Modern hayatın getirdiği yoğun tempo, pek çok kişide gün boyu süren bitkinlik ve sabahları yorgun uyanma şikayetlerini de beraberinde getiriyor. Ancak sanıldığının aksine bu durum sadece stres veya iş yoğunluğuyla sınırlı kalmayıp, vücudun verdiği ciddi bir imdat çağrısı olabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıdvan Sivritepe, halsizliğin doğru bir tanı ve yaşam disipliniyle kontrol altına alınabileceğini belirterek, enerjiyi artırmaya yönelik hayati uyarılarda bulundu.
HALSİZLİĞİ NORMAL KABUL ETMEYİN
Halsizliğin tek başına bir hastalık olmadığını ancak birçok ciddi rahatsızlığın erken belirtisi olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Rıdvan Sivritepe, sürekli yorgunluğun altında yatan nedenlerin doğru analiz edilmesinin önemine değindi. Özellikle kansızlık, tiroid hastalıkları, diyabet ve kronik enfeksiyonların ilk işaretinin bitmeyen bir yorgunluk hissi olabileceğini hatırlatan Sivritepe, uzayan halsizlik durumlarının mutlaka tıbbi bir değerlendirmeden geçmesi gerektiğini vurguladı.
VİTAMİN EKSİKLİĞİ VE YANLIŞ TAKVİYE KULLANIMI
Enerji seviyesindeki düşüşün en yaygın sebeplerinden birinin vitamin ve mineral eksiklikleri olduğunu belirten Doç. Dr. Rıdvan Sivritepe, demir eksikliği ile B12 ve D vitamini düşüklüğünün en kolay tedavi edilebilir nedenler arasında yer aldığını söyledi. Ancak burada en büyük hatanın gelişigüzel takviye kullanımı olduğunu dile getiren Sivritepe, her türlü vitamin desteğinin mutlaka kan tahlili sonuçlarına göre ve uzman kontrolünde planlanması gerektiğinin altını çizdi.
YAŞAM KALİTESİ VE ENERJİ DENGESİ
Halsizlikle mücadelede uyku kalitesi ve beslenme alışkanlıklarının da kilit rol oynadığını ifade eden Doç. Dr. Rıdvan Sivritepe, düzensiz uyku saatleri ve geç saatlere kadar dijital ekrana maruz kalmanın biyolojik ritmi bozarak gün boyu bitkinliğe yol açtığını kaydetti. Beslenme tarafında ise kan şekerini ani dalgalandıran karbonhidrat ağırlıklı öğünler yerine protein, lif ve sağlıklı yağlardan zengin bir diyetin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Sivritepe ayrıca, hareketsizliğin de enerji üretimini olumsuz etkilediğini, haftada en az üç gün yapılan tempolu yürüyüşlerin vücudun enerji mekanizmalarını güçlendirerek kronik halsizliğe karşı bir kalkan oluşturacağını belirtti.