyük şehirlerde orta öğretim kurumlarında disiplin kalmadı. Öğrenciler başına buyruk, öğretmenlerine sevgiyi geçtim saygıları da yok.

Öğretmenlerine küfür ve hakaret eden, saldırmaya kalkan o kadar öğrenci var ki…

Sadece öğrenciler mi, öğrencilerin yakınları ve arkadaşları da okulu basıyor, öğretmenlere saldırıyor.

Neredeyse her gün okul basan, öğretmene saldıran velilerle ilgili haberler yer alıyor.

Bazı okul yöneticilerinin dirayetsiz olması işi daha da çıkmaza sürüklüyor, şiddeti ve kavgayı iyice körüklüyor.

Öğrencilerin kendi aralarındaki kavgalarını, kendi aralarında gruplaşıp çete savaşı yapmalarını, akran zorbalığını bilmeyen kalmadı.

Özellikle meslek liselerinde devamsızlıktan kalan tüm öğrencilerin bakan kararıyla sınıf geçmesi disiplinsizliği daha da artırdı.

Bunlar okulun içindekiler; okul önleri ve çevresi çok daha vahim… Özellikle bazı bölgelerde uyuşturucu ve alkol okul önlerinde neredeyse açıktan satılacak.

Belli bölgelere çocuklarımız, gençlerimiz gözü dönmüş uyuşturucu tacirlerinin elinde oyuncak haline getirildi.

Herkes bunun böyle olduğunu biliyor, görüyor, ancak tedbir alan ne yazık ki yok.

Öğretmenlerin eli kolu bağlanmış, çocuklara yan gözle bile bakamıyorlar; okul müdürlerinin elinde yetki yok, disiplin sürecini işletemiyorlar, işletseler bile bir yerlere takılıyor, sonuç alamıyorlar.

Başarılı olan da olmayan da mezun oluyor diyeceğim ama başarı şöyle dursun okula uğramayanlar bile bir şekilde aflarla mezun ediliyor.

Tabii ki seçim, ekonomi, hayal pahalılığı çok çok önemli…

Ama asıl önemli olan gençlerimizin geleceği, iyi eğitim almaları…

Hazır seçim yaklaşmışken…

Eğitimdeki kangren olmuş bu sorunları çözmek için planı, projesi olan var mı?

Yoksa cahil toplum işimizi kolaylaştırıyor deyip olup biteni görmemeye devam edecek miyiz?

*****

Mantık sınavı

Üniversite öğrencisi mantık yürütme sınavında. Profesör soruyor:

- Uçakta 500 tuğla var. Biri düştü, kaç tane kaldı?

Öğrenci:

- 499.

- Doğru. Peki, bir fili kaç adımda buzdolabına sokarsın?

- Üç adımda. Buzdolabını aç, fili sok, buzdolabını kapat.

Profesör:

- Doğru! Peki, zürafayı kaç adımda sokarsın buzdolabına?

- Dört adımda. Buzdolabını aç, fili çıkart, zürafayı sok, buzdolabını kapat.

- Doğru! Aslanın doğum gününe tüm hayvanlar gitmiş, biri hariç. Hangisi?

Öğrenci:

- Zürafa. O hâlâ buzdolabında.

- Doğru! Bir nine, timsah dolu bataklıktan geçmek istiyor. Bataklıkta kaç timsah var?

- Sıfır. Onların hepsi aslanın doğum gününde.

Profesör:

- Doğru. Nine bataklığı geçmeye başlamış, fakat ölmüş. Neden?

Öğrenci:

- Kafatasının çatlaması sonucu.

Profesör:

- Nasıl yani ya?

Öğrenci:

- İlk soruda ki tuğla!

Profesör:

- Hadi be!

*****

TEBESSÜM

Bulut

Öğretmen, Hayat Bilgisi dersinde bulutların yeryüzündeki suların buharlaşmasından oluştuğunu uzun uzun anlattıktan sonra ön sıralarda oturan öğrencilerden birine sordu:

- Söyle bakalım oğlum, kara bulutlar neden olur?

Çocuk düşündü, yutkundu, bir şey diyemedi. Onun yanında oturan Temel parmak kaldırarak şu cevabı verdi:

- Kirli sulardan olur öğretmenim!

*****

GÜNÜN SÖZÜ

Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır. Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Tanrı’yı kullanırlar.

Giordano Bruno