'Uydu kent' olacaktı uyduruk kente döndü

Türkiye'nin ilk uydu kenti olarak inşaatına başlanan Bahçeşehir, özensiz projeler, hızla artan betonlaşma ve ulaşım sorunları ile sıradan bir İstanbul semtine dönüştü. Bahçeşehirlilerin derneği BADER'in Başkanı Karabulut'la semtin sorunlarını konuştuk

30 Eylül 2017 Cumartesi 09:07
'Uydu kent' olacaktı uyduruk kente döndü

Türkiye'nin ilk uydu kenti sloganı ile yola çıkan Bahçeşehir, son dönemlerde özensiz uygulamaya konulan projeler, artan betonlaşma ve ulaşımda yaşanan sorunlar nedeniyle değerini kaybederek sıradan bir semte dönüştü. 1997 yılında Bahçeşehir daha yeni kurulurken çevreci, gazeteci ve sanatçıların bir araya gelerek oluşturduğu bir sivil toplum kuruluşu olan Bahçeşehirliler Derneği'nin (BADER) 3 dönemdir başkanlığını yürüten Uğur Barış Karabulut ile, Bahçeşehir'in sorunlarını konuştuk. 

-Bahçeşehir'in sorunları ile başlamak istiyorum. Bahçeşehir ilk kurulduğu zaman, Şelale Park'ın içerisinde amfi tiyatro ve çocuk oyun alanı vardı. Şimdilerde o alanda restorant var. Nedir bu işin aslı?

"Şelale Park, Bahçeşehir'in kurulduğu ilk dönemlerde çocuklar için oyun alanı olan, yeşili bol ve içerisinde amfi tiyatrosu bulunan bir park idi. Sonrasında oraya beton döküldü, amfi tiyatro yıkıldı yerine restoran ve otopark yapıldı. 3 bin metrekare bir alan özel şirkete verildi. Bu projenin Başakşehir Meclisinden onaylanarak geçtiği ve vinçlerin alana ilk girdiği gün ve sonraki günlerde gece gündüz eylem, nöbet tuttuk. Park alanındaki çalışmanın usulsüz olduğuna dair derneğimizin etkinlikleri ses getirdi. Dava açtık, 2 yılın sonunda haklılığımız hukuken de ispatlandı. Sonrasında Başakşehir Belediyesi restorantı özel şirketten alıp belediye tesisi olarak gösterdi. Ancak hukuki olarak bu uygulama oranın yasal bir yapı olduğunu göstermez."

Gölet büyük rant

-Bahçeşehir Gölet Bölgesi'nin de betonlaşmaması için mücadele verdiğinizi biliyoruz. Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararına rağmen, alanda inşaatlar yükselmeye devam ediyor. Neler söylemek istersiniz?

"2013 yılından beri vermiş olduğumuz bir mücadele söz konusu. 110 bin metrekarelik belki de Cumhuriyet tarihinin en büyük rantı Gölet Bölgesi'nde binlerce konut olarak dönüyordu. Plan tadilatlarına en başında derneğimiz itiraz etti, iptal edilmesi için imza kampanyaları düzenledi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da planların iptalini gerçekleştirdi. 90'lı yıllarda Bahçeşehir kurulurken, Gölet Bölgesi Emlak Konut Pazarlama tarafından golf sahası olarak lanse ediliyordu. Orası yıllarca atıl durumda bekletildi, sonra da imara açıldı. Aynı zamanda Gölet Bölgesi dere yatağında bulunuyor ve 2009 yılında yaşanan sel baskınlarında hasar görmüştü. Burası herhangi bir yapılaşma için çok riskli iken, inşaatların giderek yükseldiğine üzülerek şahit olmaktayız. Şu an Gölet Bölgesi yeni bir planlama yapılarak 3. şahıslara devredildi. Bahçeşehir halkının, siyasilerin, çevredeki site yönetimlerinin açmış olduğu pek çok dava da bulunuyor. Son olarak Danıştay yürütmeyi durdurma kararı vermesine rağmen, alanda çalışmalar sürüyor. BADER aynı zamanda Pazartük, Şelale Park davalarında da hem sürecin bizzat içinde bulunurken, hem de plan değişikliklerini anında kamuoyu ile paylaşarak site yönetimlerini sürecin içine davet ediyor. Olayların gündemde kalmasını sağlıyoruz."

