Gerçekten bayram mı?

Bugün 1 Mayıs…. İşçi bayramı… Ama işçilerin dışında herkes bayram yapıyor… Eğer kamuda çalışmıyorlarsa işçilerin büyük çoğunluğu işinin başında…

Abone Ol

Ne yazık ki, çoğunluğu bayram mesaisi bile alamadan çalışıyor.

İyi kötü işi olup çalışanlar yine de şanslı; işsiz olanların durumu daha da vahim…

TÜİK’in 10 Nisan’da açıkladığı rakamlara göre işsizlik oranı yüzde 10…

Şubat ayında istihdam edilen kişi sayısı 361 bin kişi azaldı. Başka bir deyişle 361 bin kişi daha işsiz kaldı, aileleriyle bir milyon kişi daha ekmek arar hale geldi.

İstihdam oranı ise yüzde 48, istihdam edilen kişi sayısı ise 31 milyon 460 bin…

TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre bile iki kişiden biri işsiz.

Bu rakamları TÜİK açıkladı, gerçek durumu varın siz düşünün!

İşsizliğin bu kadar yüksek olduğu ülkemizde hangi işçinin bayramını kutlayacağız?

Çalışanların durumu da çok iç açıcı değil. Türkiye’de işçilerin büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışıyor.

Ne yazık ki, asgari ücret bile alamayanlar var…

Kimisi kayıt dışı çalıştırılıyor, köle gibi kullanılıyor. Kimisi de resmiyette asgari ücretle çalıştırılıyor ancak maaşının bir kısmını işverene zorunlu olarak iade ediyor. Kabul etmezse kapının önüne konuluyor.

Asgari ücretle çalıştığı kabul edilse bile… Alacağı ücret 8 bin 500 TL…

Türk İş’in açıkladığı verilere göre 4 kişilik çekirdek ailenin Nisan 2023’te açlık sınırı 10 bin 135 TL…

Aç kalmamak için açıklanan rakam bu… Yoksulluk sınırı ise üç katından da fazla 33 bin TL…

4 kişilik ailenin tamamı asgari ücretle çalışsa yoksulluk sınırını ancak aşabiliyor.

Sadece işçiler için değil memurlar için de durum vahim…

Siz bakmayın bakanın öğretmen maaşının 20 bin TL olduğunu açıkladığına…

Şu an 20 yıllık bir öğretmenin maaşı 15 bin TL’yi zor buluyor. Karı koca öğretmen olup çalışsalar yoksulluk sınırını aşamıyorlar.

Unvansız memurların durumu daha da zor, yeni göreve başlayan 3 memurun maaşının toplamı ancak yoksulluk sınırına yaklaşıyor.

Ekonomik sorunlar, “Pahalıysa soğan almayız, menemeni soğansız yeriz” kadar basit değildir.

Emekli maaşı ve asgari ücret açlık sınırının çok altındaysa…

Milyonlarca insan açlık sınırının altında olan asgari ücretle bile iş bulamıyorsa…

Hangi işçi bayram yapabilecek, biz neyin bayramını kutlayacağız?

*****

Bir soğan hikayesi

Bir haftada eve alınan üçüncü soğan poşetinin kaybolduğunu gören karı koca, yenisini alıp mutfağa koyup, bir yere saklanarak beklemeye başlar. Dakikalar sonra şaşkın bakışları arasında küçük kızları Seher gelir mutfağa… Soğan poşetini kaptığı gibi koşup evden çıkar ve en yakın çöp tenekesine atar…

Baba ise çocuğu kulağından tuttuğu gibi her zamanki alışılagelmiş sinirli haliyle eve getirir ve neden sürekli soğanları mutfaktan alıp çöpe attığını sorar. Çocuk korkup annesine sarılır. Ne dese ne kadar kızsa da çocuktan bir cevap alamaz baba. En sonunda ertesi gün akşama kadar, sorduğu sorunun cevabını söylemezse bir yıl boyunca sokakta arkadaşlarıyla oynamasına izin vermeyeceğini ve ceza alacağını söyler…

Çocuk ertesi gün sokağa çıkacakken bir not yazar ve babasının göreceği bir yere bırakır. Babası kâğıdı görür kısa zaman sonra. Tüylerini diken diken eden ve küçük bir çocuktan beklenmeyen o cümlelerde şöyle yazmaktadır…

“Annemi kavga ettiğiniz zamanlarda bir sen ağlatıyordun. Bir de yemek yaparken eline aldığı o soğanlar ağlatıyordu. Sen benim babamsın seni çöpe atamazdım. Annemi çok seviyorum. Ağlamasına da dayanamıyorum. O daha az ağlasın diye elimden geleni yapmak istedim, hepsi bu babacığım…”

(Suat Özge)

*****

TEBESSÜM

Enayi

Temel, bir yığın sebze yüklenmiş el arabasını kan ter içinde yokuş yukarı çıkarmaya çabalayan manav çırağına acıdı, yardım etti. Güç bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk alarak sordu:

- Oğlum, tek başına bu kadar yükü taşıyamayacağını ustana söylemedin mi?

- Söyledim ama...

- Öyleyse niye taşıttı?

- Sana yardım edecek bir enayi bulunur, dedi.

*****

GÜNÜN SÖZÜ

Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.

İmamı Rabbani