AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 62. Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Avrupa’nın güvenlik, savunma ve dış politika alanlarında daha güçlü ve bütünleşik bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. “Avrupalılar toplanın” başlıklı panelde konuşan Kallas, AB’yi “Yenilmezler” ekibine benzeterek, Avrupa’nın ortak değerler, demokrasi ve güvenlik için birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Avrupa’nın “medeniyet açısından bir çöküş içinde olmadığını” belirten Kallas, birçok ülkenin hâlâ AB’ye katılmak istediğini ifade etti. Kallas, Avrupa’nın dünyada özne olabilmesi için önceliğin savunma olduğunu vurgulayarak, bunun Ukrayna’dan başladığını söyledi. Rusya’nın siber saldırılar, sabotaj, dezenformasyon ve enerji politikalarıyla Avrupa’yı tehdit ettiğini belirten Kallas, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile birlikte yeni bir Avrupa güvenlik stratejisi üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
“Maksimalist talepler kabul edilemez”
“Rusya bir süper güç değil” diyen Kallas, on yılı aşkın çatışmaya ve dört yılı aşan savaşa rağmen Moskova’nın 2014 hatlarının ötesine neredeyse hiç ilerleyemediğini, bedelin ise 1,2 milyon kayıp olduğunu söyledi. Rusya’nın asıl tehdidinin müzakere masasında savaş alanında kazanamadığını elde etmeye çalışması olduğunu belirten Kallas, Ukrayna’ya yönelik maksimalist taleplerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Savaş suçları için af olmaması, zararların tazmin edilmesi ve zorla götürülen çocukların geri getirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Genişleme jeopolitik bir zorunluluk”
Avrupa’nın ikinci önceliğinin genişleme olduğunu söyleyen Kallas, “Genişleme, Rus emperyalizminin panzehiridir” dedi. AB’ye katılan eski Doğu Bloku ülkelerinin Rusya’dan çok daha hızlı büyüdüğünü belirten Kallas, genişlemenin bugün jeopolitik bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Üçüncü önceliğin ise uluslararası ortaklıklar olduğunu, AB’nin dünyanın en büyük serbest ticaret ağını kurduğunu söyledi. Ortak Avrupa ordusu tartışmalarına da değinen Kallas, ayrı bir ordu kurmak yerine NATO içindeki Avrupa ayağının güçlendirilmesi gerektiğini savundu. ABD ile tüm konularda aynı fikirde olmadıklarını belirten Kallas, buna rağmen iş birliğinin süreceğini dile getirdi. AB içinde karar alma süreçlerinin zorlaştığını vurgulayan Kallas, küresel sahnede güçlü bir Avrupa için bu mekanizmaların yeniden ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.