Park betonla büyümez

"Ayrıca, Gölet Bölgesi'nden Eşkinoz Deresi de geçiyor ve bu derenin bir kolunun üzeri toprak ile örtüldü. Dere ıslahı yapılacak denilmesine rağmen, nasıl bir ıslah yapılacağını bilemiyoruz, ayrıca İSKİ bu projeye 2015 yılında başladı, bütçesi çıkmış yarısı tamamlanmış bir projeyi durdurdular. Boğazköy'den Bahçeşehir kurban kesim noktasına kadar İSKİ'nin çalışması gelmişti. İSKİ o dere ıslahı için gereken kanalları oluşturdu fakat Gölet'in satışı ile birlikte ıslah adı altında alanı betonlaştırıyorlar.
Ayrıca Gölet, Türkiye'nin en büyük ilk suni göleti. Çevre ilçelerden de pek çok kişi burayı gelip ziyaret ettiklerinde üzücü bir manzara ile karşılaşıyorlar. Betonla büyüyen bir park mimarlık literatüründe yok. Son olarak geçtiğimiz Haziran ayında, Başakşehir Belediye Başkanı ve kamu personeli hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. 95 gün geçmesine rağmen herhangi bir ilerleme kaydedilmedi. Bu yaşanan hukuk ihlalleri bizleri ve hukuka inanları kahrediyor."

Değeri düşmüş marka

-Bahçeşehir son dönemlerde ciddi bir ekonomik değer kaybı yaşıyor. Bu durumun temelinde sizce neler bulunuyor?

"Bahçeşehir tasarlanırken 15 bin 400 nüfusluk bir alt yapı ile planlanmıştı. Şu anda ise nüfus 40 bini geçiyor, planların 3 katına çıkıldı ve kent artık bu yükü kaldıramıyor. Bahçeşehir'in kuruluşunda burayı tercih edenler, o dönemdeki ev fiyatlarının neredeyse 2-3 katını ödeyerek ev aldılar. Proje satışa çıktığında, insanlar bahçeli modern bir kent aldıklarını sandılar fakat bugüne geldiğimizde evlerin değerleri normal bir semtin ev fiyatlarına kadar düştü. Bir kentin ekonomik değerini daha çok inşaat yaparak yükseltemezsiniz. Şehirleri markalaştırmadığınız sürece, orada yaşayan halkın kültürel, sanatsal faaliyetlerini arttırmadığınız sürece, o kente bir değer katmış olmuyorsunuz, sadece betonlaştırmış oluyorsunuz. 90'lı yıllarda ev alanlar buranın alt yapısının da ücretini kat kat ödedi, bugün ise 40 bini aşkın nüfus ile Bahçeşehir artık yaşanmaz bir halde. 

Ulaşım için ray var üzerinde tren yok

-İstanbul'un trafik sorunu yıllardır biliniyor. Son yıllarda artan nüfus ile birlikte Bahçeşehirlilerin de trafik sorunu yaşadıklarını biliyoruz. Ulaşım ve trafik sorununa dair neler eklemek istersiniz?

"Ulaşımın içerisinden çıkılması güç bir hale gelmesinin nedeni kontrolsüz nüfus artışı. Özellikle sabah ve akşam iş çıkış saatlerinde, Ispartakule Gişeleri'nde uzun kuyruk oluşuyor. Esenkent, Bahçeşehir, Ispartakule'de yaşayanlar yıllardır 11-12 kilometre için haksız bedeller ödüyor. Bu bedeli Başak Mahallesi'nde ya da Güvercintepe, Şahintepe Mahalleleri'nde yaşayanlar ödemiyor. Her gün oradan binlerce araç geçiyor ve ortaya ciddi rakamlar çıkıyor. Aynı ilçe sınırları içerisinde farklı yönetim modeli uygulanıyor. Bahçeşehir üvey evlat muamelesi görüyor.

Klimasız otobüsler

Alternatif ulaşım araçlarına ihtiyacımız var. Metro ihaleleri defalarca ertelendi. "Her yerde metro, her yere metro" sloganı ile yola çıktılar, bizi yollarda bıraktılar. 2019 Mart ayında Bahçeşehir'e metro gelecekti, ihalesi yeni bitti. İhaleye göre, 1080 iş günü yapım süresi olan bu çalışmalar daha başlamadı. Onun dışında Sirkeci'ye kadar uzanan banliyö hattımız da yıllardır atıl durumda bekletiliyor. Düşünebiliyor musunuz, ray var, hat var üzerinde gidecek tren yok. Bahçeşehirliler günde 3 saate yakın trafikte kalıyor. Kendi aracı olmayanlar ise klimasız otobüslerde ve üstüne çift bilet para vererek seyahat etmek zorunda kalıyor."

