Sağlık

Her sofrada pide yemek, bağırsaklarınız için tehlikeli!

Ramazan ayında sıkça görülen kabızlık ve şişkinlik gibi sorunlara karşı uyaran Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, sindirim sistemini korumanın ilk kuralının lifli gıda tüketimi olduğunu belirtti. Tanoğlu, bağırsak tembelliğini önlemek için beyaz ekmek ve pide yerine tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesini, su tüketiminin ise iftar ile sahur arasına yayılmasını önerdi.

Abone Ol

Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, “İftar sofrasında mutlaka bol yeşillikli bir salataya yer ayırmak, ana yemeklerde ise haftada en az iki veya üç gün kuru baklagiller veya zeytinyağlı sebze yemeklerini tercih etmek, bağırsak hareketliliğini destekler. Beyaz ekmek veya pide tüketimini sınırlandırıp yerine tam tahıllı ekmekler veya tam buğday unlu ürünler koymak, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olarak bağırsak tembelliğinin önüne geçer” dedi.

Ramazan ayında mide ve bağırsak sağlığını korumanın temel koşulunun, uzun süreli açlığın ardından sindirim sistemine ani ve ağır bir yük bindirmemek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tanoğlu, özellikle iftar saatinde yapılan beslenme hatalarının birçok şikâyetin temel nedeni olduğunu ifade etti.

'AĞIR KIZARTMALAR VE BAHARATLI SOSLARDAN UZAK DURUN'

Gün boyu dinlenen mideye iftar anında birdenbire çok miktarda ve ağır yemek göndermenin hazımsızlık, şişkinlik ve yanmaya yol açacağını belirten Prof. Dr. Tanoğlu, “Orucu su ve hurma ile açtıktan sonra az yağlı bir çorba içmek ve ana yemeğe geçmeden önce 5-10 dakikalık bir ara vermek sindirim sistemini rahatlatır. Bu kısa mola, tokluk sinyallerinin beyne ulaşmasını sağlar ve aşırı yemenin önüne geçer. Ana yemeklerde kızartma, kavurma ve yoğun baharatlı soslar yerine haşlama, ızgara ya da fırında pişirilmiş et ve sebze yemekleri tercih edilmelidir. Lokmaların küçük alınması ve iyi çiğnenmesi de sindirimi kolaylaştırır” diye konuştu.

SAHURDA STRATEJİK BESLENME VE REFLÜ UYARISI

Sahurun Ramazan ayının en stratejik öğünü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tanoğlu, şu uyarılarda bulundu: “Sahurda mideyi yormayacak ama gün boyu tok tutacak yumurta, peynir ve tam tahıllı ekmek gibi protein ve lif ağırlıklı besinlere yer vermek gerekir. Böylece reflü riski de azalır. Gece yenen tuzlu ve yağlı gıdalar, ertesi gün hem susuzluğa hem de mide problemlerine neden olabilir. Bu nedenle bu gıdaları sahurda tüketmemek gerekir. Pastırma, sucuk gibi işlenmiş ve yoğun baharatlı ürünlerin tüketilmesi reflü ataklarını tetikleyebilir. Ayrıca kızartılmış sebzeler, aşırı yağlı et yemekleri ve hamur işleri midenin boşalma süresini uzatarak ağırlık ve şişkinlik hissine neden olur.”

'BOL ŞERBETLİ TATLILAR GASTRİTE YOL AÇABİLİR'

Tatlı ve içecek tüketimine de değinen Prof. Dr. Tanoğlu, “Bol şerbetli, ağır hamur işi tatlılar, kan şekerini bir anda yükseltip düşürdüğü gibi mukoza dediğimiz mide çeperini tahriş ederek gastrite sebep olabilir. Benzer şekilde acı soslar, fazla miktarda sarımsak ve soğan içeren yiyecekler de özellikle gastrit veya ülser hassasiyeti olan kişilerde şiddetli rahatsızlığa yol açabilir. Ayrıca asitli meşrubatlar, iftar sofrasında hızlıca içilen çok soğuk sular ve yemekten hemen sonra tüketilen demli çay veya koyu kahveler, mide kapakçığının gevşemesine ve reflüye sebep olmaktadır. Sahurda tüketilen tuzlu zeytinler veya beyaz unla yapılmış hamur işleri de gece boyunca mide asidini artırıp ertesi gün hem susuzluğu tetikler hem de mide yanmasıyla uyanmaya sebep olabilir” dedi.

SAHUR SONRASI UYKUYA DİKKAT!

Sahurdan hemen sonra uzanmanın mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tanoğlu, bu durumun sabah göğüste yanma ve ağızda acı tat şikâyetiyle uyanmaya yol açabileceğini; bu nedenle sahurda yemekten sonra en az 45-60 dakika dik pozisyonda kalınması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, iftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşün bağırsak hareketliliğini artıracağını belirtti.

SU TÜKETİMİ VE RİSK GRUPLARI

Suyu bir anda değil, iftar ile sahur arasına yayarak içmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tanoğlu, risk grupları hakkında ise şu önemli uyarıyı yaptı: “Aktif mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri olanlar, inflamatuar bağırsak hastalığının alevlenme dönemindeki hastalar, sindirim sistemi kanseri tedavisi görenler ve ileri karaciğer hastalığı bulunan kişiler için uzun süreli açlık risk oluşturabilir. Bu hastalar oruç kararını mutlaka uzman kontrolünde vermelidir.”