Halı saha yıkıldı

-Bahçeşehir'de bulunan İSKİ Biyolojik Arıtma Tesisleri yıllardır atıl biçimde bekletiliyor. Bunun nedeni sizce ne olabilir?

"İSKİ Biyolojik Arıtma Tesisleri, Bahçeşehir kurulurken kentin atık sularının dönüştürülerek Bahçeşehirlilerin bahçelerine sulama olarak dönüşü olarak planlandı. Yıllardır atıl biçimde bekletiliyor. Orada bir halı saha vardı, onu da geçtiğimiz yıllarda yıktılar. Ayrıca, belediye o alanı hizmet araçlarının otoparkı olarak da kullanılıyordu. Hemen yanı başında ise Bahçeşehir Park projesi yapılmaya başlandı. Kamuya ait bu alan ticari bir işletmenin arka bahçesi mi yapılacak? Bunu merak ediyoruz."

Bir villaya karşılık 3 apartman dairesi

-Bahçeşehir'de koltuğunun altında projeler ile dolaşan müteahhitler kol geziyor. Bu duruma dair, neler söylemek istersiniz?

"Evet, müteaahitler villa bölgelerinde yaşayan vatandaşlara ulaşarak onlara çeşitli teklifler ile gidiyor. Örneğin, Gül Bölgesi'nde 25' e yakın villa bulunuyor ve müteaahitlerin bu villalarda yaşayanlara villalarını almak koşulu ile onlara 3 daire teklif ettiğini biliyoruz. Bazı villa sahipleri direnirken, çoğunluğu ise bu tekliflere sıcak bakıyor. Oradaki yeşil alanlarının kaybolması kimsenin umurunda değil. Orada Bahçeşehirlilerin hakkı var. Her şey para değil, insanlar biraz da vicdanlarını sorgulamalı.
1990'lı yıllarda Bahçeşehir'den ev alanlar huzurlu ve yeşili bol modern bir kentten ev aldıklarını düşündüler fakat günümüze baktığımızda her sabah vinç sesleri ile uyanıyoruz. Adım başı bir inşaat projesi yükseliyor. Şelale Caddesi'nde de Prestij Cadde sloganı ile bir düzenleme yapıyorlar. Çok kısa bir mesafe olmasına rağmen, çalışmalar bitmedi, mecvut olan yol daraltıldı. Arnavut kaldırımlarını söküp yerine asfalt döşüyorlar. Yolu daraltıp kenarlarda cep otoparklar yapılıyor, O alanların ileride İspark'a devredilerek ücretli hale geleceği aşikar. 

-Bağlı olduğunuz Başakşehir Belediyesi'ne gidebilmek için 3 farklı mahalle ve 1 Belediye sınırlarından geçiyorsunuz. Bu durum sizi zorluyor mu?

"Elbette, Türkiye'de eşi benzeri olmayan bir durum ne yazık ki. Şehircilik ilkelerine uymayan, kamu yararı ile bağdaşmayan bu durum gerçekten trajikomik."

-Son olarak neler eklemek istersiniz?

"Bilinç ancak açık ve duyarlı ise mesajları alır. Toplumun şikayetten 'kuru sıkı sözden' öte çözmeyi talep etmediği hiçbir olumsuz ülke gerçeğine, çare de beklenemez! 

Sorun, sorunu sorun olarak samimiyetle gören ve bunu çözmeyi samimiyetle talep eden yüreklerin bir araya gelmesi ile çözüme erişir. Geçtiğimiz yıllar içinde bu bağlamda ülke insanına dair umutsuzluğa düşecek binlerce örneği de yaşadık ne yazık ki! Ortada bir karamsarlık durumu olduğunu hepimiz biliyoruz; Peki ne yaparak bu ölü toprağını üzerimizden atabiliriz? Söylenmeye devam ederek mi, yoksa çözümün parçasında önce kendimize bir rol biçerek mi? Sorunların çözümünü başkalarından bekleyenler, eleştirdikleri çözüm yöntemlerine de eyvallah demek zorundadır! Gerisi lafı güzaftır!"

Sibel Gülersöyler

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.